ANKA’da yer alan habere göre, Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) Türkiye Raportörü Stefan Schennach, 11-14 Haziran tarihlerinde Ankara ve İstanbul’daki temaslarına ilişkin yaptığı açıklamada; "Yetkililerle yaptığım görüşmelerde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan yasal bir yükümlülük olduğunu hatırlattım ve Türk yetkililere Sayın Kavala ve Sayın Demirtaş ile ilgili kararların uygulanması için gerekli tüm tedbirleri gecikmeksizin almaları çağrısında bulundum" ifadelerini kullandı.

AKPM Türkiye Raportörü Schennach, 11-14 Haziran tarihleri arasında AİHM kararlarının uygulanmaması nedeniyle Türkiye'ye yönelik 2022 yılı başında başlatılan ihlal prosedürü kapsamında Türkiye'yi ziyaret etti. Ankara ve İstanbul'da çeşitli temaslarda bulunan Schennach, Gezi Parkı davasında hüküm giyen ve 6,5 yıldır cezaevinde olan Osman Kavala ile Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde olan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ı da ziyaret etti.

İspanya'da aşırı sıcaklar nedeniyle ülkenin bazı bölgelerinde "alarm" verildi İspanya'da aşırı sıcaklar nedeniyle ülkenin bazı bölgelerinde "alarm" verildi

"Demirtaş'a verilen hapis cezasını güçlü bir şekilde kınıyorum"

Schennach, Türkiye'deki ziyaretine ilişkin dün yaptığı yazılı açıklamada, Kavala ve Demirtaş ile görüşmelerini kolaylaştırdığı için Türkiye’nin AKPM heyeti başkanlığını yürüten AKP Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş’e teşekkür etti. AİHM'in derhal serbest bırakılmasını talep eden iki kararına rağmen Kavala'nın 2017'den bu yana cezaevinde tutulduğunu belirten Raportör Schennach, "Sayın Demirtaş, Strazburg Mahkemesi'nin derhal serbest bırakılmasını emrettiği kararına rağmen Kasım 2016'dan bu yana tutuklu bulunmaktadır. Geçtiğimiz Mayıs ayında, 'Kobane davası' kapsamında suçlu bulunmuş ve 42 yıl hapis cezasına mahkum edilmiştir. Asılsız suçlamalara dayandığı gerekçesiyle bu cezayı güçlü bir şekilde kınıyorum" ifadelerini kullandı.

Schennach, şunları kaydetti: "Yetkililerle yaptığım görüşmelerde, AİHM kararlarının uygulanmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde yer alan yasal bir yükümlülük olduğunu hatırlattım ve Türk yetkililere sayın Kavala ve sayın Demirtaş ile ilgili kararların uygulanması için gerekli tüm tedbirleri gecikmeksizin almaları çağrısında bulundum. Bu davaların çözüme kavuşturulması, kararların uygulanmasını denetleyen Bakanlar Komitesi'nin gerekliliklerine uygun şekilde Türk yargısının elindedir. Ziyaretim sırasında sivil toplum temsilcileri de ceza infaz kurumlarının aşırı kalabalık olması, hapis cezalarının ve tutukluluk sürelerinin aşırı uzun olması gibi konulardaki endişelerini benimle paylaştılar. Tutuklular genellikle ailelerinden yüzlerce kilometre uzakta gözaltında tutulmakta, bu da onların tecrit edilmişlik duygularını arttırmakta ve aile hayatına saygı haklarını ihlal etmektedir. Ziyaretimin, Avrupa Konseyi ile örgütün en eski üyelerinden biri olan Türkiye’nin yetkilileri arasındaki diyalog açısından önemli bir adım olduğuna inanıyorum. Ayrıca ülkenin insan haklarını koruma sisteminin ve ortak Avrupa değerlerimizin güçlendirilmesini teşvik etmek üzere iyi iş birliğimizi sürdüreceğimizi umuyorum."

Kaynak: rss