Kürtçe hutbe ve vaaz verdikleri için tutuklanan din alimlerinin üye olduğu DİAYDER hakkında kapatma davası açıldı

Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) Başkanı Ekrem Baran ile 9 üye ve yöneticisinin tutuklu yargılandığı 14’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 27 Aralık 2021 tarihinde görülen ara celsede, İstanbul Valiliği Hukuk İşleri Şube Müdürlüğü’ne dernek hakkında idari bir soruşturmanın olup olmadığına dair müzakere yazılmasına karar verdi. İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği, yazılan talimat yazısına 16 Şubat 2022’de verdiği cevapta, DİAYDER’in, tüzüğünde yer alan 2’nci maddesine aykırı faaliyetler yürüttüğü iddia edildi. Söz konusu cevap yazısında, DİAYDER’in içinde yer aldığı faaliyet ve açıklamaların suç olduğu öne sürüldü.

KAPATMA İSTEMİ 

Bunun üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, derneğin tüzüğünde belirtilen amacın dışında hareket ettiğini iddia etti. DİAYDER’in Şirinevler’de olması nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı konuya dair soruşturma başlatarak, kapatılması istemiyle Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’ne davaname gönderdi. 

GEREKÇELER SIRALANDI

Mehmet Aslan'ın Mezopotamya Ajansı'nda yer alan haberine göre, davanamede kapatma istemine dair savcı, DİAYDER yöneticilerinin “Ronahî” isimli dergide yazılar yazdığını, bu yazılarda “başkaldırıya teşvik” mesajlarının yer aldığını ileri sürdü. Savcı, kapatma istemine gerekçe olarak, DİAYDER’e “Kürtlerin mücadelesinde en önemli aktörün PKK olduğunu, IŞİD’in yenilmesiyle Türkiye’nin yenilmiş olduğu, devletin Kürtlerin üzerinde zulüm, ölüm, talan ve katliam uyguladığı, Türkiye’nin Cumhuriyetini yöneten sınıfın Allah’ın ayetlerini inkar ettiği, rejimin faşist olduğu (…)” değerlendirmesine yer verdi. 

‘BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞE’ TEŞVİK 

Gözden kaçırmayın

Merkez Bankası yıl sonu dolar beklentisini yükseltti Merkez Bankası yıl sonu dolar beklentisini yükseltti

Bunun yanı sıra savcı, DİAYDER’in “Türkiye’nin bölünmez bütünlüğünü bozmaya teşvik edici köşe yazıları” yazdığını ileri sürerek, köşe yazılarını kapatmaya gerekçe olarak gösterdi. Davanamede, DİAYDER üyelerinin köşe yazılarında, Türkiye’nin operasyonları durdurmasına yönelik ifadeleri kullanmasının suç olarak yer verilmesi dikkat çekti. 

TÜZÜĞÜN 2’NCİ MADDESİNİN İHLALİ 

Savcı, DİAYDER’in tüzüğünde yer alan “Dernek din adamaları arasında yardımlaşma, dayanışma ve sosyal ilişkiyi geliştirme diğer kurumlarda üyesi bulunan diğer sivil toplum örgütleri ile ortak sorunları çözümüne yönelik yasal demokratik faaliyetlerde bulunan ülkemizde demokrasi, barış ve özgürlüklerin gelişimi için faaliyet gösterme bu amaçla yürütülen faaliyetlerle ortaklaşmak amacıyla kurulmuştur” şeklindeki 2’nci maddenin ihlal edildiğini savundu.

FESHEDİLMESİNİ İSTEDİ

Savcı, DİAYDER’in açıklamaları, faaliyetlerini bu maddenin ihlal edildiğine gerekçe olarak gösterdi. Savcı, DİAYDER üye ve yöneticileri hakkında devam eden iki davaya da işaret ederek, bu davanın oluşumuna neden olan iddianamelerdeki gerekçelere dikkat çekerek, DİAYDER’in PKK ve KCK’nin amaç ve hedefleri doğrultusunda hareket ettiğini ileri sürdü. Savcı, bu nedenle DİAYDER’in faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasını ve TMK’nin 89’uncu maddesine istinaden derneğin feshedilmesini istedi.