Cehennem!

Abone Ol

“Sevk edilen 5 mahkum yanarak öldü!”

“Ring” denilen, kamyondan bozma ilkel sevk otobüsü cayır cayır yandı, askerler, görevli subay oturup beş insanın yanarak kül olmasını beklediler.

“Kapı açılmamış” mış!

Gece yarısı baskına gittiklerinde evlerin kilitli kapılarını bir saniyede açabilenler bir otobüs kapısını açamamışlar.

Nasıl bir kapı, nasıl bir kilitmiş bu acaba?

Diyelim kilit bozuldu, ellerindeki otomatik silahlarla o kilidi iki saniyede tuz buz edebilirlerdi değil mi?

Etmediler!

O silahları insanları ÖLDÜRMEK için taşıyorlar, KURTARMAK için değil.

O ülkede kendilerine cennet yaratanlar halkın yaşamını cehenneme çevirdiler. Dağlar yanıyor, doğal güzellikler imha ediliyor, nehirler dereler zehir akıyor, köyler, dağlar bombalanıyor, bebeler bomba silah sesleriyle, ölenlere yakılan ağıtlarla büyüyorlar…

Kapıyı açamamışlar…

Ne kadar sürmüş o ilkel otobüsün yanma işlemi?

İki saniyede mi yanmış?

Ne biçim kilitmiş bu askerin subayın beynine vurulmuş?

Ne biçim insanlarmış onlar?

Nasıl oturup seyredebilmişler?

Çıldırmamak, sövmemek elde değil!

Sevk otobüsleri arızalı, İmralı’ya avukat götüren gemileri hep arızalı!

Gerçekte beyinleri arızalı, bunu anlamak gerekir artık.

Avrupa’da böyle bir yangın sırasında en fazla on dakika içinde oraya yığılır helikopterler, kurtarma araçları. Orada saatlerce yanıyor insanlar, askerler, subaylar “Kapı açılmadı” diyerek işin içinden sıyrılıyorlar.

Sonra gidiyor Tayyip bey Arap dünyasında “Sultan” oluyor.

Yakışır o gericiliğe o sultanlık.

İnsanlar “Savaşı durdurun” diye haykırıyorlar, onlar “Daha fazla öldüreceğiz” diye bağırıyorlar. Kışlalarda öldürülüyor askerler, “Kendini sırtından vurdu” türünden açıklamalar yapıyor, intihar öyküleri uyduruyorlar.

Cezaevlerinde insanlar çürüyor birer birer, “Tehlikeli” diye hastanelere götürülmüyor bu insanlar!

Cezaevinden bir başka cezaevine elleri ayaklı kelepçeli götürülen insanlar, insan onuruna uygun araçlarla değil, yanınca kapısı açılamayan otobüslerle sevk ediliyorlar.

“Kapı açılmadı!”

Sizin yürekleriniz insanlığa kapalı, beyinleriniz kilitli efendiler!

Sizin cennetiniz başkalarına yarattığınız cehennemler üzerinde kurulu!

O yanan insanların bileklerine, ayaklarına taktığınız zincirler sizin insanlığınıza vurulmuş gerçekte, anlamak istemiyorsunuz bunu bir türlü.

Ve sen ey o ülkenin tüm halkı, hangi milliyetten olduğunun ne önemi var, yakılan senin bir parçan ama nedense sizler hala sizleri yakıp kül edenlere din ve iman yaftalı güller sunuyorsunuz!

Daha önce dört bin köy yakılıp kül edilirken de sesiniz çıkmamıştı zaten. Çünkü alev evinizin kapısında değildi.

BARIŞ isteyenleri yok edeceklerini açıkça söyleyenlere hala arka çıkıyorsunuz!

Ne biçim bir halksın sen böyle, ey köle güruhu!

İstenildiğinde ama gerçekten beyinden istenildiğinde o ülkenin bir günde cennet olabileceğini anlayamadınız mı hala? O ülkeyi cehenneme çevirenlerin ateşi yarın sizin kapınıza da gelecek ve o zaman sizleri kurtaracak hiçbir güç olmayacak, anlayamıyor musunuz bunu?

O devletin cinayet şebekeleri, o şebekeleri yönlendirenler sayfalar dolusu itiraflarla insanları nasıl katlettiklerini, nasıl toplu mezarlara gömdüklerini açıklıyorlar, ama sizler hala “Sultanım çok yaşa” diye bağırıyorsanız yakışır o cehennem hepinize.

Beş insan cayır cayır yandı!

Kimsenin umurunda değil!

Sövsen ne sövmesen ne?

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }