Karakolda özel harekât polislerince darp edilen Gül, kendisine 'Sen değilmişsin, yanlışlık olmuş özür dileriz. Şikayetçi olma' denildiğini söyledi

Gözden kaçırmayın

Erdoğan: 'Sonu Menderes'e benzemesin' diyenlere eyvallah demedik Erdoğan: 'Sonu Menderes'e benzemesin' diyenlere eyvallah demedik

Dersim Merkez Siheng Mahallesi’nde bulunan bir kafede kavga çıktı, havaya ateş açıldı.

Yaşanan olayın ardından olay yerine intikal eden polis ekipleri, yolda yürüyen Doğukan Gül ve arkadaşlarını, “Siz niye hızlı yürüyorsunuz? Siz misiniz o?” diyerek gözaltına aldı.

Karakolda yaklaşık 15-20 özel harekât polisinin kendisine saldırdığını söyleyen Gül, serbest bırakılmasının ardından hastaneye giderek darp raporu aldı ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’na giderek polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. 

Halktv'den Ferit Demir'in haberine göre Doğukan Gül şunları söyledi:

“Hiçbir şekilde konuşma hakkına sahip değildim. O ara sadece vuruyorlardı. Ben altta sadece 'vurmayın, vurmayın' diyordum. Sonra ne olduysa durdular. 'Neden vurdunuz?' dedim. 'Sen değilmişsin, yanlışlık olmuş özür dileriz' dediler. 'Kimseden şikayetçi olma' dediler. 'Çay içer misin, sigara içer misin?' demeye başladılar.”

Polislerin kendisini yanlışlıkla gözaltına aldıklarını anlayınca hastaneye götürüldüğünü söyleyen Gül, "Beni hastaneye götürdüler rapor aldım. Poliste de ifade verdim, savcılıkta da. Bana vuranların tek tek eşkallerini belirterek şikayetçi oldum" dedi.

'ARALARINDA SÖZLÜ TARTIŞMA OLDU'

Doğukan Gül, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Karakolda her köşede bir kamera olmak zorunda. Ama biz ifade verirken savcılıkta sorduk 'görüntü yok' dediler. Telefonum cebimdeydi bana vurdukları sırada elimi cebime attım fotoğrafımı çektim. Telefonu fark ettikleri gibi elimden aldılar. Ailemi bile arayamadım kimseye ulaşamadım. Anneme mesaj çekeyim dedim telefonu aldım bir fotoğraf çektim anneme yolladım sonra telefonu kapatıp onlara verdim. Hem yanlışlık oldu dediler hem telefonumu vermediler neden vermediler bilmiyorum. Sabah 09.00'da çağırdılar. 'İstersen ifade vermek zorunda değilsin. Yanlışlık olmuş' dediler. Ama ben şikayetçi olmak için ifade verdim. Sabaha doğru sanırım onların müdürüydü. Yüksek rütbeli biriydi, aralarında sözlü tartışmalar oldu. Müdür onlara 'yanlış yaptınız' gibi bir şeyler dedi. Bizi o an oradan uzaklaştırdılar.”