AKP’li Gürcü Laz Türk Lütfü ağabey!

Abone Ol

Türkiye Ermenistan ilişkileri üzerine 3 yıldır yapılan toplantıların, sivil ve diplomatik tüm etkinliklerin sonunda İstanbul’da Hilton Oteli’ndeyiz. Balo salonu önünde içerideki masaların yerleştirilmesini bekliyorum. Aşağıdaki saunadan çıkan elinde ceketiyle ciddi görünümlü bir ağabey yanımdan geçerken tabelayı görüp duruyor.

“Türkiye Ermenistan ilişkileri normalleştirilmesi”… diyor, sonra bir de Rusçasını söylüyor ama ben anlamıyorum tabi. Suratıma bakıyor…

-Sen Türkiyeli Ermenisin dimi?

-Evet. Buyurun.

- Demek burada toplantı yapıyorsunuz?

-Evet.

- Ben Hilton’a çok gelirim. Burada odam var. Spora da gelirim. Az sonra Yaşar da gelir. Ermenidir Yaşar. Zengin, işi olmaz bu işlerle. İyi arkadaşımdır hatta dur arayayım…

Arıyor Yaşar’ı.

-Ermeniler gelmiş Hilton’da toplantı yapıyorlar…

Sonra bana dönüyor.

-Ermenistan yanlış yapıyor.

-Ne konuda?

-Türklerle ilgili. Ta orada burada bir sürü yerdeler keyifleri yerinde. Dertleri yok. Şimdi niye Ermenistan böyle kötülük yapıyor ki Türklere.

-Nasıl kötülük?. Pek okumadınız sanırım bu konuları.

-AKP il başkanı yakinim olur ben de teşkilattayım. Bilirim bu işleri. Bak Osmanlı’da ne iyi davranmışlar sizinkilere. Biz de Gürcüyüz. Lazız. Türklük de var. Şimdi Türküz diyoruz. Siz demiyorsunuz. Burada yaşayan herkes Türküm diyebilmeli.

-Konuyla ilişkisini anlayamadım ben tam…

-Viyana’da dostlarım var Rumlar, zenginler çok işleri olmaz böyle şeylerle. Zamanında göç etmişler.

-İşte ben de onu diyorum, bu insanların bir kötülüğü olmamış ki size. Tam tersine sürülmüşler. Neden o Rum arkadaşınız orada şimdi, hiç sordunuz mu?

-Gitmek zorunda kalmış.

-Zorunda bırakılmış. İşte o yüzden de anlamak zor. Tarihe bakmak gerek.

-Tarih tarihte kalmış. Ben dedemin işlediği suç için suçlu muyum?. Kaldı ki suç da işlememişler belki. Kim diyor? Rusça bir söz vardır. Biri öldürülmüş ise suçu vardır ki öldürülmüştür. Hak etmiştir yani.

-Yani, Ermeniler hak etmiş miydi?

-Bir buçuk milyon insanın bir anda öldürülmesi mümkün mü yahu?.

-Nasıl yani, yine anlamadım ben sanırım. Olmadı diyorsunuz hiçbir şey. Bir de hak etmişlerdi diyorsunuz.

-Evet.

-Peki doğuda şimdi ölen askerler de hak etmiş miydi ölmeyi sizce?

-Asker ölmek içindir.

-Olmadı bu.

-Asker ölmek içindir, o savunmaz ise kim savunacak vatanı. Ölmelidir.

-Ama sizin deyişinize göre hakkıdır ölmek. Ölmüş ise suçludur.

-Yok o öyle değil. Bir başkaldırı olmuş Ermenilerde ondan.

-Ama sizinki de bir başkaldırı belki başkalarının açısından bakarsanız.

-Yok yok öyle değil. Çocuklarımıza düzgün öğretmeliyiz. Bak sen gençsin, çocuğuna iyi öğret bunları. Bilsin ki kötüler Ermeniler.

 

İşte Türkiye Ermenistan ilişkileri toplantısı öncesinde Hilton İstanbul’da salonun önünde ismini Yaşar diye değiştirmek zorunda kalmış bir Ermeni’nin arkadaşı olmasına rağmen neden Yaşar’ın isminin Yaşar olduğunu sorgulamayan AKP’li yöneticiler için “yakinimdir” diyen Lütfü ağabey.

Sözüm o kurumlara, ki Lütfü ağabey temsil ettiğini söylüyor. Gerçekten bu duruma mı geldi zihniyet. Yoksa böyleydi de şimdi mi iktidar oldu. Lütfü ağabeyin Hilton’da odası varmış, spora gelirmiş her hafta. Bulan bulsun hesabını sorsun. Temsilcisi olduğunu söylediği kurumları da arkasına alarak, NAmünferit fikirleriyle münferit bir kişi böyle konuşuyor Hilton’da Balo salonu önünde…

İşte Türk Ermeni ilişkilerinde gelinen nokta budur…

{ "vars": { "account": "UA-51532466-3" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }