HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, CHP İstanbul milletvekili Gürsel Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” sözlerinin ardından Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı kanadından gelen açıklamalara tepki gösterdi. Buldan, HDP üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin “Hiç kimse HDP üzerinden siyaset yapmasın. HDP’yi siyasi malzeme haline getirmesin. Herkes haddini bilsin. HDP’yi ağzına alırken bin kere düşünsün” açıklamasını yaptı.

HDP Kadın Meclisi, yeni dönem politikalarını belirlemek üzere parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Kadın Meclisi toplantısının açılışında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

Buldan, CHP’li Tekin’in “HDP’ye bakanlık verilebilir” sözlerinin ardından başlayan tartışmayla ilişkin şunları söyledi: “Önümüzdeki seçimler için siyaset alanında tartışmalar yürütülüyor ve bazı hesaplar yapılıyor. Buradan çok net olarak şunu söylemek isterim. Kadınların dâhil olmadığı hiçbir hesap tutmaz, tutmayacaktır. Kadın mücadelesini büyütmek üzerine kurulu olan ve bir kadın partisi olan HDP fikriyatıyla bu konuda açık tutum aldığımızı herkes bilsin. Cumhur İttifakı da bilsin Millet İttifakı da. Hiç kimse HDP üzerinden siyaset yapmasın. HDP’yi siyasi malzeme haline getirmesin. Herkes haddini bilsin. HDP’yi ağzına alırken bin kere düşünsün.” 

"BİZLER VAR OLANIN TEMSİL GÜCÜYÜZ"

 “Bizim temel meselemiz iktidarın sahiplerinin kim olacağı meselesi değil, çökmüş düzenin bir an önce değiştirilmesidir” diyen Buldan “Açıkça ifade etmek gerekirse sistemin yüzyıllık hatalarıyla, tarihsel inkârla yüzleşme cesareti gösteremeyen, demokratik muhalefetin tamamıyla ortaklaşma cesareti ve iradesi göstermeyen hiçbir anlayış, çözüm gücü olamaz! Gelecek vaat edemez! Bizler kadınlar olarak, HDP olarak eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik bir geleceğin kurucu gücüyüz. Bizler var olanın temsil gücüyüz. İnkâr, ötekileştirme ve dışlama üzerine kurulu olan anlayışların tamamını buradan bir kez daha reddettiğimiz özellikle ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.

BULDAN'DAN SEMRA GÜZEL TEPKİSİ

Buldan, geçtiğimiz günlerde İstanbul’da gözaltına alınan HDP Diyarbakır Milletvekili Semra Güzel’in kameralar önünde başının zorla eğdirilmeye çalışılmasına tepki gösterdi. Buldan, şunları söyledi:

“Buradan kendilerine bir kez de ben ifade edeyim. Semra Güzel halkımızın ve kadınların iradesidir. O iradeye boyun eğdirmek hiç kimsenin hele ki, gırtlağına kadar suça bulaşmış olanların hiç harcı değildir, olamaz da! Boyun eğdirmeye çalıştıkları kadınlar alnı ak, başı dik bir şekilde yürümeye devam edecektir. Buradan bir kez daha Semra Güzel arkadaşımıza Kadın Meclisimiz adına sevgi ve saygılarımızı gönderiyoruz.”

"Utanmasını bilselerdi şayet kendi başlarını saklayacak yer ararlardı"
 “Bugün bizlere baş eğdirmeye kalkışanlar bu ülkenin başına gelmiş en büyük felakettir” diyen Buldan, konuşmasına şöyle devam etti: “Utanmasını bilselerdi şayet kendi başlarını saklayacak yer ararlardı. Nitekim ortaya koydukları ülke gerçekliği tam olarak bir enkazdır. İçler acısı bir enkaz. Hukuka sırtını dönmüş, çözüm imkânını elinin tersiyle itmiş, başlattığı tecrit politikası ile ülkenin tamamını tecrit altında tutmayı bir sistem olarak benimsemiş bu iktidarın bu ülkenin yararına bir faaliyet yürütmesi elbette imkânsızdır. Kurdukları kirli düzen içerisinde türlü suç ortaklıkları ile ülkeyi yağma alanına dönüştürdüler. Ulus ötesi şirketleri, beşli çeteleri, bürokratları, hiçbir suçu kovuşturmayan yargısı, kirli medya odaklarıyla tam bir batak düzeni kurdular. 

Batak düzenlerini organize yolsuzluk, organize hırsızlıkla kurdular. Dertleri bu ülkenin nasıl yönetileceği değil bu ülkenin nasıl soyulacağıdır. Nitekim yaptıkları da ortadadır. Ülkeyi değil, organize yolsuzluklarını, soygun düzenlerini yönetiyorlar. Sarayın içerisinden inanılmaz büyüklükte rüşvet ve yolsuzluklarla talan vuruluyor. Bu suçlar gün be gün belgeleri ve kanıtları ile ifşa oluyor. Saraydakinden ise çıt çıkmıyor. Çıkmış hakkını demokratik bir biçimde arayan öğretmenlere, işçilere, kadınlara saldırmayı bir hak olarak önlerine koymuş ve saldırıyorlar. Bu ülkenin demokrasisinde önemli bir yeri olan öğretmenlere ağza alınmayacak laflar söylemeyi kendilerine bir görev olarak görüyorlar. “

Kılıçdaroğlu: ABD'ye gideceğim, ama icazet almaya değil Kılıçdaroğlu: ABD'ye gideceğim, ama icazet almaya değil