Bizde toprak da var, su da!

Abone Ol

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Katar’ın başkenti Doha’da Türk-Katar İş Forumu’na katıldı. Erdoğan, Katar Veliaht Prensi Şeyh Casim Bin Abdülaziz El Tani’ye Kuran hediye etti. Prens de Erdoğan’a gemi maketi hediye etti.

Ne var bunda, diyebilirsiniz.

Gerçekten bir şey yok. Her resmi ziyarette olan biten, normal şeyler…

Başbakan Erdoğan, Katar’da Türk -Katar İş Forumu’nda konuştu da.

Böylesi bir toplantıya katılan Başbakan elbette konuşur, konuşmalı da. Fakat konuşmasının içeriği bizim için önemli, hem de çok önemli.

Erdoğan konuşmasında, Katarlı iş adamlarını “bizde toprak da var, su da” sözleriyle yatırıma davet etti. “El ele verirsek başaramayacağımız iş yoktur. Bizde 780 bin kilometrekaresiyle toprak var, su var. Bunun yanında teknoloji var. Geleceğe yönelik çok bereketli adımlar atabiliriz. Yeter ki birbirimize inanalım. Geçmişin dedikodularını, olumsuz kampanyalarını ayaklarımızın altına alalım” dedi.

Evet, doğru. Türkiye’de toprak da var su da…

Ancak bir şey eksik!

Çünkü, toprağı ve suyu olan Türkiye, kurbanlığını bu yıl ithal etti. Sadece kurbanlığını değil etini de dışarıdan satın alıyor. Hayvancılıkta uygulanan yanlış politikalarla hayvancılığımızı nasıl yok ettiğimizi Mısır’daki sağır sultan bile duydu, biliyor.

“Toprağı da var, suyu da” var olan tarım ülkesi Türkiye 2011 yılında 1 milyon ton buğday ithal edecek.

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğü’nce Kullanılmak Üzere Buğday İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre TMO’ya 31 Aralık 2011 tarihine kadar 1 milyon ton buğday ve mahsulün gümrük vergisi ödemeden ithal edebilmesi için tarife kontenjanı verildi. Tarife kontenjanı çerçevesinde yapılacak ithalatta ise İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde söz konusu madde için tespit edilen gümrük vergisi uygulanacak.

Bu karar kapsamında yapılacak ithalat için Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca ithal lisansı düzenlenecek. Düzenlenecek ithal lisansları 31 Aralık 2011 tarihine kadar geçerli olacak. Bu karar kapsamında ithal edilecek maddelere ilişkin serbest dolaşıma giriş beyannamelerinin, ithal lisansının geçerlilik süresi içinde tescil edilmiş olması gerekecek…

“Toprağı da var suyu da” olan Türkiye’de tarım ve gıdasının iki önemli-ana karesinin fotoğrafı bunlar.

Acaba Başbakan biz bu kadar toprağa ve suya sahip ülkeyiz, ancak, ithalatçıyız mı demek istedi? Yoksa nasılsa ithalatçı olduğumuzu bilmezler mi diye düşündü bilinmez, ancak Başbakanın bu konuşması bize Mahmut Tuncer’in yorumladığı bir türkünün sözlerini ve telkinini hatırlattı.

Türkünün sözlerini hatırlayalım:

“Bakkal amca, bakkal amca,  unun var mı?

-Var, var.

Şekerin var mı?

-Var, var.

Suyun var mı?

Var, Var.

Ne duruyorsun?

Helva yapsana, helva yapsana!”

Evet, başbakan ve bakanlarının uyguladığı politikalar sonucunda elin hayvanlarını ve buğdayını ülkemize buyur ettiğimiz yetmiyormuş gibi şimdi de petrodolar zengini, toprak ve gıda fakiri olan bu nedenle dünyanın çeşitli ülkelerinden toprak kiralayan Katar’ı topraklarımıza alenen buyur etti.

Yukarıdaki hayvancılık ve buğday örneği kendimize yeterlilikten çıkarıldığımızın açık kanıtı olarak orta yerde duruyor.

Toprak ve suyumuzu koruduğumuzda kendimize yeterliliği yeniden yakalayabiliriz. Ancak iyi okumamız lazım. Başbakanın çağrısı bunun bir adım daha ilerisi.

Bu buyur, sizi (hepimizi) ne kadar ilgilendiriyor?

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }