Fezleke

Abone Ol

Liderin çevresi ‘tartışma’lar uzayınca gazetecileri ‘Başbakan’a soramadığınız soruları Kemal Bey’e soruyorsunuz, konuşturmuyorsunuz’ diye eleştirseler de CHP lideri bu tür programlara katılmakla doğru yapıyor. Üstelik vermek istediği mesajları satır aralarına ustaca sıkıştırmayı biliyor.
Habertürk’te o gece Kılıçdaroğlu bir hukuk devletinde olmaması gereken ancak ‘rutin’ hale gelen operasyonlara tepki gösterirken Emniyet istihbaratınca kullanılan bir ‘sistem’den söz etti. Bilgisayara yüklenen veriler üzerinden suçlu yaratan bir programın varlığını duyurdu.
“Bir kişi hedef alınıyor. Bilgisayara bilgileri giriliyor. Oradan birşey bulunamazsa kimlerle konuştuğu tespit ediliyor. Bu kişilerin telefonları dinleniyor. Oradan temin edilen bilgiler savcılığa gidiyor.”
Kılıçdaroğlu’na göre ‘sistem’ iktidarın hedefindeki kişilere yönelik kullanılıyor.
1970’lerde Watergate gibi başkan düşüren ‘dinleme’ olaylarını ‘vakayi adiye’ haline getiren günümüz teknolojileri karşısında Kemal Bey bir ‘iz’ sürüyor.
CHP liderinin kendini anlatmakta zorlandığı konu 28 Şubat ve 27 Nisan oldu. Kılıçdaroğlu, Başbuğ’un ‘darbeye teşebbüs’ten suçlandığı bir ortamda ‘e-muhtıra’ veren Büyükanıt’ın da sorgulanması gerektiğini ancak ‘Dolmabahçe mutabakatı’nın buna engel olduğunu savunuyor. Büyükanıt’ın Erdoğan’la işbirliği yaptığını, AKP’nin oylarını o sayede artırdığını düşünüyor. Bunu söylerken 2007’de parlamentonun cumhurbaşkanı seçemez duruma düşürülmesinde 27 Nisan muhtırasının rolünü, Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararını atlıyor.
Danıştay saldırısını, Hrant Dink suikastını nedense unutuyor.
CHP’nin sorunu ‘Düşünceleri Silivri’de kendileri Meclis’te olan bir grubun varlığı’dır!
Şırnak-Uludere’ye gidip, orada öldürülen köylülerin acısını anlayan da Silivri’ye ‘toplama kampı’ diyen de aynı Kemal Bey.
İki arada bir derede kalıyor.
Şemdinli’de ‘iyi çocuklar’ı savunan Büyükanıt’ın suçlandığı fezlekeyi ‘orduya darbe’ olarak gören eski paradigmayı aşmaya çalışıyor. Ama Ergenekon’a gelince ‘Nerede bu örgüt gidip üye olacağım’ diyor.
CHP lideri darbecilerle arasına net bir mesafe koysa, iktidara yönelik ‘otoriterleşme’ söyleminde çok daha inandırı olacak.
Fezlekenin muhalefeti susturma amacı taşıdığını görüşüne katılıyoruz.
Diyarbakır Milletvekili Leyla Zana’nın Ankara’da kaldığı evin de arandığı KCK operasyonları muhalefetin kaygılarını haklı çıkartan son örnektir.
AKP ne yapmaya çalışıyor?!
DEP’lilerin Meclis’ten alındığı 1994’e mi dönülüyor?!   
{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }