Atı Yakan Üsküdar'ı Geçer mi?

Seçimler ve sandık güvenliği her seçim sürecinde gündeme geliyor. Eski yıllarda çöplüklerde bulunan oy pusulası seçimlerden sonra ortaya saçılırdı. Bununla ilgili gerçek - gerçek olmayan birçok haber ortaya atılırdı. Teknik olarak bugünkü kadar denetim olanağı olmadığı dönemlerde yapılan seçim hileleri bu ülkede hep oldu. "Atı alan Üsküdar’ı" geçti muhabbeti o zaman da söylenirdi.

Son yıllarda yapılan seçimlerin neredeyse hepsi şaibeli. YSK (Yüksek seçim kurulu) güvenirliğini kaybetmiş durumdadır. Görev sürelerinin uzatılması ve gerekçesi ise hiç ikna edici olmamıştır.

Seçim, yapmak ahalinin tercihini belgelemek demektir. Seçim hilesi sadece sandıklardaki oyları çalmayla sınırlı değildir. Yurttaşların tercihini eşitsiz koşullarda etkilemekte özünde bir seçim hilesidir. Siyasi iktidarlar iktidar olanaklarını seçim dönemlerinde hep kullanmışlardır. Bu konu bugün her yönüyle aleni olarak gerçekleştiriliyor. Geçmişte ana akım medya hükümetlerden daha çok devletin siyasi tercihine göre bu eşitsizlikleri yaratırdı. Yeni rejimde medya tamamen denetim altına alınmış durumdadır. Kamuoyunda havuz medyası olarak adlandırılan havuzdan daha büyük göletlere dönüştürülmüştür. Sadece bu da değil sosyal medya ayağı nerdeyse susturulmuş durumda. İnternet siteleri kapatılmış, yüzlerce gazeteci işten çıkarttırılmış görüş ve düşüncelerini aktaracakları alanlar yok edilmiş. Muhalefetin medyada kullanabileceği sınırlı gazete ve internet siteleri kalmıştır. Bir adım öne çıkan aydın, sanatçı ve yazarlara açılan dava ve gözaltılar la aba altından adeta sopa gösteriliyor. İtiraz etme hakkı, düşüncelerini açıklama hakkı ipotek altında olan bir ülkede yapılan seçimlerin siyasi iktidar lehine en büyük politik hiledir.

Siyasi iktidar otoritesini ne kadar çok artarsa, gelir dağılımındaki adaletsizlikte bir o kadar artar. Gelir dağılımındaki adaletsizlik ne kadar artarsa seçimlerde halkın iradesini kısmen de olsa ortaya çıkartacak sandık sonuçlarında sapmada o kadar fazla olur.

Devletin bütün olanaklarını seçimlerde kullanmak siyasi iktidar için meşru bir hak gibi algı yaratılıyor. Ve iktidar bu hakkı sonuna kadar kendi yöntemleriyle kullanmaktadır. Günümüzde seçim öncesi seçmenlerin siyasi tercihini belirlemek o kadar zor değil. Sosyal medyayı sıkı bir denetime alırsan milyonlarca seçmenin siyasi tercihine ulaşmış olursunuz. Tercihini bildiğiniz seçmen üzerinde istediği hile yöntemlerini uygulamak artık siyasi iktidar sahiplerinin vicdanına kalmış. Var olan kısmi demokratik kriterleri dahi ortadan kaldıran bir iktidarda vicdan aramak zaten vicdansızlıktır.

Seçmen listeleriyle oynama, seçmen silme, seçmen kaydırma ortalıkta belgeleriyle birlikte ifşa ediliyor. Sonuç gerçek listelerle seçime gidilme olanağı artık şaibelidir.

Siyasi partiler yasasının demokratik olmadığı. Parti liderlerinin bu şahsı seçeceksiniz diye ilan ettikleri kişilerin oylatıldığı, yeni bir seçim sürecine daha girmiş bulunuyoruz. Propaganda hakkı eşit değil. Dışlama, ayrımcılık, yok sayma, siyasi iktidarın temel prensibi olmuş durumda.

Bu gelişmelerin yarattığı kargaşa ortamında seçimlere gidilecek. Yapılmak istenen oylar sandığa girmeden seçim sonuçlarını etkileme projesidir. Siyasi iktidarın politik hedefi muhaliflerin umutsuzluğunu güçlendirmek, "seçim yine kaybedilecek" duygusunu etkin kılmak ve her koşulda "biz kaybetmeyiz" otoritesini egemen kılmak.

Bu oyun nasıl bozulur? Bunu şöyle bozulur diye bileceğim bir yöntemim yok. Ancak bildiğim ve inandığım tek şey örgütlü davranmak. Psikolojik, politik hileli savaşa teslim olup seçimleri ‘’Adam kazanır’’ duygusundan uzak durmak. Çünkü İktidarın bu yöntemlere başvurmasının nedeni, seçimleri kaybetmemek üzerine kuruludur. Muhalefet kazanacağına her yönü ile bütün halkı ikna edeceği bir çalışmayla alan faaliyetlerini örgütlemelidir.

Unutmayalım ki tarihte mücadele edenler her zaman kazanamazlar ancak kazanalar hep mücadele edenler olmuştur. Bu ülkede İstanbul’un neredeyse gözü önünde Adalar’da faytonlara Atlar bağlanarak işkence yapılıyor. Yetmiyor çıkan yangında yaşamlarını kaybediyorlar. Artık yeter diyeceksek AT’lar Üsküdar’ı geçmesin..!!

YORUM EKLE
YORUMLAR
Orhan Aygün
Orhan Aygün - 2 yıl Önce

Sami hocam, naçizane bir önerim var. Redakte konusunda biraz daha dikkatli olsak daha etkili anlatım olacak gibi geliyor bana. Sevgiler.

sami evren
sami evren @Orhan Aygün - 2 yıl Önce

Haklısınız ,ilginiz için teşekkürler..

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >