Gülümseyin! Türkiye!
Fransız parlamentosunun son kararıyla birlikte bir kez daha, yeryüzünde dolaşımda olan Türk imgesinin yaralayıcılığına öfkelenip isyan etmemiz bekleniyor. Her Türk vatandaşı doğduğu andan itibaren kendisini yanlış tanıyıp yanlış anlatmaya meyyal bir dünyanın karşısında sınav heyecanıyla tir tir titremeye davet edilmiştir. Şalvar, cüppe, fes, sakal-bıyık, kara çarşaf ve benzeri görsel öğelerle karikatürleştirilmenin acısı Cumhuriyet ateşiyle yanan bağırlarımıza çökmüş, dünyanın cehaleti karşısında diyecek söz bulamamışızdır. Öte yandan törelerin ve dininin bakısı altında iyice vahşileşmiş, işkenceci ceberut devlet otoritesinin kılıcı altında kanayan karanlık bir nüfus olarak tanımlanmak da cabası.
Her birimiz bu milleti ve yüce vatanı temsil etmeyle yükümlü birer vatandaş olarak ne kadar ağarsak, uygarlık yolunda ne kadar adım atsak kâr etmiyor.
Cumhuriyet’in inkâr üstüne kurulu imge çalışmalarının yanı sıra mütedeyyin iktidarın desteğiyle yepyeni bir dindarlar-girişimciler imgesi de çeşitli projelerle sabitlenmeye çalışıyor.
Sinop İl Müftülüğü tarafından başlatılan ‘proje’ de İslam’ın güler yüzünü dünya âleme benimsetmek için atılmış bir adım. Artık müftülük personeli, vatandaşları gülümseyen fotoğraflarla karşılıyormuş.
İl Müftüsü Yalçın Topçu’nun talimatıyla tüm müftülük personeli, fotoğraf stüdyolarında gülümseyen fotoğraflarını çektirerek görevli oldukları birimlerin kapısına asmış. Alışık olmadıkları için biraz zorlandıklarını da öğreniyoruz Taraf’ın haberinden.
Gülen yüzlü fotoğraflar
Güler yüzün sadaka olduğunu belirten İl Müftüsü Yalçın Topçu, uygulamanın müftülüğe gelen vatandaşlardan ve din görevlilerinden büyük ilgi gördüğünü söylemiş. Topçu, “Müftülüğümüz tarafından gerek vatandaşlarımızı gerek dairede çalışan memur arkadaşlarımızı gerekse müftülüğümüze gelen din görevlisi arkadaşlarımızı bir tebessüm havasına taşımak adına her oda kapısına o odada görev yapan arkadaşlarımızın güler yüzlü vesikalık fotoğraflarını koyduk. Hz. Peygamberimiz ‘Güzel söz sadakadır. Allah’ın kullarına selam vermeniz sadakadır.
Kardeşinizin yüzüne tebessüm etmeniz sadakadır’ buyurmuşlardır. Güler yüz Peygamber Efendimizin dediği üzere sadakadır. Biz güler yüzü oda kapılarımıza astığımız resimlerde olduğu gibi günlük hayatımıza ve çalışmalarımıza taşımayı amaçladık” demiş. Ne güzel.
Ama işte gözükara projeciliğin sonuçları kimileyin ‘Zihni Sinir’ procelerini aratmıyor. Müftüler elbette gülsün. Güler yüzlülüğün nimetlerinden herkes yararlansın. Ama bu fotoğraflar projeye gelir mi Allah aşkına?
İkinci fotoğraf da sizden bir pazar günü kahkahası koparabilmek için.
‘12. Geleneksel Elişi Eğitim Sempozyumu’ndan bir kare. Önünde birkaç Anadolu kaplanı, gelenekleri girişimcilik potasında eritip yaşatmanın gururuyla halkı aydınlatmak için toplanmış. Yalnız duvarda Türkçesiyle aynı boyda yazılı İngilizce tercüme aceleye gelmiş. Büyük ihtimalle ‘google translate’in bir cilvesi: ‘12. Tradional Handjob Educatoin Symposium’.
İnsan resimdeki adamların birden eğitime geçeceklerini, şehvetli bir fedakârlıkla Türklerin bu geleneksel sanatını birbirleri üstünde sergileyeceklerini düşünmez mi? Handjob’ın anlamını bilmeyen sözlüğe başvursun. Ya da Marianne Faithfull’un ‘Irina Palm’ filmini hatırlayıversin.
Projeler dünyası, memleketimize çoktan giriş yaptı. Ama her tercüme gibi tehlikeli. Bilirsiniz, tercümede çok şey yitirilir. İmge mühendisliği de çoğunluk güldürücü sonuçlar verir.