Baharın Ayağına Gittim

Abone Ol

İnanır mısınız Güney İtalya'da tek bir tane bile tatil 'sitesi' yok. Adamlar rant işini bilmiyor.

* Aşkın Nur Yengi’nin malum şarkısındaki yalancı bahar benzeri ilkbahar bir türlü memleket sınırlarının içine girmeyince ben ilkbaharın peşine düştüm. İtalya’nın güneyinde bir adada, Capri’de yakaladım kuyruğundan. Çantaya atıp getireceğim memlekete… 

* Güneydoğuda çok garip şeyler oluyor. Bahsine varım dün Mardin’de halkın omuzları üzerinde polisten kaçırılan protesto çadırı gibisi dünyada görülmemiştir. 

* Capri’de hayat 1960’lara demir atmış gibi… O yıllarda adaya yerleşenler yaşlanmış, yapılan binalar yaşlanmış, işe başlayan garsonlar yaşlanmış. Ada bayağı yaşlı gözüküyor. 

* Şafak Pavey bu dönem Meclis’in yıldızı olur mu olur… 

* Dün gece Capri’nin ünlü bir gece kulübüne gittik. Sahnede bir rock grubu vardı. Geceyarısına doğru etraftaki kravatlı amcalar ayağa, kadınlar masanın üzerine çıkıp dans etmeye başladılar. Aramızdan biri “Bir zamanların Şaziye’si gibi” dedi. Sahi yahu bir zamanlar Şaziye diye bir yer vardı İstanbul’da ne oldu ona? Hay bin Kenan Doğulu… 

* Dolandırıcının teki Ahmet Bayer’in annesini dolandırmış. Geçen yıl da Ahmet Bayer’in kız arkadaşının intiharını gazetelerden okumuştuk. Daha önce boşandığı haberlerini okumuştuk, öncesinde malum kazayı… Biraz fazla mı felaket dolaşıyor Ahmet Bey’in başında? 

* Fikret Kızılok’un Süleyman Demirel için yaptığı ‘Süleyman hep başbakan’ diye bir şarkısı vardı. Rahmetli yaşasaydı sanırım ‘Bu başbakan hep mağdur’ diye bir şarkı yapardı. Olaylar nasıl gelişirse gelişsin sonuçta Başbakan’ın mağdur olduğu bir çağda yaşıyoruz. 

* Şu aralar ya Mehmet Barlas çaktırmadan tatlı tatlı Başbakan’ı eleştiriyor ya da bana öyle geliyor. 

* Capri’de gece kulübünün çıkışında 50’li yaşlarda iki paparazzi ellerinde fotoğraf makineleri ile kapıda bekliyordu. La Dolce Vita’dan bir sahne gibiydi. Allah bilir köşede Vespa’ları da vardı… 

* Muhtar Kent yeni Kemal Derviş. 

* ‘Türban pornosu’ diye bir şey sanırım sadece bizim ülkemizde olur. 

* Laik belediye yolsuzluk yapmaz değil mi? Yemin et! 

* Tuna Kiremitçi ilk filmini çektikten sonra yönetmenlik gazına kendini fena kaptırıp,
roman yazmayı bıraktığını açıklamıştı. Film tutmayınca edebiyata geri döndü. Keşke sadece edebiyata dönseydi, anladığımız kadarıyla ulusalcı damardan siyasete de heves ediyor. “Artık Atatürk Cumhuriyeti’nde yaşamıyoruz” demiş. ‘Laik korku’ her zaman satar değil mi? 

*Türkiye ikiye ayrılır: Acun’a ‘abi’ diyenler, Acun’un ‘abi’ dedikleri. 

* Nedim Şener tutuklandıktan sonra ne kadar çok ayrı davadan yargılandığını bir kez daha anladık. 

* Başörtülü komünistler başımızın tacıdır! 

* Bir İtalyan makarnası ile Türk makarnası arasındaki ana fark sanırım pişirme süreleri. Biz makarnayı o kadar çok pişiriyoruz ki aslında makarna değil hamur topağı yiyoruz. İtalyanlar ise neredeyse hiç pişirmiyorlar. 

*Basınımızda her hafta yeni bir proje kitabıyla gazetelerde yer almayı başaran bir yazarımız var. Hayat ona güzel valla.. 

* İnanır mısınız Güney İtalya’da tek bir tane bile tatil ‘sitesi’ yok. Adamlar rant işini bilmiyor.
Şahan Twitter’da fena patlamış. Hüseyin Avni Danyal’a düz gitmiş… Şahan’a bir dost tavsiyesi: ‘Don’t drink and tweet’. Yeri gelmişken böyle bir app. olduğunu biliyor muydunuz. Telefona indiriyorsunuz ve belli bir saatin sonrasında, önceden belirlediğiniz numaraları aramanızı engelliyor. Medeni ilişkileri koruması adına faydalı bir eser. 

* Adamlar oy pusulasını 12 milyon liraya basmak için ihaleyi almışlar daha sonra 1 milyona basmaya da razı olmuşlar. Bir de 11 milyonu kurtardık diye seviniyoruz. Yahu bu adamları yargılamayıp da kimi yargılayacaksınız? 

* Hintli zenginlerin İstanbul’da görgüsüz düğün yapmalarını anlıyorum ama İstanbul’da illa Hint düğünü yapma ısrarını anlamıyorum. Oysa “Ben Hindistan’da köyümü özledim” diye bir kına gecesi yapsalar fena mı olurdu? 

* Benim kamyoncum iyidir! 

* Altın Kelebek nedense hep aynı isimlere konuyor. 

* Yunanistan’daki uzun öğleden sonrası yemek geleneği İtalya’da da var. Sahil restoranlarında neredeyse tüm öğleden sonrayı kaplayan yemek yeme alışkanlığı var. Bizde nedense bir türlü bunları göremiyoruz. Oysa Bodrum’da, Çeşme’de böyle birkaç mekân açılsa patlama yapacağına eminim. 

* Hey garson herkese benden limoncello! 



Türkiye’ye bahar gelmedi ama İtalya’ya yaz geldi.



Amalfi’de Limoncello manyağı olduk.



İtalyanlar da pazarlama cinliğinde hayli iddiali bir millet.

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }