Cumartesi Anneleri, yıllar sonra ilk kez Galatasaray Meydanı'na karanfil bıraktı. Kayıp yakınlarından İkbal Eren, Cemil Kırbayır’ın abisi Mikail Kırbayır, Rıdvan Karakoç'un kardeşi Hasan Karakoç, Hanife Yıldız ellerinde karanfillerle Galatasaray Meydanı'na gelerek polis barikatlarına yaklaşarak barikatın üstünden karanfil bıraktı. 

Polisin engel olmak istemesi üzerine tartışma yaşandı. Polisin engeline itiraz eden aileler, karanfilleri bırakmadan gitmeyeceklerini dile getirerek karanfilleri barikat üzerinden bıraktı. 

Aileler polisin müdahalesine "Burası bizim, sevdiklerimizle buluşma mekanımız, asla vaz geçmeyeceğiz" dedi. 

Öte yandan Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 902. haftasında sosyal medyadan yaptığı  "Çekin zulmünüzü üzerimizden, bizim de bayramlarımız olsun" başlıklı açıklamasında,  "Kayıplarımıza bir mezar sözümüzün gereğini yerine getirmekten asla geri durmayacağız. Bayramı mazlumlar için takvimdeki bir yazıdan ibaret hale getirenler bilsin ki, bayramların herkesi kapsadığı bir Türkiye mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz" dedi. 

Cumartesi Anneleri'nin sosyal medya hesabından yapılan 902. hafta açıklaması şöyle: 

Bugün bayram. Hakikat ve adalet arayışımızın 902. haftasına bayramda giriyoruz.

Geleneksel bayramlar; sevinçlerin paylaşıldığı, dostluğun, barışın güçlendiği özel günlerdir. Dünyanın her yerinde bayramların toplumsal bağların, barış ve birliktelik duygularının güçlendirilmesine vesile olması beklenir.

Ayrıca geleneksel bayramlar, ailelerin bir arada olduğu, özlem giderdiği sevinçli günlerdir.

Karadeniz cezaevleri raporu: En temel haklar bile askıya alındı Karadeniz cezaevleri raporu: En temel haklar bile askıya alındı

Hiç şüphe yok ki, bayramlar ancak gökyüzü gibi herkesi kapsadığı zaman bayram olurlar. Yaşadık biliyoruz; bu topraklarda bayramlar herkesi kapsamıyor. Gözaltında kaybedilenlerin aileleri için bayramlar kalbe saplanan paslı bir hançere dönüşüyor.

Geride kalanlar için ziyaret edilecek, başında dertleşip, dua okunabilecek, taşından teselli bulunacak bir mezarın yokluğu bayramlarda daha da derinden hissedilen bir boşluk yaratıyor.

Bu nedenle 23 yıl boyunca yaslarını tutamadığımız evlatlarımızla ölümle yaşam arasındaki sınırın silindiği bir mekana dönüştürdüğümüz Galatasaray’da buluştuk. Antik çağlardan beri masum kanının işareti olan kırmızı karanfillerimizi Galatasaray’a bıraktık. Galatasaray’ı kendimize mezar yeri yaptık.

Ancak Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçişle birlikte karanfillerimizi bırakacağımız Galatasaray bize yasaklandı. Daha önce Cumartesi Anneleri’ni; taleplerinin mutlaka karşılanması gereken yurttaşlar olarak gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı, dört yıldır elimizdeki karanfilere, dilimizdeki meşru taleplerimize ağır polis şiddetini reva görüyor.

Bayram vesilesiyle bir kez daha haykırıyoruz;

Kayıplarımıza bir mezar sözümüzün gereğini yerine getirmekten asla geri durmayacağız. Bayramı mazlumlar için takvimdeki bir yazıdan ibaret hale getirenler bilsin ki, bayramların herkesi kapsadığı bir Türkiye mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

Kaynak: T24