Türkiye'nin Sesi Altın Çağ Partisi'ni  kuran Ayhan Bilgen, "Bir AYM üyesi, bir Cumhurbaşkanlığı yetkilisi ve eski bir HDP’li siyasetçi görüştü" iddiasına yanıt verdi.

Bilgen "Öyle bir yemek yok. Belki başka birini kast ediyorlar. Öyle bir organizasyon yok. Somut olarak benim olduğumu iddia eden biri çıksa ben ona bir şey söylerim de öyle bir şey yok. Üçlü bir yemek yok" dedi.

HDP'nin kapatılıp kapatılmayacağı, açılan davanın nasıl sonuçlanacağı seçim matematiği açısından önemli.

Kritik bir dava öncesi “Bir AYM üyesi, Cumhurbaşkanlığından önemli bir isim ve HDP’den ayrılan bir siyasetçinin bir restoranda yemek yediği” iddiası irdelenmeyi hak eden bir iddia. Zira bir davaya siyasetin müdahale edip etmediği memleket meselesi. Tıpkı İmamoğlu’nun ceza aldığı davada tabi hakimin baskı altına alınıp görev yerinin değiştirildiği iddiası gibi…

İşte bu yüzden Demirtaş'ın Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan'a "“Sayın Zühtü Arslan’ı, görev süresi dolmadan açıklama yapmaya davet ediyorum. Anayasa’nın 138’inci maddesine aykırı şekilde, iktidar tarafından bugüne kadar size hiç telkinde bulunuldu mu, baskı yapıldı mı?” sorusu başka bir haberin zamanlamasıyla sorgulanmayı hak ediyor.

Zira Diken Ankara Temsilcisi Altan Sancar, geçen ay Ankara’da " bir restorandaki masada bir AYM üyesi, bir Cumhurbaşkanlığı yetkilisi ve eski bir HDP’li siyasetçi yer aldı. Görüşmenin içeriğinin ‘HDP sonrası’ olduğunu belirten kaynaklar, akşam yemeğinin gizlilik içinde yapılmak istendiğini, ancak bunda başarılı olunamadığını belirtti.

Masada HDP’nin kapatma davasının konuşulduğunun da altı çizildi" haberini yaptı.

Halk TV'de Şirin Payzın'ın yönettiği Sözüm Var programında bu iddia sorgulanırken, HDP'den ayrılan, Türkiye'nin Sesi Altın Çağ Partisi'ni kuran Ayhan Bilgen'in söz konusu yemekteki kişi olup olmadığı soruldu.

Demirtaş'tan Erdoğan'a: Meclis'i feshederse aday olamaz Demirtaş'tan Erdoğan'a: Meclis'i feshederse aday olamaz

Sancar, "Doğrulayamam" yanıtını verdi.

T24’ten Candan Yıldız, Ayhan Bilgen'i aradı ve iddiaları sordu.

Bilgen "Öyle bir yemek yok. Belki başka birini kast ediyorlar. Öyle bir organizasyon yok. Somut olarak benim olduğumu iddia eden biri çıksa ben ona bir şey söylerim de öyle bir şey yok. Üçlü bir yemek yok" yanıtını verdi.

Yemekle ilgili bir fotoğrafın olduğu iddiasını da sordum Ayhan Bilgen'e. Bilgen şu yanıtı verdi:

"Benim 6 tane AYM üyesi arkadaşım var. Ben AYM üyeleriyle görüşürüm tabii ki. Başkan da tanıdığım birisi ama bu konuyla ilgili bir açıklama yapmak istemiyorum. Elinde delili olan varsa paylaşsın onun üzerine konuşuruz. Bu işi benim üzerime kim kurgulamak istiyorsa çıksın ortaya görelim bakalım. Ben yaptığım her işin arkasındayım. Gizli saklı hiçbir şeyim yok. Ama varsa resim paylaşırlar zaten. Ben AYM üyelerinin kimileriyle geçmişte insan hakları mücadelesinde birlikte oldum. Benimle AYM Başkanı'nın birlikte makalelerimizin yayımlandığı kitaplar var ifade özgürlüğü ile ilgili. AYM üyeleriyle olan ilişkim, tanışıklığım diyaloğum yadırganacak bir şey değil. Ama üç kişi oturduk yemek yedik böyle bir şey de yok."

Devlet Bahçeli'nin bugün grup konuşmasında ilk kez "seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, biz ikisine de varız" dedi. Bu sözlerinden seçimlerin zamanından önce yapılacağı ihtimalinin yükseldiğini anlıyoruz.

Bu da iktidarın seçim hesaplarında hızlanması demek!

Kapatılması durumunda HDP'nin bu engeli nasıl aşacağına ilişkin olarak çeşitli senaryolar konuşulurken, Yüksek Seçim Kurulu'nun yakın zamanda açıklayacağı seçimlere hangi partilerin girebileceğini gösteren liste daha da önem kazanıyor.

Bir AYM üyesi ve Cumhurbaşkanlığından önemli bir ismin yemek yediği iddiası her durumda yanıtlanması gereken bir iddia.