CHP iktidara gelebilir mi?

Abone Ol

Muharrem İnce, CHP Grup Başkanvekili. Gazetecilerle yaptığı sabah kahvaltısında AK Parti hükümetinin dış politikasını eleştiriyor. Eleştirisinin öne çıkan kısmı şu: “Suriye’de şimdi yeni bir Kürdistan daha geliyor...”
CHP Kurultayı’nın gerçekleştiği hafta annemi yitirdiğim için gelişmeleri doğrudan izleyemedim. Sonraki günlerde CHP tabanının tercihlerini değerlendirmeye çalıştım, CHP’li tanıdık ve dostlarımla konuştum.
“CHP’li delege”, bu kez herhangi bir grubun, kliğin etkisi altında kalmadan oyunu kullanmış gibi görünüyor. Bunda Kılıçdaroğlu’nun “benim listem” anlamına gelebilecek bir çıkış yapmamış olmasının da bir rolünün olduğunu söyleyebiliriz.
Belki de, parti meclisine girenlere değil giremeyenlere baktığımız zaman tablo daha net bir şekilde ortaya çıkıyor. Ulusalcı kesimin etkili isimlerinden eski Genel Sekreter Süheyl Batum yedekte kalmış. Nur Serter listeye girememiş. Erdoğan Toprak, çok etkili bir konumda olmasına rağmen zor seçilmiş.
Fikri Sağlar ve Ercan Karakaş ise Kılıçdaroğlu’nun geniş listesinde ve il başkanlarının dar listesinde yer almamalarına rağmen, iyi sayılabilecek oylarla listeyi delmeyi başarmışlar. Benzer şekilde Gürsel Tekin de üst sıralardan listeye girmiş.
“Yeni Parti Meclisi listesi”ne bakarak şu gibi sonuçlara varabiliriz:
1. Baykal ve Sav dönemi bitti. Onların çevresindeki katı milliyetçi/ulusalcı/laik isimler artık destek bulamıyor. 2. Kılıçdaroğlu partinin başına geldiğinde bir “uzlaşma yönetimi” olarak hazırlanmış olan listenin de yerinde yeller esiyor. Süheyl Batum, Nur Serter gibi 28 Şubat dönemini çağrıştıran isimler parti tabanı tarafından tercih edilmiyor. 3. Parti delegeleri, herhangi bir grubun blok listesine itibar etmektense, daha özgür tercihlerde bulunmaya eğilimliler. 4. “Partinin merkezi”ni temsil ediyormuşçasına hareket ederek Tanrıkulu’nun üzerinin çizilmesini isteyen, Hüseyin Aygün’ün Dersim katliamı çıkışını bastırmaya niyetlenen “otoriter devletçi”ler artık neredeyse yoklar.
CHP tabanının, son kurultaydaki tercihleriyle, Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarına, “aşırı milliyetçilikten, aşırı devletçilikten uzaklaşabilme” yönünde bir sinyal gönderdiğini söylemek, herhalde aşırı bir yorum olmaz. Kılıçdaroğlu’nun da büyük oranda böyle bir okuma yaptığını varsayıyorum.
“Değişime açık olma” söylemi, tek başına bir anlam ifade etmiyor. Değişimi somutlaştırmak ve cesur bir şekilde hayata geçirmek gerekiyor. Türkiye’nin koşulları, siyasette risk almanın önem kazandığı bir noktada.
Muharrem İnce şöyle diyor: “Bir Kürt devleti daha kuruluyor. Vay AK Parti’nin haline...” Suriye’yi, Ortadoğu’yu, Kürt meselesini böyle okuyan bir CHP Grup Başkanvekili’yle nereye kadar gidilebilir?
CHP, “geleneksel devletçi iskelet”i atabilmiş değil. Tabanın büyük bir ağırlığı ise bu kez gerçekten daha özgürlükçü mesajlar veriyor. Toplum bir dönüşümden geçerken, CHP tabanı da devletçiliğe daha farklı bir gözle bakmaya başlıyor.
Kılıçdaroğlu ve ekibinin en büyük ihtiyacı cesaret. İnce’lerin devletçi dilinin güçlü olduğu bir CHP, belki kemik bir tabanı bir süre daha koruyabilir ama uzun vadede bir yere varamaz.
Halkçılığın, özgürlükçülüğün, demokrasinin, bireyin, empatinin, kültürel değerlerin tanımını samimi ve inandırıcı bir şekilde yeniden yapabilecek, yerleşik tanımları aşabilecek bir CHP yönetimine ihtiyaç var.
6 ok, 70 yıl öncesinin Türkiye’sinde kaldı. Belki sembolik bir sıçrama tahtası olabilir, ancak pratik ve siyasi olarak oraya çakılıp kalırsanız, hiçbir gelişmeyi açıklayamazsınız. Silivri’deki adaletsizlikleri elbette gündeminize alabilirsiniz, ama Silivri yeni bir yolculuğun “çıkış noktası” olamaz.
Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarının işi zor ama imkânsız değil.
Demokrasi, temel hak ve özgürlükler, adaletli bölüşüm, din ve inanç özgürlüğü, yaşam, gençlik, kadın gibi alanlarda, “yeni sözler”e olan talep ve ihtiyacın hızla görünürlük kazandığı bir dönemdeyiz.
Eğer toplumdaki ihtiyaçlarla daha gerçek bir örtüşme sağlanabilirse, bir iktidar vizyonu söz konusu olabilir.

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }