Trump: Tüm ülkelerin İran'ı izole etmesini bekliyoruz

Trump, BM Genel Kurulunda konuştu

Trump: Tüm ülkelerin İran'ı izole etmesini bekliyoruz

ABD Başkanı Donald Trump, New York'ta düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) 73. Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yönetiminin 2 yıldan kısa sürede tüm ABD yönetimlerinden fazlasını başardığını söyledi.

Donald Trump, Amerikan ekonomisinin daha önce görülmemiş hızla büyüdüğünü, ABD sınırlarının denetiminin ve ordunun güçlenmesi ile ülkesini daha güvenli hale getirdiğini ifade etti.

Trump'ın bu sözleri Genel Kurul Salonu'nda gülüşmelere yol açtı.

ABD Başkanı bunun üzerine "Söylediklerim doğru" dedi.

Salondan daha yüksek şekilde kahkaha sesleri yükselince Trump'ın tepkisi "Bu reaksiyonu beklemiyordum" oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise Trump konuşurken Genel Kurul Salonu'ndan ayrıldı.

Trump, konuşmasında İran, Çin ve Venezuela başta olmak üzere pek çok ülkeyi hedef aldı, göçmen ve insan hakları konusundaki BM anlaşmalarında yer almayacaklarını tekrarladı. 

"İran'daki diktatörlük de bu kötü rejimlere bir örnek. Dünyaya ölüm ve yıkım getirmeyi planlıyorlar. Asla komşularına ve ulusların egemenlik hakkına saygı duymuyorlar" ifadelerini kullanan Trump, "Milyarlarca dolar İran devlet bütçesinden çıkıyor ve bunlar hiç doğru bir şekilde harcanmıyor. Kendi ceplerini dolduruyorlar ve savaş için kullanıyorlar. İran saldırgan ve yayılmacı bir politika izliyor. İşte bu yüzden benim İran'la olan nükleer anlaşmadan çekilmemi destekledi ve tekrar yaptırımları geri getirmemi desteklediler" iddiasında bulundu.

Trump, "Venezüela dahil olmak üzere her yerde sosyalizmin acı ve başarısızlık getirdiğini görüyoruz. Dünyanın bütün ülkeleri sosyalizme karşı durmalı. Maduro ve yakın çevresine yeni yaptırımlar getiriyoruz" diye konuştu.

Trump'ın konuşmasından satır başları şöyle:

ABD her zaman işbirliği ve bağımsızlığı ön planda tuttu. Ben burada bütün ulusların haklarına saygı gösterilmesi gerektiğine inanıyorum. Amerika sizlere neye ibadet edeceğiniz, nasıl davranacağınızı söylemez. Biz sadece barış için çalışıyoruz. Singapur'dan Brüksel'e kadar ABD'yi dünyanın her yerinde temsil ettim ve bütün uluslarla dostane ilişkiler geliştirmeye çalıştım.

Dünyayı daha da zenginleştiriyoruz. ABD her zaman işbirliğini destekleyecektir. ABD hiçbir zaman nerede ne yapmanız gerektiğini söylemeyecektir. Tek isteğimiz ABD'nin egemenliğine saygı duyulması. Göreve başladığımdan beri çok güçlü ortaklıklar içine girdim. Kuzey Kore ile iletişime geçtik. Haziran'da Singapur'da Kim Jong-un ile görüştüm.

Görüşmelerimiz oldukça kıymetli geçti. Ve Kore yarımadasının nükleerden arınması konusunda ciddi adımlar attık. Güvenlik tedbirleri aldık. Nükleer testler durdu. Bazı askeri tesisler hizmetini bitirdi bile. Rehin alınan askerlerimiz salıveriliyor. Artık ABD'de huzur içindeler. Şu andan sonra yapılması gereken çok şey olmasına rağmen, Kim Jong-un'a çok teşekkür etmek istiyorum. Şu an olduğumuz nokta herkesin anlayabileceğinden çok daha iyi nokta.

Geçtiğimiz yıl Suudi Arabistan'a gerçekleştirdiğim ziyaretten sonra Körfez ülkeleri bizimle çalışarak, terörizmle daha ciddi şekilde mücadele ediyor. Yemen'deki korkunç iç savaşın son bulması için elinden geleni yapıyorlar. Nihai karar bu bölgelerdeki ülkelerin vereceği kararlardır. Bu bölgelerde Ürdün ve Mısır'la bölgesel ittifaklar kurduk. ABD'nin askeri güçleri sayesinde ve buradaki birçok ulusun işbirliğiyle, şu ana kadar kana susamış IŞİD bitmek üzere. Radikal İslami terörizmin destek bulmasını engelleyeceğiz.

IŞİD denen eli kanlı katiller bir zamanlar sahip oldukları bütün bölgelerden temizlendi ve onlara yapılan bütün destekler sona erdi. Suriye'de devam eden trajedi bizi çok üzüyor. Hala daha keder içindeyiz. Ve buradaki askeri ihtilafta gerilimi azaltmak istiyoruz.

Bu sene BM'nin burada barış sürecini yönetmesini istiyoruz. Herkesi buna davet ediyoruz ancak burada kimyasal silahlar kullanılırsa Esad rejimi tarafından, Ürdün ve bunun gibi mültecilere ev sahipliği yapan pek çok ülkeyi insanları korumaya davet ediyorum. Ürdün'de gerçekten merhamet örneği gördük. Suriye'nin yeniden inşası için yaklaşımlarını gerçekten herkese örnek göstermek istiyorum. 

İRANLI YÖNETİCİLER KENDİ CEPLERİNİ DOLDURUYOR

İran'daki diktatörlük de bu kötü rejimlere bir örnek. Dünyaya ölüm ve yıkım getirmeyi planlıyorlar. Asla komşularına ve ulusların egemenlik hakkına saygı duymuyorlar. İran yöneticileri kendi kaynaklarını kendi imkanlarını zenginleştirmek için kullanıyorlar. Milyarlarca dolar İran devlet bütçesinden çıkıyor ve bunlar hiç doğru bir şekilde harcanmıyor. Kendi ceplerini dolduruyorlar ve savaş için kullanıyorlar. İran saldırgan ve yayılmacı bir politika izliyor. İşte bu yüzden benim İran'la olan nükleer anlaşmadan çekilmemi destekledi ve tekrar yaptırımları geri getirmemi desteklediler.

Bu anlaşma 2015 yılında yapılmıştı. Bu anlaşmadan sonra İran'ın askeri bütçesi yüzde 40'dan fazla arttı. Suriye ve Yemen'de kaosa neden olundu. ABD bu çalışmada ekonomik bir yaptırım başlattı. Böylece bu ülkenin kanlı gündeminin önüne geçmeyi planlıyor. Geçtiğimiz ay yaptırımlar yürürlüğe girdi ve önümüzdeki tarihlerde daha fazlası yürürlüğe girecek. Biz ülkelerin terörü finanse etmesine izin veremeyiz. Dünyadaki hiçbir şehirde nükleer füze başlığı bulunmamalıdır. Biz bütün ülkelerden İran'ı izole etmesini bekliyoruz.

Kasım 25'ten sonra daha fazla yaptırım uygulayacağız. Bunun İran'la ham petrol ticareti yapan ülkeleri de etkileyeceğini söylemek istiyorum. Terörü finanse eden ülkeler zenginleşemez. 

İran'ın saldırganlığı devam ettikçe yaptırımlarımız devam edecek ve herkesi bu mücadelemize ortak olmaya davet ediyoruz.

İSRAİLİN EGEMENLİĞİNE SAYGI DUYUYORUZ

İsrail'deki büyükelçiliğimiz Kudüs'e taşıdık. Burada İsrail'in egemenlik ve güvenliğine saygı duyduğumuz için attığımız bir adım. Hepimizin bildiği, tarihin bildiği olguları reddetmeye gerek olduğunu düşünüyorum. Bütün dogmalar yıllar içinde değişen şeyler. Ve ben de bu değişimin parçası oldum. Biz bunu refah için, barış için yapıyoruz. Özellikle de ticaretin karşılıklı ve adil bir şekilde yürümesini istiyoruz. Kimsenin Amerika'yı sömürmesini istemiyoruz. Şu an Amerika ticari açıdan hiç olmadığı kadar iyi durumda.

Tüm dünyadan yabancı mallar ABD'ye serbest bir şekilde geliyordu. Fakat diğer ülkeler bu hakkı bize tanımadılar. Artık hiçbir ülke ABD'den tek taraflı yararlanamayacak. Bazı ülkeler bize karşı haksız avantaj elde ettiler. Bu bağlamda yüzlerce milyar dolar ticaret açığı yaşadık. Kötü ticaret anlaşmalarından çıktık. Geçtiğimiz ay Meksika'yla çok başarılı bir anlaşma yaptık. Dünya Ticaret Örgütü'nün örgütün kurulu olduğu ilkeleri ihlal ettiğini tüm liderler kabul edecektir. Ülkelerin sahip olduğu şirketler sistemi kendi amaçları için kullanmışlardır.

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER