BÜYÜK meclisin KÜÇÜK vekilleri

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta Ermenistan’da bütçe komisyonunun 2012 bütçesini görüştüğü sırada vekillerin ipad’lerinden bilgisayar oyunu oynaması Ermenistan Başbakanı Tigran Sargsyan’ın Çarşamba günü yaptığı basın toplantısının da ana konusu idi. Vekiller hakkında disiplin cezası verilmesinin gündeme gelmesi bekleniyor.

 

Bu komşunun KÜÇÜK parlamentosunda olanlar. Bir de geçen hafta Türkiye’nin BÜYÜK meclisinde tartışılan bir konuya bakalım.

 

CHP ve MHP'li milletvekilleri, Fener Rum Patriği Bartholomeos'un İstanbul Florya'daki Atatürk Köşkü'ndeki yemek sırasında ayin yapıldığı iddiasını Genel Kurul'a taşıdı.

 

Göreve gelişinin 20. yılı vesilesi ile Fener Rum Patriği Batholomeos’un düzenlediği yemekte Van için dua edildi. Ardından da kendisinin göreve gelişinin 20. Yılı vesilesiyle bestelenen ilahi makamlı şarkı söylendi.


İşte bu etkinliğin bazı muhabirler tarafından haber yapılmasıyla birlikte Fener Rum Patriği yine eleştiri oklarının gösterdiği yerdeydi. Bir gazete “Atatürk afişi altında ayin yaptılar” dedi bir diğeri “Atatürk Köşkü’nde Patrik kutlama yaptı”.


Tüm bunlar olurken Başbakan Erdoğan kardeşlik mesajları veriyordu Van için. Bir yandan da CHP’li vekiller kendi partilerinin iktidarda olduğu zaman yaşanmış Dersim katliamı ile ilgili özeleştiri veren milletvekillerini suçlamakla meşguldü.


MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural’ın sözleri ise daha bir nefret içerir nitelikte “Atatürk Köşkünü Papaz evine çevirdiniz!”

Şimdi aklıma öyle şeyler geliyor ki bu konuda…


Meclisteki milletvekillerinin konuşurken biraz bile düşünmediklerini görür olduk…


Birincisi her okula Atatürk resmi asmayı kural gören bu devlette Ermeni okullarında da Rum okullarında da Yahudi okullarında da din dersi yapıldığı sırada sınıfın tam anlındaki duvarda Atatürk’ün olduğunu düşünürsek ne kadar saçma değil mi bu söylenenler?


Öte yandan kiliselerimizin kabul salonlarında da “konulması önerilen” Atatürk fotoğrafını koymamız istenirken (koymaz iseniz başınıza iş gelir? sözlerini ben bile hatırlıyorum. Sene 98.) acaba milletvekillerinin aklında ne vardı?


O kabul salonlarında ölülerimiz için ölümünün 40. günde dua ediyoruz. Yıldönümünde anma duası yapıyoruz.


Biraz olsun düşünüp, araştırıp bakamadılar mı Lozan’la gelen haklarla Ermeni okullarında kendi dininde ve dilinde eğitim veriliyor. Dolayısı ile bu sınıflarda Hristiyanlık da öğretiliyor Ermenice de Rumca da İngilizce de Türkçe de Fransızca da.

 

Öyle bir konu ki bu neresinden tutarsanız elinizde kalır…


Diyelim tamam Atatürk fotoğrafı altında herhangi bir ayin yapılması istenmiyor bu vekillerce. O zaman Diyanet İşleri ne yapıyor bu ülkede. Ramazanda ve belediyelerin düzenlediği iftar yemeklerinde koca koca salonlarda bu fotoğraf altında dua etmiyor mu imamlar?…

 

Camilerde Atatürk fotoğrafı yok kiliselerde de. Ama bu sizin Atatürk fotoğrafı olan herhangi bir yerde dua edemeyeceğiniz anlamına gelmiyor ki.

 

Patrik Bartholomeos’un geçtiğimiz yıl CBS Televizyonuna verdiği röportajda “Bazen kendimi haça gerilmiş hissediyorum” sözlerini hatırlar gibiyim. Haklılık payını şimdi daha iyi anlıyorum…

 

Ama böylelerine en iyi cevap yine Atatürk’ten gelir, buyrun:


“Her birey, istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine özel siyasi bir düşünceye sahip olmak, mensup olduğu bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve özgürlüğüne sahiptir. Kimsenin düşüncesine ve vicdanına hakim olunamaz. Vicdan özgürlüğü mutlak ve saldırılamazdır. Bireyin doğal haklarının en önemlisi olarak tanınmalıdır.”

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }