Padaung halkının kadınları, neden boyunlarını uzatmaya çalışıyor?

Karenler, üç farklı dinin inanışlarını kabile içinde barındırmaktadır. Bu üç farklı din Budizm, Animizm ve Hristiyanlıktır

Padaung halkının kadınları, neden boyunlarını uzatmaya çalışıyor?

"Zürafa boyunlu" sıfatı ile anılan Dünya’nın en uzun boyunlarına sahip kadınlar, Kayanlar isimli bir halkın mensuplarıdır. Kayanlar, Güneydoğu Asya’da yer alan Myanmar, bir diğer adıyla Burma ve Tayland’da yaşamaktadırlar. Kayan kabilesi üyeleri, Kırmızı Karenler (Kayah) halkının bir alt koludur. Kırmızı Karenler’in yanı sıra, Siyah Karenler (Pgo) ve Beyaz Karenler (Swag) olmak üzere iki farklı etnik grup daha mevcuttur. Kırmızı Karenler halkının bir alt grubu olarak bilinen Padaunglar ise zürafa boyunlu kadınlardan oluşmaktadır. Padaung kelimesi Shan dilinde "uzun boyun" anlamına geldiğinden, bu insan topluluğuna bu isim verilmiştir.

KAREN KABİLESİ'Nİ OLUŞTURAN İNSANLAR KİMLERDİR?

1980-1990’lı yıllarda Burma’da meydana gelen askeri rejim çatışmalarından ötürü memleketlerini terk etmiş olan Karenler, Tayland’a yerleşmişlerdir. Bu kabilenin üyelerinden bazıları Burma-Tayland sınırında yer alan Ban Mai Nai Soi mülteci kampında yaşarken, bazıları turistik köyler kurarak bu köylerde yaşamaya başlamışlardır. Mülteci kampına mensup olan bireylerin kamptan çıkışı yasaktır; aynı zamanda da hiçbir turist bu kampa adım atamamaktadır. Bunun yanında, kurulmuş olan turistik köyler, turistler tarafından ziyaret edilebilmekte; fakat bu köylere giriş için bir miktar giriş ücreti ödenmesi gerekmektedir. Karenler bir mülteci kampına ve üç tane de köye yaşamlarını sığdırmaktadır.

Karen kabilesine mensup erkekler tarlalarda çalışırken; Karen kadınları dokuma ve ahşap oymacılığıyla ilgilenirler.

Karenler, üç farklı dinin inanışlarını kabile içinde barındırmaktadır. Bu üç farklı din Budizm, Animizm ve Hristiyanlıktır.

BOYUN UZATMA İŞLEMİ NEDİR?

Zürafa boyunlu kadınlar, 5 yaşından itibaren boyunlarına pirinçten yapılmış halkalar takarak boyunlarını uzatmaya çalışıyorlar. Boyunlarının yanı sıra, aynı halkaları ayakları ve kollarına da takabiliyorlar. Padaunglar, her yeni yaşına girdiği zaman bedenlerinde takılı olan halkalara bir yenisini daha ekliyorlar ve halka sayısı 37’ye kadar çıkabiliyor. Tıbbi müdahele gerektiren durumlarda halkalar boyunlardan çıkartılıyor. Aynı zamanda, eskiyen halkalar da çıkartılarak yerine yenileri takılıyor.

Akıllara "Bu kadınlar bedenlerinde takılı olan halkalar ile nasıl uyuyabiliyor?" sorusu gelebilir. Uyumak için küçük bir tahtayı boyunlarının yanına destek olarak koyan Padaunglar, yan yatıyorlar.

Antropologlara göre bu gelenek 11. yüzyıla dayanmaktadır fakat bazı insanlar bu uygulamanın 11. yüzyıldan önce de yapıldığını öne sürmektedir. 

Boynu uzattığına inanılan bu işlem, aslında boynu uzatmıyor; yani boynun daha uzun görünmesi sadece bir illüzyondan ibaret! Boyna takılan yaklaşık 10 kiloluk bu halkalar (tek bir halka 10 kilogram ağırlığa erişebiliyor!), köprücük kemiğini aşağı iterek göğüs kafesi üzerinde bir baskı yaratıyor ve bu sayede, boyun sanki uzamış gibi gözüküyor. Ancak X-ışını görüntüleri, gerçek bir uzamanın yaşanmadığını görmek için yeterli:

Bu ilginç gelenek, çok acı sonuçlara da yol açabilmektedir. Boyundaki halkalar, boyun kaslarının zayıflamasına neden olur ve çıkarıldıklarında kadınların boyunları, artık aşina olmadıkları kafanın yükü altında hemen kırılabilir. Padaunglar, bu gelenekten ötürü ölümcül sonlarla ya da ömür boyu yatalak kalma problemi ile karşılaşmaktadır.

NEDEN BOYUNLARINA BU HALKALARI TAKIYORLAR?

Kesin olmamakla birlikte Padaungların boyunlarına bu halkaları takma sebepleri 3 madde ile açıklanıyor:

İlk olarak, bu kabilenin inancına göre başka bir evrendeki varlıklar bu kabileye mensup tüm kadınlara kızarak Padaunglar’ı yemesi için kaplanlar yollamıştır. Padaunglar da boyunlarının kaplanlar tarafından ısırılmasını engellemek için bu halkaları takma adetini yerine getirmeye başlamışlardır.

İkinci sebep ise, köle ticaretinin yoğun olduğu bu bölgede kölelik yapmak istemeyen bu kadınlar, boyunlarına bu halkaları geçirerek çirkin görünmek istemişlerdir. 

Çirkin görünme isteğinin zıttı olarak halkaların kendilerini daha güzel göstereceğini düşünen bazı Padaunglar’ın bu ritüeli bir gelenek haline getirmesi ise üçüncü neden olarak kaynaklarda yer almaktadır.

Kaynak: Evrim Ağacı  

Güncelleme Tarihi: 03 Eylül 2020, 12:23

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER