Ben Şahsen Suriyeli Dilencileri Kutluyorum

Resmi rakamlara göre Türkiye'de 3 milyon civarında Suriyeli var, muhtemelen bu sayı verilen rakamın daha da üstündedir.
Yine resmi rakamlara göre Türkiye'de bir yılda işlenmiş olan suç oranının % 1,32si bu üç milyonluk nüfusa, savaş mağdurlarına, sığınmacılara ait!

Yani Türkiye nüfusunu 80 milyon saysak halihazırdaki 77 milyonluk vatandaş zaten bir yıllık suçun % 98,68'ini işliyor!
(Tabi yeryüzünün en büyük yalancısı olan devletlerin suç tanımlamaları da enteresan oluyor, hele hele yeryüzünün en yalancı devletinin suç tanımlamaları son derece absürttür, zira en büyük suç devlet ve iktidar karşıtı fikir beyan etmek oluyor her daim... neyse...)

Bu devletin yoğun çabaları ile de IŞİD denen organize terör örgütü Suriye'yi tarumar etti, bu arada büyük devlet Türkiye'de IŞİD'e sempati oranı % 35lerde..
Oysa dün birlikte denize falan giriyordunuz, mutlu mesut, sınırdaki mayınların temizlenmesi ne içinmiş çoktan aşikar oldu!

Şimdi bu Suriyeliler Türkiye'ye öyle böyle geldi, onların çok az bir kısmı kamplara yerleştirildi, geriye kalan büyük çoğunluk olduğu gibi var olan sosyal dokunun içine difüzyon etti, bu bir fizik kuralıdır!

Avrupalardan milyar Euro paralar alındı, cukka mı edildi bilemiyorum ama o paralar birkaç yüz binlik mülteci kamplarında tüketilmiş olamaz, bu kesin!
Bu mültecilerin hepsi doğrudan devletin en yetkili ağzı tarafından bir şantaj aracı olarak kullanıldı, Avrupa tehdit edildi, ''bak salarım ha'' denildi, sonra dönüldü, ''bizim kadar kardeş müslümanları bağrına basan var mı yerin yüzünde'' denildi... ve saire...

Çoğumuz Suriyelileri dilenci olarak görüyoruz yollarda, sokaklarda!
(Ben şahsen Suriyeli dilencileri kutluyorum, en onurlu tavır onlarınkidir tillahi...)

Ama bu, buz dağının görünen yüzüdür!
Derinlerde olan gerçeklik ise daha derin;
Bu mülteciler çoluk çocuk Türkiye için çalışıyor, ekserisi merdiven altı atölyelerde karın tokluğuna çalışıyor, (yerli ve milli uçak, tank zırvaları üretiyormuşuz ya, onların da ciddi bir katkısı var) yahut tarlalarda falan, ülke ekonomisine kayıt dışı olan bir değer katıyorlar! (bu, bizzat hükümet ağızlarının açıkladığı bir gerçekliktir, hani haberiniz olsun...)
Tabi bunların emeklerinin karşılığının nasıl ödendiğini, yahut ödenip ödenmediğini gidin yine onlara sorun!
(Atölyesinde çalıştırdığı işçilerin neredeyse tamamı Suriyeli olan bir patron tanıyorum, daha üç gün önce Umreye gitti, Allah kabul etsin...)
...
Mülk Allah'ındır ya, Elhamdülillah!
Suriyelilerin orun orun sığındığı her sokakta ev kiraları en az yarısı kadar katlandı!
Dahi kümesler bile lüks daire fiyatına kiralandı, hem de kişi başına!
Mülk Allah'ındır ya, ondan!
...
Tabi bir de fuhuş sektörüne katkı yaptılar, bu sektöre yeni yüzler kattılar zavallı mülteciler, vizite fiyatları en az yarı yarıya indi!
Tabi her köhne, karanlık ve ücra mekan seks için birebir!

Öbür yandan dini bütün bu toplum için muazzam bir kapı daha aralandı, çocuk gelinler!
E tabi bu da Allah'ın bir emri, savaş mehli sahipsiz ve kimsesiz kız çocuklarına sahip çıkıyorlar yerli müslümanlar, helaldir ama!
(Ha bir de ara ara genç ve güzel bir Suriyeli kadına evlenmek vaadiyle kandığını, sonra düğün gecesi dımdızlak ortada kaldığını iddia edip emniyete sığınan sığırlar da var... tebrik ediyorum o sahte gelinleri! )

Ne kalıyor geriye?
Gerçeklik ortada iken denize donla giren, parklara çöpler bırakan Suriyeliler mi rahatsız ediyor bu laik ve dini bütün toplumu!
Temizlik imandan gelir diyen ama her yanını, dahi boğazlarını bok götüren bu gerçekliğimiz Suriyelilerden daha mı temiz?

Onların muhteşem bir sosyal dokuları, eşsiz bir ahlakları vardı da Suriyeliler mi bozdu?
Yoksa devletin AB yardımları ile Suriyelilere ödediği para mı zorlarına gidiyor?
Yoksa yerli malların, açlık sınırının bile altında maaş alan devletsevicilerinin emeğinin değerini çok mu düşürdü Suriyeliler?

Yoksa Mehmet Suriye'de ''şehit'' olurken Suri bir delikanlı o müthiş yerli kadına laf attığı için mi iğrençtir, nefretin hedefidir? (suç oranlarına bakmalıyız)...

Suri birisi Arabic harflerle bir kağıda okkalı küfürler yazıp cami içine atsa o kağıdı üç kere öpüp alnına sürecek bir gerçeklikle karşı karşıyayız Elhamdülillah!

Ha Suriyelilerden ne farkımız var?
İnanın devede kulak bile değil!
Bu gerçekliği yarın bu ''büyük devlet'' açık bir savaşa girip de ''demokrasiyi ülkesine davet ettiğinde'' göreceğiz!

Hönkürmeyin belengazlar, biraz insan olmaya uğraşın, biraz vicdan sahibi olmaya çabalayın, biraz düşünün ve hissedin, bu bile yeter!

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >