Kuzguncuk Surp Krikor Lusavoriç Kilisesi’nin kapısındaki haçın sökülüp yere atılmasına ilişkin davada sanığın akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle hapis cezasının iptaline hükmedildi.

Kuzguncuk'taki Ermeni kilisesi olan Surp Krikor Lusavoriç'in kapısındaki haçın sökülüp yere atılmasına ilişkin davada karar çıktı.

12 Nisan tarihinde İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada mahkeme, sanık Mazlum Serin’in eylem tarihinde işlediği suçtan dolayı cezai sorumluluğu olmadığına hükmederek, akıl hastası olduğu anlaşıldığından "sanığa 5237 sayılı TCK.nun 32/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/3-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına” karar verdi.

Mahkeme, sanığın akıl hastalığı bulunması sebebiyle TCK 57/1 maddesi gereği koruma ve tedavi amaçlı olarak güvenlik tedbirine tabi tutulmasına, yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınmasına hükmetti. 

Mahkeme, sanığın yerleştirildiği kurumun sağlık kurulu tarafından düzenlenecek raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığı veya önemli ölçüde azaldığı belirtildiği takdirde serbest bırakılabileceğine karar verdi.

TEPKİLER ÜZERİNE TUTUKLANMIŞTI

23 Mayıs Cumartesi günü 19.20 sularında Kuzguncuk Mahallesi’nde bulunan Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi'nin dış giriş kapısı üzerinde bulunan yaklaşık 50 cm uzunluğundaki sarı renkli haç kırılarak yere atılmıştı.

Olay gününden 3 gün sonra fark edilen ve kilise yönetimine bildirilen saldırıyla ilgili Kilise Vakfının yaptığı şikayet üzerine harekete geçen Üsküdar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, başta kilise ve kilisenin etrafında bulunan iş yerlerindeki 200 ayrı kamera görüntüsünü incelemeye almıştı.

Gözden kaçırmayın

Parkta yoga yapanlar CİMER’e şikayet edildi Parkta yoga yapanlar CİMER’e şikayet edildi

Yapılan incelemede, saldırganın Mazlum D. olduğu tespit edilmişti. Hırsızlık, tehdit, hakaret, mala zarar verme, başkasına ait kimlik belgesi kullanma ve ruhsatsız silah taşıma gibi suçlardan çok sayıda suç kaydı bulunan Mazlum D., adresine düzenlenen baskınla yakalanarak gözaltına alınmış,  ifadesinin ardından hemen adli kontrol uygulamasıyla serbest bırakılmıştı. Ancak tepkilerin ardından yeniden gözaltına alınmıştı.

14 Temmuz 2020’de görülen davada sanık, “ibadethanelere ve mezarlıklara zarar verme” suçundan 1 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti gözetilerek tahliyesine hükmedilmişti.

Olayın ardından sanık Serin’in annesi, olay tarihi itibariyle oğlunun akli melekelerinin yerinde olmadığını iddia etmiş ve yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunmuştu. Talebi değerlendiren İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesi 24/12/2021 tarihli Ek Karar ile talebin kabulü ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olduğuna karar vermişti.