Dönüş

Abone Ol

Faturayı tümüyle BDP’ye kesmenin haksızlık olacağını belirtmekle birlikte üç aylık bu gecikmenin Türkiye’ye maliyetinin çok ağır olduğu ortada. Güneydoğu’da yaşamaktan, “görev yapmak”tan başka suçları olmayan masum insanlar katlediliyor.
Nasıl bir siyasi okumaysa PKK; 12 Haziran seçimleriyle Türkiye’de demokratikleşmenin güçlendiği 36 bağımsız milletvekilinin BDP desteğiyle Meclis’e girdiği, Öcalan’ın İmralı’da, “Bekleyin devletle anlaşmak üzereyiz” dediği sırada yeniden savaşa girdi. Demokratik Toplum Kongresi adına Aysel Tuğluk’un açıkladığı “Özerk Kürdistan” bildirisiyle eşzamanlı Silvan’da 13 askerin öldürüldüğü saldırı gerçekleştirildi.
Ortadoğu’daki gelişmelerin Suriye üzerinden Türkiye’yi de etkileyeceği hesaplanmış olmalıydı.
PKK çıtayı yükseltti ve Irak Kürdistan’ında Barzani ve Talabani’nin ABD’nin Irak’ı işgalini de fırsat bilerek çizdikleri yol haritasına benzer bir hedef koydular.
O hedef ister istemez siyaseti geri plana itiyor; TC Devleti ve AKP Hükümeti’ne karşı bir “halk savaşı” örgütlemeyi öngörüyor. PKK’nın artan eylemleri yapılan büyük stratejik hatayı gösteriyor. Ancak Irak’tan farklı olarak “Saddam rejimi” gibi Kürtleri yok etmeyi isteyen ne askeri ne sivil bir güç var. Tersine “Başbakan adına” PKK ile müsteşarlar düzeyinde masaya oturan yönetim anlayışı söz konusu. 2009 sonbaharında “demokratik açılım”la bir siyasi program ortaya konulmuş. Habur’dan PKK girişleri gerçekleşmiş. Kandil’in boşaltılması ve topyekün silahsızlanma halinde İrlanda’da ve İspanya’nın BASK bölgesindekine benzer çözüm yönünde adımlar atılmış. Reşadiye saldırısına rağmen PKK-MİT görüşmeleri sürdürülmüş.
12 Haziran seçimleriyle yeni Anayasa üzerinden bu süreci tamamlamak mümkünken PKK’nın yeniden silaha sarılarak barışı sabote etmesi tarihsel bir yanılgıdır.
Ortadoğu’da rejimler değişirken Türkiye’yi ateş çemberine atma düşüncesi PKK’yı geri dönülmez bir noktaya itiyor. Çatışmaları daha fazla sürdürmekle Kürtlerin desteğini kaybetme noktasında gelecektir.
Öğretmen eşini görmek için Yüksekova’ya giden mühendisi arkadan vurmak nasıl bir acımasızlıktır?!
Umarız BDP’nin dönüşüyle akıl devreye girer.
İnsani ve ahlaki açıdan sürdürülemez bu şiddet son bulur.
Kürtler Türkiye’den ayrılmak istemiyorsa PKK’nın Güneydoğu’yu Vietnam’a çevirmesi, Kamboçya’daki Pol Pot rejimi gibi kan dökmesi mümkün mü? Niyet bu değilse siviller neden öldürülüyor, bölge insansızlaştırılmaya çalışılıyor.
BDP’ye düşen görev de siyaset yaparak bunun mümkün olmayacağını göstermektir.
{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }