Atilla Taş, “Eskiden şarkıcıydım. Şimdi gazetecilikten tutukluyum” dedi

Fethullah Gülen grubunun medya yapılanmasına yönelik olduğu belirtilen soruşturma kapsamında haklarında dava açılan 29 kişinin yargılanmasına başlandı.

Davada aralarında Said Sefa, Atilla Taş, Gökçe Fırat Çulhaoğlu’nun da bulunduğu 25’i tutuklu toplam 29 sanığın yargılanıyor.

İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya, aralarında Atilla Taş’in da bulunduğu tutuklu sanıkların tümü katıldı.

Gözden kaçırmayın

Beyazıt'taki çatışmayla ilgili olarak 18 kişi tutuklandı Beyazıt'taki çatışmayla ilgili olarak 18 kişi tutuklandı

Hakkında yakalama kararı bulunan sanık Said Sefa ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmayı CHP’li Milletvekilleri Mahmut Tanal, Selina Doğan ve Şafak Pavey de izledi.

Sanıklar Atilla Taş ve Murat Aksoy’un avukatı, Mahkeme Başkanı İbrahim Lorasdağı’nın soruşturma safhasında Atilla Taş, Murat Aksoy, Mutlu Çölgeçen ve Gökçe Fırat’ı tutukladığını anımsattı. Bu nedenle reddi hakim talebinde bulundu. Heyet, bu talebi reddederek sanık savunmalarına geçti.

AHMET MEMİŞ: FUAT AVNİ’Yİ TANITMADIM

Sanık Ahmet Memiş savunmasında, Rota Haber ve Haberdar isimli sitelerde haber koordinatörü olarak çalıştığını belirtti. Fuat Avni’yi tanıttığı yönündeki iddiaya yönelik Memiş, “Benim, ‘fuatavni’yi tanıtma gibi bir durum söz konusu değildir. Zaten tweet attığım zamanlarda tanınan bir hesaptı, paylaşımları çok sayıda beğeniliyordu, bunu bütün Türkiye biliyor” dedi.

Yaptığı bazı haberlerin FETÖ aleyhinde olduğunu savunan Memiş, Fethullah Gülen’in ses kayıtlarıyla ilgili bir haber yaptığını ve bu nedenle Fetullah Gülen’in kendisine dava açtığını da iddia etti. Memiş, ByLock kullanmadığını, Bank Asya’dan 10 sene önce bir kredi kartı aldığını, ancak kullanmadığını belirtti.

ABDULLAH KILIÇ: FEZLEKELER BENDE DEĞİLDİ

Sanık Abdullah Kılıç ise savunmasında 21 yıllık gazeteci olduğunu ve üç ödül aldığını belirterek “45 yaşında terör örgütü üyesi olarak suçlanacağım hiç aklıma gelmezdi. Sadece gazetecilik yaptım. Suçlamalar yalan ve iftiradır” dedi.

Kılıç, Habertürk’te Haber Koordinatörlüğü yaptığı dönemde 17 Aralık operasyonu fezlekelerinin elinde olduğuna şeklindeki bir tanık ifadesine değinerek “O gün benim sabah saat 07.00’da kanalda olduğum ve söz konusu 17 Aralık fezlekelerinin ben de olduğu tanıkların iftirasıdır. O gün, kanser hastası olan eşimin tedavisi için hastanedeydim. Şayet benim kanalda olduğum tespit edilirse verilecek cezanın en üst sınırdan verilmesini kabul ederim. Fezlekeyi ne o gün, ne de sonra hiç görmedim” dedi.

HAKAN FİDAN BENİ TEBRİK ETTİ’

MİT Müsteşarının savcılığa çağrılması haberinin ise ilk olarak başka sitelerde yayınlandığını, bunu teyit edebilmek için de dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Turan Çolakkadı’yı telefonla aradığını, Çolakkadı’nın da haberin yalan olduğunu söylediğini anlatan Kılıç, “Bunun üzerine MİT Müsteşarının savcılığa çağrıldığı haberinin yalanlandığını son dakika olarak verdik” dedi. Kılıç, MİT krizi ile ilgili olarak Cumhurbaşkanlığı’nın bir resepsiyonunda karşılaştığı Hakan Fidan’ın sorumlu haberciliğinden dolayı kendisini tebrik ettiğini de sözlerine ekledi.

‘HABERİ CUMHURBAŞKANLIĞI SEKRETERİNE GÖTÜRDÜM’

Abdullah Kılıç, FETÖ’nün yayın organlarında çalıştığını ancak bu sürelerde de cemaati eleştiren yazılar da yazdığını ifade ederek şöyle konuştu: “Basın İlan Kurumu’nun üç tane gazete çıkaran bazı kuruluşlara yüksek miktarlarda ödemeler yaptığını ortaya çıkardım. Ancak o dönem Zaman gazetesindekiler haberde ismi geçen Alaaddin Kaya’dan dolayı bu haberi yayımlamadılar. Ben de haberi önce Cumhurbaşkanlığı Sekreteri’ne götürdüm. Onlar da beni Başbakanlığa yönlendirdi. Dönemin Başbakan’ı Erdoğan da Basın İlan Kurumu’na operasyon düzenletti.”

Bylock kullanmadığını, Bank Asya’daki hesabın ise Meydan Gazetesi’nde çalıştığı dönemde maaş olarak yattığını söyleyen Kılıç, 15 Temmuz darbe girişiminde Yalova’da bulunduğunu, en yakın birliğin önüne giderek burada darbe karşıtı nöbet tuttuğunu ifade etti. Kılıç, “Darbe başarılı olasaydı, ben yine tutuklanacaktım” dedi.

ATİLLA TAŞ: CEZAEVİNDEYİM PARA KAZANIMIYORUM

Kimlik sorgusu sırasında mesleği sorulan Atilla Taş, “Eskiden şarkıcıydım. Şimdi gazetecilikten tutukluyum” dedi. Aylık geliri sorulan Taş, “Cezaevindeyim, para kazanmıyorum” diye cevap verdi.

Daha sonra ifade veren Atilla Taş, sanık kürsüsüne gelip mikrofonu eliyle ses kontrolü yaparak, “Şarkıcılıktan kalma bir alışkanlık” deyince izleyiciler güldü. Taş, “Bank Asya’da hesabım yok. Müslümanım ama beynamazım. Kaçma ve delil karartma şüphesiyle sizin gibi bir hakim kararıyla 7 aydır tutukluyum. Buraya gelirken hukuk adına biraz umudum vardı. Sizi karşımda mahkeme başkanı olarak gördüğümde son umudum da kalmadı” dedi.

‘BACAĞIMDA MERMİYLE YAŞIYORUM’

“Vatani görevimi Güneydoğu’da yaptım” diyen Taş, “Terörle mücadele ettim. Vuruldum. Bacağımda mermiyle yaşıyorum. Tek üyesi olduğum örgüt, Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Sürekli devletimin yanında oldum. Bu ülkeye asla ihanet etmedim” diye konuştu.

‘HAM ÇÖTKELEK’TEN YARGILANSAM DAHA MANTILI OLURDU’

Tututklanmasına gerekçe gösterilen tweetlerinin çoğunun mizahi içerikli olduğunu belirten Taş, şöyle konuştu: “Mizahın izahı olmaz. Zor zamanlarda güldürmek için atılmıştır.

Tweetler’de birilerini kızdırdığım için buradayım, yoksa terör örgütü üyesi olduğum için değil. Hukuk ve adalete öyle susadım ki bir muz cumhuriyetinde ve dikta rejiminde yaşadığımı bilseydim, tweetlerin hiçbirisini yazmazdım. Basın özgürlüğüne destek veren bir insanım. Ne işim olur benim örgütle. Kendimi bildim bileli Atatürkçü sosyal demokrat biriyim. Terör örgütü üyesi olarak yargılanmak yerine ham çökelek şarkısını söylediğim için yargılansam daha mantıklı olurdu.”

Taş’ın bu sözü gülüşmelere neden oldu.

‘BENİ SALSANIZ EVE GİDECEK PARAM YOK’

“Dün muhaliftim, bugün de muhalifim. 3-4 yıllık muhalefetliğim, son bir yıldır çalıştığım bir gazeteye ve bir örgüte mal ediliyor” diyen Taş, “Benim dikili bir ağacım yok, kiramı ödeyemiyorum. Salsanız beni, bugün eve gidecek param yok. Nasıl bir örgüt üyesiyim, nasıl bir salağım ki bana bir program yaptırın demedim. 7 aydır hapis yatıyorum” diye konuştu.

NİHAT DOĞAN’A DEĞİL SIRRIMI GÜNAHIMI VERMEM’

Atilla Taş, “Devletin üstünde paralel bir güç kabul edilemez. Zaten onları oralara ben getirmedim. Tepkiler terör suçuysa tüm muhalif liderler, milletvekilleri, gazeteciler de yargılanmalıdır” şeklinde konuştu.

Nihat Doğan’ın bir televizyon programında kendisinin Fuat Avni’yi tanıdığına yönelik konuşmalar yaptığını söyleyen Taş, “Nihat Doğan bir iftira attı. Nihat Doğan’a değil sırrımı, günahımı bile vermem. Özgecan ile ilgili attığı tweet’ten sonra selamı, sabahı kestim” dedi.

‘NE ZAMAN BİR ARAYA GELDİK ŞEREFSİZİM BİLMİYORUM’

Bugüne kadar 40 bine yakın tweet attığını belirten Atilla Taş, “Fetullah Gülen ile ilgili bir tweetim var. O da cami-cemevi projesine destekti. Ben Alevi anneyle, Sunni babanın çocuğuyum. Bu projeye destek olmam gayet normaldi” dedi.

Beraber yargılandığı sanıklardan 2-3’ü hariç diğerlerinin ismini iddianameden duyduğunu da söyleyen Taş, “Biz ne zaman tanıştık, ne zaman biraraya geldik şerefsizim bilmiyorum. Benim tweetlerimi retweetlermişler. Tweetlerimin altına ‘Lütfen beni terör örgütü üyeleri tweetlemesin diye bir şey mi yazsaydım. Orası özgür bir platform, tabii ki yurtdışında” demesi de salonda gülüşmelere neden oldu.

‘BARIŞ MANÇO ŞARKISI MI BENİ TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYESİ YAPTI?’

Taş sözlerini şöyle tamamladı: “Her zaman tek başıma hareket ettim. Kimseden talimat almadım. Hukukçu olan sizlersiniz nerede bu kanıtlar; attığım tweetler mi, Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirmem mi, Barış Manço’nun 40 yıllık şarkısını söylemem mi beni terör örgütü üyesi yapıyor? Her şeye rağmen demokrasiye ve hukuk üstünlüğüne güveniyorum. Teröre ve terör örgütlerine lanet ediyorum.”

Savunması bitince Taş’ı salondaki izleyiciler alkışladı.

‘HANIMLA DIŞARI ÇIKTIK BİZİM ORALARDA TANK YOKTU’

Daha sonra Atilla Taş’ın sorgusuna geçildi. “15 Temmuz’da neredeydiniz?” sorusuna Taş, “Evdeydim. Biz de hanımla dışarıya çıktık. Ancak bizim oralarda tank yoktu. Ben de Nihat Doğan gibi tankın üzerinde fotoğraf çektirmeyi isterdim” dedi.

Hakim, “2011’deki ‘ordu göreve, isterdim ki darbe olsun, Erdoğan öyle veya böyle gidecek’ şeklindeki tweetleri sorulması üzerine de Taş, “Sayın Erdoğan dünyaya direk mi kalacak. Öyle veya da böyle gidecek. Fani dünya” diye cevap verdi. Taş’ın bu cevabı da salonda gülüşmelere neden oldu.

‘ORDU BENİ DUYUP GÖREVE Mİ GELECEK?’

Mahkeme Başkanı, “Ordu göreve şeklindeki tweetini sorunca “Tweetlerimin çoğu ironidir. Bunlar ciddi değildir. Ordu beni duyup göreve mi gelecek” demesi de kahkahalara neden oldu.

Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak isteyip istemediği sorulan Taş, “Ben pişman olacak bir şey yapmadım. Benden terör örgütü üyesi çıkmaz” dedi.

Atilla Taş’tan sonra, Bayram Kaya’nın savunmasına geçildi.

İDDİANAMENE DİYOR?

İddianamede, Twitter’de “Fuat Avni” hesabını açan firari sanık Said Sefa’nın “Darbeye teşebbüs ve silahlı örgüt yöneticiliği” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 15 yıla kadar hapsi talep ediliyor. 196 sayfalık iddianamede, Fuat Avni hesabının “örgütün kara propaganda ve dedikodu hesabı” olduğu belirtiliyor.

İddianamede, Abdullah Kılıç, Ahmet Memiş, Ali Akkuş, Atilla Taş, Bayram Kaya, Bülent Ceyhan, Bünyamin Köseli, Cemal Azmi Kalyoncu, Cihan Acar, Cuma Ulus, Davut Aydın, Emre Soncan, Gökçe Fırat Çulhaoğlu, Habib Güler, Halil İbrahim Balta, Hanım Büşra Erdal, Hüseyin Aydın, Muhammed Sait Kuloğlu, Muhterem Tanık, Murat Aksoy, Mustafa Erkan Acar, Mutlu Çölgeçen, Oğuz Usluer, Seyid Kılıç, Ufuk Şanlı, Ünal Tanık, Yakup Çetin ve Yetkin Yıldız’ın ise “Silahlı örgüte üye olmak” suçundan 5’er yıldan 10’ar yıla kadar hapisleri isteniyor.

Şarkıcı Atilla Taş’ın FETÖ / PDY’nin basın kuruluşu olduğu değerlendirilen ve kapatılan Meydan Gazetesi’nde köşe yazarlığı yaptığı, yazıları ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle her ne kadar örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan tutuklanmış ise de fiilen örgütle irtibatı sebebiyle kapatılan TV kanallarına giderek destek olması gibi hususlar dikkate alındığında örgüt üyesi olduğu kanaatine varıldığı ifade ediliyor