İyi bilirsiniz Matmazel, buraya Ortadoğu derler. Burası tarihin başladığı, uygarlığın doğduğu, Allah’ın kelamının insanlara ulaştığı ilk yerdir. İlk insan burada yeryüzüne indi Matmazel, ilk buğday başakları burada boy verdi, ilk aletler burada yapıldı.
Hz. Adem ile Havva burada buluştu, Hz. İbrahim Yaradana buradan vardı, Hz Musa burada RAB’le konuştu, Hz İsa buradan gökyüzüne çıktı, Hz Muhammed Kur’an mucizesine bu topraklarda vardı.
Burası Matmazel, tarihte olduğu gibi bugünde dünyanın merkezidir. Yalnız bunu fark ettiğiniz günden beri burada hayatın adı savaş oldu maalesef. Burada ”pis gerçekler canım teorileri” yok ediyor, güzel düşler reel politika karşısında kayboluyor Matmazel.
Önce topraklarımızı böldünüz, sonra zihinlerimizi Matmazel. Bir devletin topraklarını yirmi üç parçaya, tek bir kimliği yirmi üç kimliğe dönüştürmenin başarısı biliniz ki sizlerindir.
Sevinin, bu toprakları korkunç bir mücadelenin, bitmez bir düşmanlığın adresi yapmanın onuru sizlere aittir. Topraklarımızı cetvelle çizmenin mükafatını siz, ceremesini de biz çekiyoruz, biz çekeceğiz Matmazel.
Şimdi biz savaşıyor siz kazanıyorsunuz Matmazel. Biz savaştıkça da siz kazanmaya devam edeceksiniz. Bizim ölümümüz ve öldürmemiz sizin karınız olacak.
Üzerimize düşen bombalar, yüreklerimizde patlayan mermiler, evlerimizi yıkan tanklar hesaplarınıza kar olarak geçecek.
Burada hayat sizin kurgularınız karşısında hep kaybediyor, hep kan ve gözyaşından ibaret kalıyor Matmazel. Görmeniz gerekiyor, irademize koyduğunuz ipotek varlığımızı yok ediyor işte.
Evet, ilk cinayeti ilk günahı bu topraklarda Kabil’in işlediği doğrudur. Evet, hala geleneksel toplumsal aidiyetlerden kendini kurtaramamanın hatası bu topraklarda yaşayanlardadır. Evet, devleti kutsal, bireyi hiçleştiren anlayış buradadır. Evet, devleti güçlendirip sivil toplumu zayıflatmanın sonucu olarak bugün Ortadoğu rejimleri güçlü ama devletleri zayıftır.
Ama hayır, bin kere hayır Matmazel, bu topraklarda son yüzyılda yaşanan katliamların, savaşların nedeni Ortadoğu halklarının geriliğinden kaynaklanmıyor. Biz Ortadoğu halklarının çatışmasından siz kendinize hayat kuruyorsunuz. Bizim kanlarımız size hayat veriyor Matmazel.
Bu savaşlar bu katliamlar Matmazel, sizin mavi gözlü sarı saçlı bebeklerinizin geleceği, dünyayı dolaşmaya çıkan ihtiyar delikanlılarınızın gezileri ve sokaklarında şen şakrak dolaşan gençlerinizin refahı için kurguladığınız çıkar politikalarından kaynaklanıyor. İlk dönemlerde bizzat sizin sonradan sizden cesaret alanların, sizin körlüğünüzden yol bulanların, sizin Truva Atı rolü verdiklerinizin akılsız çabalarıyla gerçekleşiyor.
Topraklarımıza ilginiz büyük komutanınız Napolyon’un Mısır’ı işgaliyle başladı. 1914-1922 yılları arasında topraklarımızda istediğiniz şekilde sınırlar çizdiniz. Suriye-Lübnan sınırını Fransızlar,”icat edilmiş” ülkeler Irak ve Ürdün’ü ise İngiliz siyasetçiler, Arabistan ve Kuveyt arasını ise komik olacak ama İngiliz memurları belirledi.
Toplumsal mücadelenin ürünü olmayan bu devletlerin bağımlılığını devletin inşa sürecinde oluşturduğunuz ve desteklediğiniz yönetici sınıf, beslediğiniz işbirlikçi burjuvazi aracılığıyla sağladınız. Sömürüye dayalı kurduğunuz düzene Mısır’da başkaldıran Cemal Abdül Nasır’ı, Irak’ta karşı çıkan Abdülkerim Kasım’ı çeşitli oyunlarla devirerek bağımlılığın sürmesini sağladınız.
İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra da Amerika’yı yanınıza alarak Ortadoğu’da Yahudiler için güvenli bir ülke oluşturmanın hayaline kapıldınız. İsrail’in şiddetiyle İslam dünyasını kontrol altına alma çabasında oldunuz. Filistinlilere hayatı cehennem kılarak özelinde Araplara genelinde İslam dünyasına ders vermeye kalkıştınız. Arap ülkelerinin zayıflığından faydalanarak Filistinlilerin yaşadıklarını İsrail’in güvenlik endişelerine kurban ettiniz.
Hafızalarınızın zayıf olduğunu sanmıyoruz Matmazel ama eğer İsrailli dostlarınız unutmuşsa lütfen hatırlatınız. Geçen hafta bir gemide saldırdıkları masum insanların ataları 1492’de bir gemi ile İspanya’dan kaçan İsraillilerin Yahudi atalarına kucak açmışlardı.
Ve yine hatırlatmakta fayda olacak Matmazel, İsrail kurulduğunda ilk tanıyan ülke Türkiye olmuştu. İsrail yönetimi kendisini ilk tanıyan ülkenin İsrail’in son savaştığı ülke olmasını istemiyorsa Ortadoğu’da sadece Türkiye’nin değil insanlığın sesine kulak vermeli ve Siyonist ideallere insan vicdanını feda etmeyi bırakmalı.