17 Ağustos depreminin 20. yılı

Resmi verilere göre 17 bin 840 kişi yaşamını yitirdi

17 Ağustos depreminin 20. yılı

Marmara Bölgesi 17 Ağustos 1999’da tarihinin en uzun 45 saniyesini yaşadı. Sabaha karşı saat 03.02’de merkez üssü Kocaeli’nin Gölcük ilçesi olan 7.4 büyüklüğündeki depremde sadece Kocaeli’nde değil çevre iller İstanbul, Yalova ve Sakarya’da da yıkıma neden oldu.

17 BİN 840 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Resmi rakamlara göre 17 bin 840 kişi hayatını kaybetti. 43 bin 953 kişi yaralandı ve 505 kişi de sakat kaldı. Onlarca kişi ise kayboldu.

Temmuz 2010'da 'Deprem riskinin araştırılarak deprem yönetiminde alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu Raporu'na göre ise resmi olmayan can kaybı sayısının 50 bin, yaralı sayısının ise 100 bin civarında olduğunu tahmin ediliyor.

600 BİN KİŞİ EVSİZ KALDI

Depremde 285 bin 211 ev ve 42 bin 902 iş yeri de büyük hasar gördü. 133 bin 683 bina yıkıldı, yaklaşık 600 bin kişi evsiz kaldı.

Ülke sanayisinin merkezi konumundaki bölgede yaşanan deprem ülke ekonomisine telafi edilmesi güç sonuçlara yol açtı. Petrol rafinerileri, petrokimya tesisleri, metal tesisleri, otomotiv, kâğıt, plastik fabrikaları, ham madde tesisleri ve diğerleri üretimi durdurmak zorunda kaldı. Depremin toplam maliyetinin o dönem 20 milyar doları bulduğu tespit edildi.

Bianet'ten Hikmet Adal'ın haberine göre 1999 depreminden hemen ardından, 21 Mart 2000’de Ulusal Deprem Konseyi kuruldu. Deprem bilimcilerinden, üniversite ve bilim çevrelerinin temsilcilerinden oluşan Konsey, 2002 yılında Strateji Raporu ile kamuoyunun karşısına çıktı. Hazırlanan rapor, o zamana kadar çekilen en net Türkiye fotoğrafı barındırmasının yanı sıra yol haritasını da içerecek şekilde düzenlenmişti. 2007 yılında Ulusal Deprem Konseyi’nin varlığına son verildi.

KENTSEL DÖNÜŞÜM VE İMAR AFFI

İnşaat Mühendisleri Odası’nın hazırladığı rapora göre Türkiye’de 10 milyona yakın yapının büyük bölümü kaçak ve ruhsatsız. Aynı zamanda mühendislik hizmeti almadan üretilmiş binalar söz konusu.

Bu yapıların deprem güvenliğinin olmadığı belirtilen raporda 2012’de başlayan ve kentsel dönüşüm olarak adlandırılan 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’la aşama kaydedildiği belirtildi. 

Hükümetin kentleri depreme hazırlamak için kentsel dönüşümden başka önerisi ve uygulaması bulunmadığı belirtilen raporda İmar Affı’nın ilanı sonrası güvenli olmayan yapıların koruma altına alındığı kaydedildi.

TSUNAMİ RİSKİ

Uzmanlar, 20 yılda belli bazı önlemler alınmış olsa da depreme hazırlık konusunda atılması gereken daha çok adım olduğunu söylüyor.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği'ne (TMMOB) bağlı Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Sekreteri Oktay Kargül, İstanbul'daki bölgelerin farklı nedenlerle risk altında olduğunu söyledi.

Kargül, "Bazıları yapı stokuyla çok ciddi risk taşıyor, bazıları da zemin yapısıyla. Özellikle Bahçelievler ve Fatih yapı stokuyla çok ciddi risk taşıyor. Çok hasar görme ihtimali, yıkılma ihtimali yüksek yapılar, bu iki bölgede bulunuyor. Ama Kartal, Maltepe, Zeytinburnu gibi alanlarda da yapı stoku olduğu kadar Marmara Denizi'nden yükselecek denizin de etkilemesi bekleniyor" dedi.

Kargül, İstanbul'un tsunami riskiyle karşı karşıya olduğunu ve "çarpık kentleşmenin" bu riskin yaratacağı potansiyel zararı da artırabileceğini ifade etti.

Kaynak: BBC Türkçe, Bianet

Güncelleme Tarihi: 17 Ağustos 2019, 21:50

Demokrat Haber'e destek vermek ister misiniz? >>>

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER