Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Öneş: Askeri gücü devreye sokma ihtiyacı duyuluyor mu?

Öneş, TSK, MİT ve Emniyet Taşınır Mal Yönetmeliği'ndeki değişiklikleri değerlendirdi

Güncel 21.01.2021 - 21:57 21.01.2021 - 21:57

Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş, TSK, MİT ve Emniyet Taşınır Mal Yönetmeliği'ndeki değişiklikleri değerlendirdi.

Artı TV'de yayımlanan Odak programında Ezo Özer'in konuğu olan Öneş, geçtiğimiz günlerde alınan karara göre, “terör ve toplumsal olaylar”da TSK’ye ait silah ve taşıtlar, bakan onayıyla Emniyet ve MİT’e devredilebilecek. Bunun tartışmalı bir karar olduğunu ve şeffaf olmadığını söyledi.

Öneş, "Güçler arasında değişimler her zaman olabilir. Ancak burada yönetmeliğin amacı nedir, sınırları nedir? Özellikle silah, teknik malzeme ve araç bakımından değişim veya karşılıklı yardımlaşma durumu nedir? Hangi silahtır, hangi malzemelerdir?" dedi.

'ASKERİ GÜCÜ DEVREYE SOKMA PLANI VAR MI?'

Bunun yanı sıra personel değişiminin de olup olmayacağına dair bir açıklama olmadığının altını çizen Öneş, "Şeffaf olmadığı için geçmişteki EMASYA uygulamasını hatırlatıyor. Yani toplumsal gelişmeler karşısında bir askeri gücü devreye sokma ihtiyacı duyuluyor mu, duyulmuyor mu?" diye sordu?

Kesin yargı yapma durumunda olmadığını belirten Öneş, "Ancak bu yönetmeliğin şeffaf olması gerekir, tereddütü ortadan kaldırılması gerekir. Eksik demokrasi böylesine sonuçlar ortaya çıkarıyor. Siyasetin toplumdaki soru işaretlerini öngörerek ortadan kaldırılması gerekir" ifadelerini kullandı.

SADAT YAPILANMASI

SADAT hakkında da açıklamalarda bulunan Öneş, şunları söyledi:

"SADAT, yönetici emekli bir general. Niçin görevinden ayrıldı? Sayın Cumhurbaşkanı tarafından görevine son verildi veya anlaşarak ayrıldı. Ama niçin ayrıldığının cevabı çok önemli. Siyasal islamcı bir zihniyeti açıkça ifade etti ve siyasi islamcı bir yapının oluşumunun gerekliliğini açıkça, çekinmeden beyanat olarak verdi. Bu tabii ki Türkiye'de çok ciddi bir toplumsal tepki yarattı. Ve görevinden ayrılmak durumunda kaldı ve bugün böylesine bir zihniyetin ve böylesine bir iradeyi şekillendiren yapının demokratik ülkede, demokratik yasaların şekillendirdiği ülkede yaşama şansının olmaması gerekir. Ama maalesef hala görevde. Türkiye anayasası dışındaki bir zihniyetin fiili oluşumların yaşamaması gerekir onu söylüyorum."

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@