Diyanet Vakfı'nın hazırladığı ‘İlmihal’ kitabında ergenliğe girmemiş çocukların 'evliliğine' ilişkin, "Ergenlik biyolojik olgunluğu ifade eder. Bu da insandan insana göre değişir" ifadeleri yer aldı.

İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı Onursal Başkanı Yusuf Ziya Gümüşel'in kızını 6 yaşında 'evlendirdiğinin' ortaya çıkması gündemdeki yerini koruyor.

BirGün gazetesi yazarı Timur Soykan’ın gün yüzüne çıkardığı istismar olayına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı’nın uzun bir süre sessizliğini koruması da tepkilere neden oldu.

Öte yandan Diyanet Vakfı tarafından hazırlanan 2 ciltlik ‘İlmihal’ kitabının ikinci cildinde ergenliğe girmemiş çocukların 'evliliğine' ilişkin yer alan ifadeler ortaya çıktı.

Cumhuriyet'ten Nagihan Yılkın'ın haberine göre, ‘Evlenme Ehliyeti’ başlığı altında yer alan ifadelerde Diyanet’in açıklamasının tersine Hanefi mezhebine göre evlenme ehliyetine sahip olmak için rüşd şartı aranmıyor.

Kılıçdaroğlu'ndan Sinan Ateş'in annesine: Adalet tecelli edecek, bu iş torbacılarla kalmaz Kılıçdaroğlu'ndan Sinan Ateş'in annesine: Adalet tecelli edecek, bu iş torbacılarla kalmaz

'İSLAM HUKUKÇULARINA GÖRE EVLİLİKTE ALT SINIR; KIZLARDA 9, ERKEKLERDE İSE 12'

Kitapta diğer mezhepler için evlilik ehliyetine ilişkin ise şöyle deniliyor:

“Mâlikîler’e, Şâfiîler’e ve Hanbelîler’e göre ise tam evlenme ehliyetine sahip olmak için rüşt de şarttır; buna göre sefih aile hukuku bakımından tam ehliyetli değildir. Mâlikîler’e göre velisinin izin veya icâzetiyle evlenebilir; diğer iki mezhep bunu da kabul etmez. Onlara göre sefihi ancak velisi evlendirebilir.”

Evlilik için alt yaş ve üst yaş sınırının verildiği kitapta İslam hukukçularına göre evlilikte alt sınır; kızlarda 9, erkeklerde ise 12 olarak ifade ediliyor. Mezheplere göre ise yine evlilik yaşının değişkenlik gösterildiği belirtiliyor.

Kitapta çarpıcı ifadelerin yer aldığı kısım şu şekilde:

“Ergenlik biyolojik bir olgunluğu ifade eder. Bu da insandan insana, bölgeden bölgeye göre değişir. Bu bakımdan herkes için sabit bir ergenlik yaşı belirlemek mümkün değildir. Bu sebeple İslâm hukukçuları ergenlik için genel duruma bakarak bir alt bir de üst sınır belirlemişlerdir. Bu iki sınır arasında kişi ne zaman biyolojik olarak ergen olursa o andan itibaren bâliğ sayılır. Alt sınırdan önce ergenlik iddiası dinlenmez. Üst sınıra ulaşan kimse de ergenliğe ulaşmasa bile bâliğ kabul edilir. Alt sınır kızlarda dokuz, erkeklerde on ikidir. Üst sınır ise Ebû Hanîfe’ye göre kızlarda on yedi, erkeklerde on sekiz, İmam Mâlik’e göre her iki cins için on sekiz, Ebû Yûsuf ve Muhammed’e göre yine her iki cins için on beştir.”

Evlenme başlığı altındaki ‘Buluğ Muhayyerliği’ kısmında ise ergenlik yaşına gelmeyen çocuğun velisi tarafından evlendirilebileceği ifadeleri yer alıyor. Babası ve dedesi dışındaki kişilerin küçükken evlendirilmesi durumunda ergenlik dönemine girdiklerinde hakime başvurabilecekleri belirtiliyor. Ancak babası ve dedesi tarafından evlendirilen bir kişinin evliliğe itiraz etmeye hakkının olmadığına da dikkat çekiliyor.

Kitabın 214. sayfasının yer alan ilgili bölümünde şu ifadeler yer alıyor;

“Hanefî mezhebinde çok geniş bir zümreye zorlayıcı velâyet yetkisinin verilmesinin muhtemel zararlarını önlemek düşüncesiyle velisi tarafından evlendirilen kimselere bulûğ muhayyerliği denilen bir seçim hakkı tanınmıştır. Buna göre babası veya baba-dedesi dışındaki bir velisi tarafından küçükken evlendirilen kimseler bulûğa erdiklerinde dilerlerse hâkime başvurup velilerinin yaptığı evliliği feshettirebilirler. Hâkimin feshetmesine kadar evlilik geçerliliğini korur. Baba ve baba-dedesi tarafından evlendirilenlerin yapılan evliliğe itiraz ve dolayısıyla bulûğ muhayyerliği hakkı yoktur.”