Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Stratejik Mekanizma Toplantısı'nın bakanlar düzeyindeki ikinci toplantısına katılmak ve temaslarda bulunmak üzere ABD’ye gitti.

Çavuşoğlu ziyaretine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye-ABD Stratejik Mekanizması II. Bakanlar Toplantısını gerçekleştirmek, vatandaşlarımızla buluşmak ve temaslarda bulunmak üzere ABD’deyiz” ifadelerini kullandı.

Toplantı, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ve ABD'li mevkidaşı Antony Blinken başkanlığında düzenlenecek.

'TEMASIN ALTINDA HALKBANK DAVASI YATIYOR'

Çavuşoğlu ile Blinken'in görüşmesinde birçok konunun masaya yatırılması bekleniyor.

Sancar: Öncelikli hedefimiz otoriter rejimin inşa sürecini durdurmak Sancar: Öncelikli hedefimiz otoriter rejimin inşa sürecini durdurmak

Türkiye-Suriye ilişkilerinde 'normalleşme' adımı ve F-16 savaş uçağı alımı başlıklarının görüşüleceği toplantıda, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya tam üyeliği ile Rusya-Ukrayna savaşı da gündemde olacak.

Duvar’dan Nergis Kalkan’ın haberine göre, Ankara-Washington görüşmesinin altında Halkbank ve Sezgin Baran Korkmaz davasının da yattığını söyleyen Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. İlhan Uzgel, "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimden önce Beyaz Saray'da kabul istiyor" dedi.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Suriye'de olası bir kara harekatına karşı çıkan ABD'den, birçok kez bu adımın 'Amerikan askerlerine ve IŞİD ile mücadeleye zarar vereceği' yönünde değerlendirmeler geldi.

Washington, Beşar Esad yönetiminin insan hakları sicili nedeniyle müttefik ülkelerin 'Suriye ile temas kurmasına sıcak bakmadıklarını' da duyurmuştu.

Geçtiğimiz günlerde ise Şam yönetiminden 'işgal' ve 'muhalif gruplara destek' vurgusunun yer aldığı açıklamalar yapıldı. Suriye Devlet Başkanlığı, Esad'ın 'Şam'ın beklediği somut sonuçlar arasında Suriye topraklarındaki işgalin sona ermesi ve teröre desteğin kesilmesi olduğunu söylediğini' aktardı. Suriye Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ise "İşgal sona ermeden Türkiye ile normal bağların kurulmasından söz edemeyiz” ifadelerini kullandı.

'ERDOĞAN, AÇMAZI ÇÖZEBİLİRSE SEÇİMDEN ÖNCE HAREKAT DÜZENLER'

Erdoğan'ın Rusya ve ABD'yi ortak noktada buluşturması durumunda seçimden önce Suriye'ye kara harekatı düzenleyebileceğini söyleyen Uzgel, şöyle konuştu:

"Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, harekat için 'Beşar Esad ile görüş' diyor. ABD ise 'Harekat için Esad'la görüşme' diyor. Erdoğan eğer bu açmazı çözerse, seçimden önce harekat gerçekleştirebilir ama şu an zor gözüküyor."

'İSVEÇ VE FİNLANDİYA'NIN NATO ÜYELİĞİ İÇİN BİR KOZ'

Çavuşoğlu'nun ABD ziyaretinde gündeme taşınacak bir diğer konu ise F-16 satışı. Geçtiğimiz günlerde ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg'de yayınlanan bir analizde, Washington yönetiminin F-16 satışını 'Ankara'yı hizaya getirmek için yem olarak kullandığı' yazılmıştı. Joe Biden yönetiminin, Türkiye’ye muhtemel F-16 savaş uçağı satışına destek verdiğini hatırlatan Uzgel, söz konusu sürecin Kongre'de takılı kaldığını belirtti. Biden'ın, F-16 satışını 'doğrudan Erdoğan yönetimiyle ilgili bir konu olarak görmediğini' söyleyen Uzgel, şu ifadeleri kullandı:

"Biden, F-16 satışı meselesini müttefik bir ülke ile askeri ve stratejik ilişkiler çerçevesinde ele alıyor. Diyelim ki Kongre'den onay geldi, bunun Türkiye'nin iç politikasına ve Erdoğan'ın seçim çabalarına sağlayabileceği yarar sınırlı olacaktır. Zaten şu an karar Kongre'den geçse bile, uçakların teslimi 2-3 yıl alacak. F-16 konusu kısa değil, orta vadeli bir proje. Washington ayrıca F-16 satışını, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyeliğine karşısında bir koz olarak kullanıyor. Kongre'nin iki kanadını da kaybeden Erdoğan'a karşı olan siyasetçilerin direncini kırmak da çok kolay görünmüyor."

'SEÇİME VETO TEHDİDİYLE GİRECEK'

Erdoğan'ın seçim sürecine, İsveç ve Finlandiya'nın üyeliğine karşı veto tehdidiyle girmek istediğine işaret eden Uzgel, "Ankara, iki ülkenin ittifaka üyeliğine onay verme işini seçimden sonraya bırakmak istiyor" dedi ve şöyle devam etti:

"Erdoğan, üyelik süreci için koşulları ağırlaştırıyor. Geçtiğimiz günlerde '130 civarında teröristleri bize vermeniz lazım dedik. Maalesef yapamadılar' demişti.  İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da Ankara'nın ülkesinin kabul edemeyeceği taleplerde bulunduğunu dile getirdi. Erdoğan, işi yokuşa sürüyor çünkü 'geri adım attı' görüntüsü yaratmak istemiyor."

'ABD, SAVAŞIN SONA ERMESİNİ İSTEMİYOR'

Rusya-Ukrayna savaşı ve Ankara'nın politikası da gündem maddelerinden biri olacak. Ukrayna'ya askeri destek sağlayan Türkiye'nin, Kiev ve Moskova arasında üstlendiği 'arabuluculuk' görevinin Batı tarafından 'Erdoğan'ın kendi uluslararası profilin yükseltme girişimi' olarak görüldüğünü söyleyen Uzgel, "Erdoğan'ın boyu, Ukrayna sorununu çözmeye yetmez" ifadelerini kullandı. "ABD, savaşın sonra ermesini istemiyor" diyen Uzgel, şu açıklamalarda bulundu:

"Erdoğan ve hükümet yetkililerinin Rusya-Ukrayna konusunda yaptığı en küçük görüşme bile iktidara yakın medya tarafından 'çok büyük bir diplomatik başarı' olarak sunuluyor. Putin de bunun önünü açıyor ve Erdoğan'ın prim yapmasına itiraz etmiyor.

ABD, savaşın sona ermesini istemiyor. Kalıcı ateşkesin koşulları belli ancak Ukrayna, çok ağır koşullar öne sürüyor. 'Kırım'ı ver' diyor, 'Tazminat ödensin' diyor. Bunlar, Rusya'nın sağlayabileceği koşullar değil. Süreç, Türkiye'nin yansıttığı gibi bir kolaycılıkla çözülemez. Sonuçta bu, ABD ile Rusya arasında bir vekalet savaşı. Erdoğan'ın boyu, Ukrayna sorununu çözmeye yetmez."