Dersim merkez ve ilçe belediyeleri tarafından Sütlüce köyü yakınlarında yapımı planlanan katı atık tesisi projesiyle binlerce ağacın kesileceğini, tarımsal faaliyetlerin son bulacağını ve ekosistemin yok olacağını belirten köylüler, yanlarına eşek, keçi ve arı kovanlarıyla geldikleri belediye binası önünde protesto gösterisi yaptı.

Dersim Belediyesi öncülüğünde, 7 ilçenin belediye başkanları tarafından Avrupa Birliği'nin de fon desteğiyle Sütlüce köyü yakınlarında 18 hektarlık alana yapımı planlanan 'Entegre Katı Atık Bertaraf Tesisi' projesine karşı köylüler, 55 bin ağaç kesileceğini, doğanın tahribata uğrayacağını, inanç yerlerinin çöp altında kalacağını, tarımsal ve hayvansal faaliyetlerin son bulacağını belirterek birçok kez belediye binası önünde eylem yaptı.

Geçen ay Dersim Belediyesi'nin 'Katı Atık Bertaraf Tesisi' projesinden çekilmesine ilişkin meclis oylaması yapıldı. Oy çokluğuyla projeye devam edilmesi yönünde karar çıktı ve köylülerin tepki gösterdiği salonda arbede çıktı.

Tehdit edilen Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren'e 81 barodan destek Tehdit edilen Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren'e 81 barodan destek

Bugün merkez ve 7 ilçe belediyesi tarafından DER-KAB (Dersim Katı Atık Birliği) toplantısının olacağını öğrenen köylüler, getirdikleri eşek, keçi, köpek ve arı kovanlarıyla belediye binası önünde protesto gerçekleştirdi. Köylüler, belediye başkanlarının projeden çekilmelerini istedi.

Köylülerden İmam Çelik, hayvanlarını da yanlarında getirdiklerini belirterek, "Geçimimizi bunlardan sağlıyoruz. Köyümüz, onların da doğasıdır. Bizim orada inanç yerlerimiz var. Bu kurbanlarımızı orada kestiğimiz için bunları da bugün oraya getirdik. İnanç yerlerimizin çöplerin altında kalmaması için bunu yapıyoruz, yoksa biz tesise karşı değiliz. İnanç yerlerimizin üzerine çöp tesisi yaptıkları için karşıyız. Herkesi duyarlı olmaya çağırıyoruz, herkes bu mazeretimizi göz önünde bulundursun ve ona göre hareket etsin" dedi.

'EĞER ARILAR ÖLÜRSE SONRAKİ YILLARDA İNSANLAR DA ÖLÜR'

Tesisle arıcılık faaliyetlerinin de son bulacağını belirten Zülfikar Güçlü, "Sorunumuzu anlatmanın en güzel yollarından biri buydu. Bizim doğada beraber bulunduğumuz, beraber yaşadığımız canlılar bunlar. 18 hektar, korkunç büyük bir alan. Canlıları hayatta tutan yeşil bir alan. Burayı yok etmekle, bu canlıları yok edeceksiniz. Onlar yok olursa, bizler de yok oluruz. Oraya gidecek yollar bile korkunç bir ağaç katliamına yol açacak. Ben anlayamıyorum, o yer konusunda neden bu kadar ısrar ediyorlar? Ben arıcılık yapıyorum. Albert Einstein'in 'eğer arılar ölürse sonraki yıllarda insanlar da ölür' sözüne gerçekten inanıyorum. Arıcılık bu tesisle bitecek" diye konuştu.

Ali Hıdır Kulu ise tesisin yapılmasıyla atalarının mezarlarının çöp altında kalacağını iddia ederek, "Bu tesis yaşamımızı yok etmek demektir. Biz defalarca niye buraya geliyoruz; çünkü orası bizim yaşam alanımız. Bizim orada dedelerimiz, babalarımız, ağabeylerimiz ve yeğenlerimizin mezarları var. Biz mezarlıklarımızı kendimize mezar ederiz, yine bu projeye izin vermeyiz. Şiddet yok, demokratik hakkımızı sonuna kadar böyle kullanacağız. Birileri duymuyorsa yine tekrar edelim duysunlar.

Gelsinler bu halkın huzurunda konuşalım ve tartışalım. Karşılıklı iki arkadaş gibi tartışalım. Doğamızdan ne istiyorlar bilmek istiyorum. Bu tesisin yapılmasını çok istiyorlarsa bir sürü kırsal alan var, oralara yapılsın. İlla bizim doğamızı yok edeceklerse biz buna izin vermeyiz" ifadelerini kullandı.

Kaynak: Duvar