6 maddede Türkiye - Almanya gerginliği

Türkiye-Almanya ilişkileri zorlu bir dönemden geçiyor

6 maddede Türkiye - Almanya gerginliği

Almanya ve Türkiye arasında İncirlik Üssü başlayan kriz tarafların karşılık açıklamaları nedeniyle tırmanarak devam ediyor.

Almanya ve Türkiye arasında İncirlik Üssü’nün ziyaretine izin verilmemesi ile başlayan kriz, Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in tutuklanması, Türk subayların iadesi, referandum etkinliklerinin iptali,  Konya Üssü, hak savunucusu Alman vatandaşı Peter Steudtner tutuklanması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Almanya’daki Türkiyeli yurttaşlara seçimi boykot çağrısıyla tırmanarak devam ediyor.

Peki Almanya- Türkiye ilişkileri nasıl bu hale geldi, altı maddede son dönemdeki krizler:

ERDOĞAN’DAN ALMANYA’DAKİ SEÇİMLERİ BOYKOT ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Türkiye'yle ilgili Gümrük Birliği açıklamalarını eleştirerek, Almanya'yı "iç çekişmelerini bu sürece taşımakla" suçladı.

Almanya'da 24 Eylül tarihinde yapılacak genel seçimlerle ilgili olarak Almanya'daki Türklere seslenen Erdoğan, "Hristiyan Demokratlar, Sosyal Demokratlar (SPD) ve Yeşillerin Türkiye'nin düşmanı olduğunu" söyledi ve Türk kökenli seçmenlere "Türkiye'ye karşı düşmanlık yapmayan siyasi partileri destekleme" çağrısında bulundu.

Bu açıklamaya başta SPD'li Başbakan adayı Martin Schulz ve Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel'den olmak üzere sert tepki geldi. Schulz, "Erdoğan ölçüyü iyice kaçırdı" derken, Gabriel ise "Bu, ülkemizin egemenliğine yönelik eşi benzeri görülmemiş bir saldırıdır" dedi.

MERKEL: TÜRKİYE İLE GÜMRÜK BİRLİĞİ’Nİ SÜRDÜRMEYECEĞİZ

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye ile Gümrük Birliği anlaşmasını güncellemeyeceklerini ifade ederek, "Bu noktada Türkiye ile AB arasındaki mevcut Gümrük Birliği anlaşmasını sürdürmek için ek çaba göstermeyeceğiz" açıklamasında bulunmuştu.

GAZETECİ DENİZ YÜCEL İLE HAK SAVUNUCUSU PETER STEUDTNER’İN TUTUKLANMASI

Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in tutuklanması, Ankara ile Berlin arasında gerilim yaratan konuların başında geliyor.

"Terör propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığı tahrik etmek" suçlamasıyla 27 Şubat'ta tutuklanan Yücel'in özgürlüğüne kavuşması için Almanya Başbakanı Angela Merkel'in de aralarında olduğu çok sayıda politikacı Ankara'ya çağrıda bulundu.

Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel ise, Deniz Yücel'in "Türkiye'nin rehinesi" olduğunu savunarak serbest kalması için ekonomik ve diplomatik araçları kullanabileceklerini kaydetti.

Gabriel "Türkiye'yi işgal edecek değiliz" dedi.

Ancak Türkiye, Yücel'in iadesine karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Deniz Yücel'i "ajan ve terörist" olmakla suçluyor.

Türkiye'de tutuklu Alman vatandaşlarına bir yenisinin eklenmesi ise Ankara-Berlin hattındaki gerginliği daha da tırmandırdı.

Büyükada'da gözaltına alınan insan hakları aktivistleri arasında yer alan Alman vatandaşı Peter Steudtner, "silahlı terör örgütüne yardım etmek" suçlaması ile tutuklandı.

Steudtner'in serbest bırakılmasını isteyen Almanya, Türkiye ile ilişkilere yönelik yeni adımlar atma kararı aldı. Türkiye için seyahat uyarısının kapsamı genişletildi. Türkiye'de yatırım yapmak isteyen şirketlere kredi garantilerinin gözden geçirileceği açıklandı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "ajanlıkla" suçladığı insan hakları savunucularının tutuklanması uluslararası tepkiye yol açmıştı.

Steudtner'le birlikte Türkiye'de hapiste olan Alman vatandaşlarının sayısı 9'a çıktı.

İNCİRLİK HAVA ÜSSÜ

İncirlik krizi uzun süre iki ülke arasında gerginlik yaşanmasına yol açtı. Tüm siyasi girişimlere karşın Alman vekillerin İncirlik Üssü'ndeki Alman askerlerini ziyaret etmelerine Türk Hükümeti tarafından izin verilmemesi üzerine konu Federal Meclis gündemine taşındı.

Federal Meclis'te 21 Haziran'da yapılan oylamada, Adana'daki İncirlik Hava Üssü'nde görev yapan Alman askerlerinin Ürdün'ün Azrak kentindeki Muvaffak Salti Hava Üssü'ne taşınmasına karar verildi.

IŞİD'e karşı oluşturulan uluslararası koalisyona destek veren Alman askerlerinin bir NATO ülkesinden NATO üyesi olmayan Ürdün'e taşınması, Alman federal ordusunun tarihinde bir ilk oldu.

KONYA’DAKİ NATO ÜSSÜ

İncirlik krizinin ardından iki ülke arasında Konya krizi patlak verdi. Türkiye, uzun süre Alman milletvekillerinin Konya'daki askeri üste bulunan Alman askerlerini ziyaret etmesine de izin vermedi. Ancak daha sonra Türkiye Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Hüseyin Müftüoğlu, Alman milletvekillerinin üst düzey bir NATO yetkilisiyle üsdeki Alman askerlerini 8 Eylül'de ziyaret edeceklerini açıkladı. NATO üssü olan Konya'da Almanya'nın IŞİD'le mücadele kapsamında görevlendirdiği AWACS uçakları bulunuyor.

15 TEMMUZ’N ARDINDAN ALMANYA’YA SIĞINAN TÜRKİYELİ SUBAYLAR

15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrası Almanya'ya iltica talebinde bulunan, aralarında üst rütbeli Türk askerleri ile diplomatların da bulunduğu kamu görevlilerine iltica hakkı tanınması, Berlin ile Ankara arasında gerginlik yaratan konular arasında bulunuyor.

Alman İçişleri Bakanlığı tarafından Mayıs ayında yapılan açıklamada, Almanya'ya sığınma başvurusunda bulunan Türk vatandaşlarının 217'sinin diplomatik pasaporta, 220'sinin de kamu görevlilerine verilen hizmet pasaportuna sahip olduğu belirtilmişti.

Türkiye, Almanya'da sığınan subayların darbe girişiminde sorumlu tuttuğu Gülen yapılanması ile bağlantısı olduğu gerekçesiyle iade edilmesini istiyor ancak Almanya bu talebi reddediyor.

CASUSLUK KRİZİ

Türkiye-Almanya arasındaki krizlerden biri de Türkiye'nin Almanya'da yaşayan Türkleri izlediğinin ortaya çıkması ile yaşandı.

Milli İstihbarat Teşkilatı, Alman İstihbarat Örgütü'ne Gülen yapılanmasıyla ilişkisi olduğu öne sürülen kişilerin listesini sundu. Alman basını listede MİT tarafından fişlenen kişilerin ikamet bilgilerinin, telefon numaralarının ve gizlice çekilmiş fotoğraflarının olduğunu ortaya çıkardı.

Casusluk krizi, Almanya'da görevli DİTİB'e bağlı imamların Almanya'daki Gülen yapılanması hakkında Ankara'ya bilgi notları gönderdiğinin ortaya çıkmasıyla bir kez daha gündeme geldi.

Alman İçişleri Bakanlığı DİTİB imamları hakkında inceleme başlatırken, Diyanet İşleri Başkanlığı imamların görevine son vererek, imamları Türkiye'ye çağırdı.

REFERANDUM ETKİNLİKLERİNİN İPTALİ

Türkiye'de 16 Nisan'da düzenlenen Anayasa değişikliği referandumu öncesinde Türk bakan ve siyasetçilerin Almanya'da Türklere hitaben yapmak istediği konuşmalara izin verilmemesi ve etkinliklerin çeşitli gerekçelerle iptal edilmesi iki ülke arasında gerginlik yarattı.

Türkiye Başbakanı Binali Yıldırım'ın referandum sürecinde Oberhausen kentinde "Millet Sevdalıları Evet Diyor" mitingine katıldı. Ancak daha sonra Türk bakanların katılacağı etkinliklere izin verilmedi.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun Almanya'da referandum etkinliği kapsamında konuşma yapmasına izin verilmemesi üzerine, Çavuşoğlu konuşmasını Hamburg'daki Türk Başkonsolosluğu rezidansında yaptı. Ardından farklı kentlerdeki etkinlik talepleri de reddedildi.

Alman hükümeti, iptal yetkisinin yerel idarelerde olduğunu savundu. Ancak Türkiye'nin tepkisi sert oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk bakan ve siyasetçilerin etkinliklerinin iptal edilmesini "Nazi uygulamasına” benzetti. Erdoğan'ın sözleri Almanya'da tepki topladı.

(Kaynak: Deutsche Welle Türkçe)

Güncelleme Tarihi: 20 Ağustos 2017, 14:22
YORUM EKLE