İÜ öğrencileri: Üniversiteleri bölme girişiminin kendisi ideolojik

İstanbul Üniversitesi öğrencileri üniversitelerin bölünmek istenmesinin kendisinin ideolojik olduğunu söyledi

İÜ öğrencileri: Üniversiteleri bölme girişiminin kendisi ideolojik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın üniversitelerin bölünmesi ile ilgili tepkilere “Dertleri ideolojik” demesine İstanbul Üniversitesi öğrencileri cevap verdi.

Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi’nde okuyan bir öğrenci (HAYEF) “Öncelikle Erdoğan’ın açıklama yapmak zorunda kaldığını düşünüyorum. Eğer biz günlerdir tepkimizi kitlesel olarak ve hep bir ağızdan ‘üniversiteme dokunma’ diye dile getirmeseydik; açıklama yapmayacaktı. Kendisinin de dediği gibi ses çıkarmayan üniversitelerin kaderleri belli. Bizler geleceğimizde söz sahibi olmakta ısrar etmeliyiz. Ortada büyük bir adaletsizlik var. HAYEF’i de Hasdal’a göndermek istiyorlar. Bu duruma karşı çıkmaya devam edeceğiz.” dedi.

Evrensel Begüm İnanç’ın haberine göre, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde okuyan bir öğrenci de “Cumhurbaşkanı açıklamasında yapılan eylemlerin ideolojik olduğunu söylüyor. Zaten yapılan bu tasarı ideolojik bir hamledir. Biz İstanbul Üniversitesi öğrencileri olarak günlerdir süren eylemlerle birlik ve beraberliğimizi gösterdik. Tasarıda adı geçen fakülteleri kazanana kadar haklı mücadelemizi devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

‘O ZAMAN NEDEN YERİMİZ DEĞİŞİYOR?’

Edebiyat Fakültesi’nde okuyan bir öğrenci de Erdoğan’ın “Okulun kalabalıklığından dolayı böyle bir şey yaptık” sözlerini değerlendirdi ve “Bu, sonraki yıl kontenjanlar düşürülerek de yapılabilir. Hiçbirimiz sonsuz bir öğrencilik hayatı yaşamıyoruz. 90 kişilik kontenjanlar 20’ye düşürülerek bu sorun 3-5 yıl içinde çözülür. Yine iyi niyetli bir şekilde bu durumun kontenjanların çokluğu sebebiyle ve kaliteyi arttırmak için yapıldığını düşünelim, o zaman neden yerimiz değiştiriliyor? Kontenjanlar düşürülsün, kalite yükseltilsin. Fakültelerimiz yerinde ve üniversitemize bağlı kalsın.” dedi.

NE OLMUŞTU?

Önce bir İbni Sina ifadesi söz konusu oldu. İbni Sina ismini kaldıralım dedik. Bir tarafta İstanbul Üniversitesi, öbür tarafta İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi şeklinde oluyor. Bu 500 yıllık maziye sahip olan isim korunuyor. Ortalama 50 bin öğrenci birinde, 50 bin bir tanesinde kalıyor. Bunlar da adrese teslim değil. Onu da bilelim. Diyorlar ki Cerrahpaşa diye bir şey yoktu. Ben kendimi bildim bileli Cerrahpaşa var. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa olarak ayrılmıyor, İstanbul Cerrahpaşa Üniversitesi diyoruz. Altında fakültelere baktığınız zaman hemen hemen birçok fakülte her iki üniversitede de olacak. Bu fakültelerin de her iki üniversitede aynı olması diye bir şey de yok. Bir tarafta iktisat fakültesi kalmıştı, 15 bin civarında öğrencisi var. Onu hemen diğer tarafa kaydırarak rakamı dengeleyelim dedik. İşletme bir tarafta kalmıştı, arada da dengeyi koruyalım dedik. Ortalama 50 bin civarında bir rakamla bunu sağlamış olduk. Dert yine ideoloji. Kusuru bakmasın bizim camia şu camia diye bir şey yok. Her şeyde ideolojik yaklaşımdan uzak dürüst olacağız. Biz nitelik mi arayacağız, yoksa nicelik bir arayacağız. Burada öğrenci sayısı itibariyle kaliteyi arttıracak bir adımı atalım diyoruz. Kaldı ki İstanbul Üniversitesi'ne Hasdal tarafından 700 dönüm arazi tahsis ettik. Orada da İstanbul Üniversitesi Külliyesi olacak. Oraya taşındığı zaman zaten çok daha farklı bir konuma ulaşacak"

Kaynak: Evrensel

Güncelleme Tarihi: 30 Nisan 2018, 11:22
YORUM EKLE