"Ne ABD'nin ne de başka bir ülkenin Türkiye'nin yargılamasıyla ilgili söz söylemeye hakkı yoktur. Onlar kendi işine baksınlar" ifadelerini kullanan Bozdağ, "Hakimler ve mahkemeler kimseden emir ve talimat almazlar, kimsenin tavsiye veya telkinine göre de karar vermezler" dedi.

Davada verilen kararlara tepkiler gelmesi üzerine Twitter'dan da açıklama yapan Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yargımıza hakaret ve tehdit içeren beyanlarla saldıranları kınıyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yargımıza kimsenin dil uzatması ve tehdit etmesi hakkı da değildir, haddi de değildir. Bu, acizlik ve milli irade hazımsızlığıdır.  Sayın Cumhurbaşkanımız yaptığı mücadele ile nice parmak sallayana, nice and içene, nice had bildirmeye cüret eden kendini bilmeze, sandıkta haddini bildirmiştir. Cumhurbaşkanımız, nice tuzakları aşmış, nice hesapları bozmuş, nice sınavları geçmiştir. Milletimiz ve tarih şahittir.

Hakimler ve mahkemeler kimseden emir ve talimat almazlar, kimsenin tavsiye veya telkinine göre de karar vermezler.

Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun vicdani kanaatlerine göre karar verirler.

Beklentiye göre karar verdiği zaman “Ankara’da hakimler ve mahkemeler var” demek, beklentiye göre karar verilmediğinde “Hakimleri ve mahkemeleri suçlamak”, kararları, beklentiye uygunluğa ya da siyasi taraftarlığa göre değerlendirmek, hukuk devleti ile bağdaşmaz. Türkiye bir hukuk devletidir. Hiç kimse kendini mahkeme veya hakim yerine koymamalıdır.

İstediği gibi karar çıkmadığında mahkemeleri “Kurgulanmış mahkeme”, verilen kararları da “Talimatla verilmiş kararlar” olarak nitelemek, hakimlere ve yargıya açık bir hakarettir. Görülmekte olan bir dava üzerinden yargıyı, hakim ve savcıları, hedef alanları, hakaret ve tehdit edenleri kınıyorum."

1650980171332-screenshot-1

NE OLMUŞTU?

Gezi Davası'nda mahkeme iş insanı Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis; Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve Yiğit Ali Emekçi'ye 18’er yıl hapis cezası vermiş; karar yurt içi ve yurt dışında tepkiye yol açmıştı.

Dava, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin (AK Bakanlar Komitesi), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamadığı gerekçesiyle Türkiye için yaptırım prosedürünü başlatmasına yol açmıştı.