Türkiye'den 'Osmanlı İmparatorluğu günleri çoktan bitti' diyen İsrail'e kınama

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Hüseyin Müftüoğlu, İsrail’in Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarına yanıt verdi.

Gözden kaçırmayın

Sedat Peker sessizliğini bozdu: Bende söz namus Sedat Peker sessizliğini bozdu: Bende söz namus

Gazete Karınca'nın haberine göre, İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü’nün Erdoğan’ın ifadelerine ilişkin yapılan açıklama için “haddini bilmez” nitelemesi yapan Müftüoğlu, açıklamayı ‘kınadıklarını’ belirtti.

Müftüoğlu, “Türkiye Cumhuriyeti’nde Musevilerin inanç ve ibadet özgürlükleri devletimizin güvencesi altındadır. Tüm Müslümanlar için en kutsal üçüncü mekan olan Harem-i Şerif, bütün İslam aleminin en öncelikli konularının başında yer alır ” dedi.

Dışişleri Sözcüsü’nün açıklaması şöyle:

Osmanlı döneminde Filistin’de farklı dinlere ve mezheplere mensup cemaatler yüzyıllarca barış içinde birlikte yaşamış ve ibadetlerini özgürce yerine getirmiştir. Bu bağlamda, Osmanlı döneminde sergilenen benzersiz hoşgörüyü en iyi Musevilerin bilmesi ve takdir etmesi beklenir. Bugün de Türkiye Cumhuriyeti’nde Musevilerin inanç ve ibadet özgürlükleri devletimizin güvencesi altındadır.

Tüm Müslümanlar için en kutsal üçüncü mekan olan Harem-i Şerif, bütün İslam aleminin en öncelikli konularının başında yer alır.

Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’de süregiden İsrail işgali 50. yılını doldurmuşken Doğu Kudüs’ün işgal altında olduğu gerçeğini örtbas etmeye çalışmanın, bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına ve Filistin-İsrail ihtilafının çözülmesine faydası olmayacağı açıktır. İsrail’e düşen sorumluluk, biran önce aklıselimi hakim kılıp, Harem-i Şerif’te statükoya dönmek ve ibadet özgürlüğünün önündeki engelleri tümüyle kaldırmaktır.

NE OLMUŞTU?

İsrail’in Mescid-i Aksa’nın girişine metal dedektörler yerleştirmesinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uygulamalarına tepki göstererek, "Bu kutsal mabedi Müslümanların elinden alma girişimi" ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’a tepki gösteren İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Emmanuel Nahshon, "Osmanlı dönemi çoktan sona erdi. Yahudi halkının başkenti Kudüs'tü, Kudüs'tür ve öyle kalacaktır. Geçen yıllardan farklı olarak kentin mevcut yönetimi tüm azınlıkların güvenliği ve din özgürlüğüne mükelleftir ve haklarına saygılıdır. Sırça köşkte oturan komşusuna taş atmamalı " ifadelerini kullanmıştı.

Öte yandan, İsrail Başbakanlık Ofisi de konuyla ilgili yazılı yapılan açıklamada "Erdoğan Kuzey Kıbrıslılara ya da Kürtlere ne derdi acaba? İsrail'e vaaz verecek son kişi Erdoğan'dır" ifadelerine yer verildi.

MESCİD-İ AKSA’DA NE OLMUŞTU?

14 Temmuz’da İsrail polisi, Mescid-i Aksa’nın içerisinde silahlı saldırı girişiminde bulunduğunu iddia ettiği üç Filistinli’yi öldürmüştü.

Daha sonra güvenlik önlemleri gerekçe gösterilerek Mescid-i Aksa’ya, Müslümanlar için kutsal kabul edilen Cuma gününde, 17 yıl sonra ilk defa 50 yaşının altındaki erkeklerin girmesi yasaklanmış ve kapıya metal dedektörleri konulmuştu.

İbadete izin verilmemesinin ardından Filistinliler Mescid-i Aksa önünde eylem yapmış, eyleme saldıran İsrail polisi üç Filistinliyi daha öldürmüştü.

Batı Şeria’da Ramallah yakınlarında ise 22 Temmuz’da üç İsrailli sivil bıçaklanarak öldürülmüştü.

24 Temmuz’da ise Ürdün’ün başkenti Amman’daki İsrail elçiliği yerleşkesinde çatışma çıkmış, iki Ürdünlü hayatını kaybetmişti.

Bu gelişmelerin ardından dün İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Mescid-i Aksa girişlerine koydukları ve tartışmalara neden olan metal dedektörleri kaldıracaklarını açıklamıştı.

Ancak yapılan açıklamada ‘farklı teknolojilerle önlemler alınacağı’ ve ‘bölgeye polis takviye edileceği’ de belirtilmişti.