Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hakkında açılan davanın ikinci duruşması bugün saat 13.30’da İstanbul Çağlayan Adliyesi 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor. Tutuklu yargılanan Fincancı’nın ‘örgüt propagandası’ yaptığı iddiasıyla hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası isteniyor.

Davanın 23 Aralık’ta görülen ilk duruşmasında karar çıkmamıştı. Mahkeme heyeti duruşmayı altı gün sonraya, 29 Aralık saat 13.30’a ertelemişti. Duruşma öncesi Çağlayan Adliyesi tamamen abluka altına alındı. Emniyet adliye önünde yüzlerce metre uzunluğunda bariyer kurarak kapattı. Çok sayıda TOMA ve gözaltı aracı da adliye önünde bekletiliyor.

‘DOSYANIN İÇİ BOŞ’

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, CHP, EMEP, Sol Parti, Türkiye İnsan Hakları Vakfı, İstanbul Tabip Odası, İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi TMMOB ve DİSK adliye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesi burada ‘TTB susmadı susmayacak, Baskılar bizi yıldıramaz, Şebnem hoca onurumuzdur, Susmuyoruz korkmuyoruz hiçbir yere gitmiyoruz’ sloganları atıldı.

Ferhat Yaşar'ın Gazete Duvar'da yer alan haberine göre, Türk Tabipler Birliği Merkez Konseyi İkinci Başkanı Ali İhsan Ökten, yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bir hafta önce Çağlayan Adliyesi’nin önünde, iki aya yakın bir süredir ülkemiz demokrasisi ve hukuku açısından yaşadığımız utanç verici bir dönemin bir nebze olsun sonlanması için toplanmıştık.  Ancak o utanç hala devam ediyor. Çünkü Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı hala cezaevinde. Üç gün önce de açıldığını tesadüfen öğrendiğimiz üzere Merkez Konseyi’nin tüm üyelerine yönelik olarak örgüt üyeliğinden soruşturma açılmasıyla bu utanç büyütülerek devam ettiriliyor. Buradan da anlaşılacağı üzere tüm bu hukuksuz süreçlerin hedefi Türk Tabipleri Birliği’nin örgütsel bütünlüğüdür. Bizler, bu soruşturma dosyasının içinin boş olduğunu biliyoruz, nasıl doldurulmaya çalışılacağını da tahmin edebiliyoruz ve tekrarlıyoruz; biz hekimler üzerinden yeni bir korku iklimi yaratmanıza müsaade etmeyeceğiz. Hukuki hiçbir dayanağı olmayan bir kararla halen tutuklu bulunan Merkez Konseyi Başkanımız Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın ikinci duruşması biraz sonra başlayacak. Tamamen siyasi hedeflerle ve açık bir hukuksuzlukla sürdürülen bu sürecin bugün sonlandırılmasını umut ediyoruz.

Yaşamını İnsan Hakları ihlalleri ve işkenceye karşı geçiren bir bilim insanının geçen hafta birçok sağlık sorunu olduğu kamu otoritesine defalarca bildirildiği halde, ellerindeki kelepçe bir saniye dahi açılmadan, bir cezaevi nakil aracıyla Ankara’dan İstanbul’a getirilmesi, ülkemiz adına bir utanç vesikası olarak tarihe geçmiştir. Bugün, Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi ve tabip odalarımızın örgütsel bütünlüğü ile buradayız ve Dr. Şebnem Korur Fincancı’nın derhal serbest bırakılmasını ve hakkındaki suçlamaların düşürülerek beraatini bekliyoruz.

Uluslararası ve Ulusal meslek ve emek örgütleri, İnsan hakları kuruluşları, barolar, sendikalar, partiler, Dünya Tabipleri Birliği ve Avrupa Hekimler Daimi Komitesi başta olmak üzere evrensel hekim örgütleri ve sayısız miktarda dostumuz ve yol arkadaşımız aynı taleple, Şebnem Hoca’nın serbest kalmasını bekliyor. Bizler görevimizin başındayız ve inanıyoruz ki hocamız bugün özgürlüğüne kavuşacak. Bizler hekimlik değerleri, bilimsel düşünce özgürlüğü, mesleki bağımsızlık, meslek örgütü özerkliği ve toplumun sağlık hakkı için mücadelemizi hep beraber sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

Basın açıklamasının ardından çok sayıda kişi duruşmayı izlemek için adliyeye doğru hareket etti. 24. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonuna girişler saat 13.00’da başladı. Gazeteciler, avukatlar, milletvekilleri ve çok sayıda STK temsilcisi salona alındı. Salonun kısa sürede dolmasının ardından kapıda yığılma oldu. Çok sayıda kişi duruşmayı ayakta bekliyor.

Şebnem Korur Fincancı saat 13.20’da duruşma salonuna getirildi. Mahkemeye heyeti de 13.37’de salondaki yerlerini aldı. Duruşma avukatların savunmasıyla 13.47’de başladı.

‘BU TALİMAT DEĞİL DE NEDİR?’

Mahkeme, avukatların usule ilişkin itirazlarını reddetti. Esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasına başlayan Fincancı, şunları söyledi:

"Savcı beye teşekkür etmek istiyorum. Çünkü uzun ve bilim dışı ifadeler ile iddianameyi epey sadeleştirmişsiniz. Ama intihalden kurtulamamışsınız. Yaşananların sizin üzerinizdeki etkisini bilemiyorum. Ancak süreç inanılmaz bir algı ile yürütülüyor. Benim için vatandaşlıktan çıkarılsın deniyor. Kimi kimin vatanından çıkarıyorlar? Bu hafta sonu Milli Savunma Bakanlığı 'Kimyasal silah iftirasında bulunanları milletimiz asla affetmeyecektir' dedi. Şimdi bu talimat değil de nedir? Siyasi otorite tamamen algılarla hareket etmektedir. İlk duruşma sırasında adliye çevresinde yoğun bir güvenlik önlemi alındı. Yarattıkları bu algı sizin kararınızı etkilemeye yöneliktir.”

‘BEN BU DEVLETİN BAŞINA MUSALLAT OLMUŞ AT SİNEĞİYİM'

Fincancı savunmasına şu sözlerle sürdürdü: “Bu yargılamanın asıl amacı, yasal kuruluşundan itibaren bağımsız, denetimli bir kurum olan TTB’yi tüm iktidarların ‘baş belası’ olarak görmesidir. TTB Başkanı olduğumda Cumhurbaşkanı bana çıkıp ‘terörist’ diyor. Ben teröristsem hangi örgütten terörist olduğumu merak ediyorum. TİHV midir, İsrail, Filistin insan hakları örgütleri midir, diğer uluslararası işkenceye karşı insan hakları örgütleri midir? Konuşmamın neresinde silah ifadesi geçiyor? Tıbbi görüşümü bildirip, 'bağımsız heyetler incelesin' dememden nasıl böyle bir çıkarım yaptığınızı çok merak ediyorum. Küresel bir salgınla karşı karşıyaydık. İnsanların güvendiği kurum, Türk Tabipleri Birliği'ydi. Bu süreçte bazı şeyleri ortaya çıkaran da TTB'nin Merkez Konseyi'nin onurlu insanlarıydı. Onlar 'TTB kapatılsın’ derken meslektaşlarımız bizleri seçtiler. Ben bu devletin başına musallat olmuş at sineğiyim. Sadece Türkiye’de değil dünyanın neresinde olursa olsun hangi devlet suç işlerse o benim derdim olmaya devam edecek.

Devletler suç işlemeye devam ettikçe ben de at sineği olmaya, hakikati aramaya devam edeceğim. Burada başka bir çalışmama yönelik bir intikam alma ateşi olduğunu da unutmamak gerekiyor. 2015’teki sokağa çıkma yasakları sırasında, ‘terörist var’ dedikleri bodrumlarda 10 yaşında bir çocuk çenesi buldum ben. Bunun intikamını almak istiyorlar. Benden ve TTB’den kurtulmak istiyorlar. Ne benden ne de TTB’den kurtulamayacaklar. İdam getirirler mi bilemiyorum. Ancak o duvarınız vız gelir bize vız. Biz korkmuyoruz. Bunu biliyorlar ancak toplumu korkutmak istiyorlar.  Nerede olursak olalım mücadele etmeye devam edeceğiz"

Duruşmayı izleyenler Şebnem Korur Fincancı'ya alkışlarla destek verdi.

Boğaziçi Üniversitesi davasında 14 öğrenciye 1'er yıl hapis cezası verildi Boğaziçi Üniversitesi davasında 14 öğrenciye 1'er yıl hapis cezası verildi

NE OLMUŞTU? 

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, ekim ayında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi sınırları içerisinde kimyasal silah kullandığına yönelik çıkan iddialara ilişkin, “Bölgenin bağımsız heyetler tarafından etkin biçimde araştırılması gerektiğini” söyledi.

Fincancı’nın yaptığı bu açıklamanın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 20 Ekim’de Fincancı hakkında soruşturma başlattığını duyurdu. Bunun üzerine 26 Ekim’de İstanbul’da gözaltına alınan Fincancı, götürüldüğü Ankara’da ifadesinin ardından 27 Ekim’de tutuklandı.

Ankara 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, Fincancı hakkında, 'terör örgütü propagandası yapmak' suçundan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen iddianameyi kabul etti. Mahkeme, yargılamaya yetkili mercinin İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi olduğuna hükmederek, yetkisizlik kararıyla dosyayı İstanbul'a gönderdi. Çağlayan Adliyesi 24. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyayı kabul ederek ilk duruşmanın tarihini 23 Aralık 2022 Cuma günü olarak belirledi.