"Birey ve toplum arasındaki bu tutarsızlık, olumsuz duyguları tetikleyebilecek bir başarısızlık algısı yaratabilir"

Hollanda'daki Tilburg Üniversitesi'nden ve Avustralya’daki Melbourne Üniversitesi’nden araştırmacılar, dünyanın en mutlu ülkelerinde aslında bir "mutluluk paradoksunun" ortaya çıktığını tespit etti.

Hakemli bilimsel dergi Scientific Reports’ta yayımlanan araştırmada mutlu olma baskısının aslında kasvetli bir ruh haline yol açtığı ve bireylerin esenliğini kötü etkilediği görüldü.

Dahası, mutluluk çıtasının yüksek olduğu ülkelerde bu etkinin daha da arttığı anlaşıldı.

Araştırmacılara göre, dünyanın en mutlu ülkelerinde yurttaşların esenliği üzerindeki en zararlı etkiyi, mutlu olmaya yönelik toplumsal baskı yaratıyordu.

ERİŞİLMEZ BİR DUYGU NORMU YARATABİLİR

Araştırma makalesinde, "Mutluluk değerli bir deneyimdir ve toplumlar vatandaşlarının mutlu olmasını ister" ifadelerine yer verildi:

Ancak pozitifliğin aşırı vurgulanması, bireysel refahı ironik biçimde tehlikeye atan, erişilemez bir duygu normu yaratabilir.

Araştırmada 40 ülkeden 7 bin 443 kişiyle anket yapıldı. Katılımcılara duygusal durumlarının, akıl sağlığı, yaşam memnuniyetleri ve duygu durum şikayetlerinin uzmanlarca anlaşılmasını sağlayacak sorular yöneltildi.

Katılımcılar ayrıca, olumlu düşünmeleri için çevreden gördükleri baskıya yönelik fikirlerini de belirtti.

Gözden kaçırmayın

İstanbul'da öğrenci abonmanlarına yapılan zam geri alındı İstanbul'da öğrenci abonmanlarına yapılan zam geri alındı

Araştırmacılar, mutlu olma baskısının aslında hemen hemen her yerde görülebildiği ve akıl sağlığının kötüye gitmesiyle ilişkili olduğu sonucuna vardı.

Bu bağlamda akıl sağlığının kötüye gitmesi yurttaşların olumlu duygularının azaldığı, depresyon, kaygı ve stres belirtilerinin ortaya çıktığı anlamına geliyordu.

BAŞARISIZLIK ALGISI

Araştırmanın baş yazarı Egon Dejonckheere, "Birey ve toplum arasındaki bu tutarsızlık, olumsuz duyguları tetikleyebilecek bir başarısızlık algısı yaratabilir" diye konuştu:

Tüm yurttaşların mutlu göründüğü ülkelerde normdan sapmalar muhtemelen daha belirgin olur ve bu da durumu daha üzücü hale getirir.

Araştırmada mutlu olmaya yönelik toplumsal baskı ve bireylerin akıl sağlığının kötüye gitmesi arasındaki ilişkinin, Dünya Mutluluk Raporu’nda yüksek puan alan ülkelerde iki kat daha güçlü olduğu saptandı.

Birleşmiş Milletler'in 149 ülke arasında yaptığı değerlendirmeyle hazırladığı 2021 tarihli son raporda Finlandiya, Danimarka, İsviçre, İzlanda ve Hollanda dünyanın en mutlu ilk 5 ülkesi olmuştu.

Listenin son sırasında Afganistan yer alırken, Türkiye ise 104. sıraya yerleşmişti.

Kaynak: Independent Türkçe