AKP'den Kılıçdaroğlu'na 'Kürt sorunu' yanıtı

...

Siyaset 23.09.2021 - 16:45 23.09.2021 - 16:46

AKP Grup Başkanvekili Emin Akbaşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Kürt sorununun çözümüne ilişkin açıklamasına tepki gösterdi.

Kürt sorunu için,  "Olmayan bir sorun" ifadesini kullanan Akbaşoğlu, "Türkiye'de hiçbir etnik sorun bulunmuyor" iddiasında bulundu.

Muhalefet partilerinin parlamenter sisteme geçişle ilgili iş birliğini de eleştiren "Akbaşoğlu, "Parlamenter sistem gericiliktir" ifadesini kullandı.

TBMM’de düzenlediği basın toplantısı ile gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kürt sorunu ile ilgili söylemleri için "Sayın Kılıçdaroğlu, olmayan bir sorunu gündeme getiriyor. Sayın Akşener'in hem 'Mavi Vatan' hem de CHP'nin, 'Kürt sorunu vardır' şeklinde içi doldurulmamış, suni gündemine ilişkin düşüncelerini sorduğumuzda da kendisinden bir cevap gelmedi. Kamuoyu bu konuda takdirini maşeri vicdanında yapacaktır" diye konuştu.

'HDP SEÇMENİNE SELAM GÖNDERMEYE ÇALIŞIYOR'

Kılıçdaroğlu'nun, bu söylemiyle son günlerde HDP seçmenine selam göndermeye çalıştığını savunan Akbaşoğlu, "Bu selamı gönderirken tabii ittifak mensuplarıyla da belirli bir plan çerçevesinde hareket edildiği anlaşılıyor. Parti tabanlarının birbirine yakınlaştırılmasına ilişkin bu strateji, son zamanda CHP'li Aykut Erdoğdu'nun açıklamaları üzerine, Selahattin Demirtaş'ın cumhurbaşkanı olması talebine kadar ilerlemiş vaziyette. Millet İttifakı'nın cumhurbaşkanı adayı herhalde Selahattin Demirtaş. Kılıçdaroğlu'nun kendi partisi içindeki cumhurbaşkanı adaylarına hem kendisiyle hem de içeride bulunan milletvekillerinin yaklaşımlarıyla yeni yeni isimlerin eklendiği kamuoyunun bilgisine sunulmuş vaziyette" diye konuştu.

'TÜRKİYE'DE ANCAK TERÖR SORUNU VARDIR'

CHP'nin "Kürt sorunu vardır." şeklindeki beyanıyla neyi kastettiğine ilişkin, içini dolduracak ve konuyla ilgili çözüm önerilerini sıralayacak şekilde kamuoyunu tatmin edici bilgi vermesi gerektiğini söyleyen Akbaşoğlu, şöyle devam etti:

"Bize göre Türkiye'de hiçbir etnik sorun bulunmamaktadır. AK Parti, 19 yıllık iktidarları döneminde temel hak ve özgürlükler noktasında ortaya koyduğu demokratikleşme ve sessiz devrimlerle bütün sorunların üzerinden gelmiş ve Allah'a çok şükür 84 milyon insanımızın tamamının eşit hak ve özgürlüklere sahip olduğu bir hukuk düzeni Türkiye'de cari kılınmıştır. Bu manada Türkiye'de ancak terör sorunu vardır. Terör sorununun da üstesinden gelen iktidar, AK Parti iktidarlarıdır. Allah'a çok şükür 84 milyon insanımız eşit yurttaşlardır, en ufak bir etnik ayrım asla söz konusu değildir. Müddei iddiasını ispatlamakla mükelleftir. Kim bir şey iddia ediyorsa bunu delilleriyle ortaya koymalıdır. CHP'nin 'Kürt sorunu' olarak nitelendirdiği sorun nedir ve kendilerince bunun çözümü nedir? Kamuoyunu bu konuda bilgilendirmeleri, kendi iddialarını ispatla mükellef olmaları münasebetiyle bir zarurettir. Yamalı bohça ittifakının diğer paydaşı olan Sayın Akşener, Kılıçdaroğlu'nun 'Kürt sorunu' sözüyle ilgili ne düşünmektedir? Bunu da mutlaka kamuoyuna açıklamalıdır."

'CHP'NİN MAKYAJININ DÖKÜLDÜĞÜNÜN İŞARETİ'

Akbaşoğlu, CHP'nin, yüzünü makyajlayarak kamuoyuna demokratikleşme, özgürleşme ile ilgili bir takım mesajlar vermeye çalıştığını söyleyerek, "CHP yönetiminin, Etimesgut İlçe Başkanı'nın sözlerine sahip çıkacak şekilde beyanlarda bulunması CHP'nin,'nato mermer, nato kafa' olduğunu bir kez daha ortaya koymuş vaziyette. CHP yönetimi, ayıplanması, utanılması gereken hususlara kendi içinde bir çekidüzen vermesi gerekirken, her türlü haksızlığı, yolsuzluğu, hırsızlığı, arsızlığı sahiplenici bir tutum ve davranış sergilemesi ve milletimizin değerleriyle İzmir'de, Edremit'te, Bolu'da, her tarafta, bütün olaylarda alay etmesi, CHP'nin makyajının döküldüğünün işareti olarak bir kez daha karşımıza çıkıyor" diye konuştu.

'ESAD’IN DAVETİNDEN HİSTERİK BİR SEVİNÇ DUYUYORLAR'

Akbaşoğlu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad tarafından davet edilmesine ilişkin, "Suriye Devlet Başkanı'nın, Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik bu çağrısı, hani o FETÖ'cü yaklaşımın, paralel devlet anlayışının belki bir tezahürüne dönük, bir çocuk sevincine dönüşebilecek, aslında devlet adamlığına yakışmayan bir muhataplığa dönüşmüş vaziyette. Kılıçdaroğlu'nun burada, 'Sizin muhatabınız, milli egemenliğin kaynağı olan, milletimiz tarafından seçilmiş olan yürütme organıdır.' diye bir cevap vermesi, devlet adamlığına yakışan bir tavırdır. Esed'e zulmünden vazgeçmeye dönük bir çağrı yapması, beklenen bir yaklaşımdır. Ancak bundan histerik sevinç duyan bir pozisyonda olunması milletimizin takdirinden de kaçmayacaktır. Türkiye'nin milli güvenliğinin, dış politika yaklaşımının yanında mı yoksa 180 derece karşısında mı olduğu husus aslında bu olayla bir kez daha görülmektedir" yanıtını verdi.

'PARLAMENTER SİSTEM GERİYE GİTMEKTİR'

Muhalefetin, güçlendirilmiş parlamenter sisteme yönelik çalışmasıyla ilgili de Akbaşoğlu, "Parlamenter sistem gericiliktir, geriye gitmektir. Bugün parlamenter sistem üzerinde ortak paydada buluşanlar aslında Türkiye'yi kaosa, vesayete, milletin egemenliğinden rol kapmaya çalışanlara yeşil ışık yakmaktadır. Her sistem tartışılabilir, görüşülebilir ancak milletin iradesine, kararına bir saygısızlık söz konusudur. CHP,  ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’, İYİ Parti  ise ‘iyileştirilmiş parlamenter sistem’ diyor. Aslında hem CHP hem de İYİ Parti parlamenter sistemin yetersizliğini kavramsallaştırmada bile kabul ediyorlar. Demek ki iyileştirilmesi, güçlendirilmesi gereken bir boyutu olduğunu peşinen kabul ediyorlar. Bir kere kavramsallaştırmalarında bu eksikliği kabul etmiş oluyorlar. Niçin parlamenter sistemi istiyorlar biliyor musunuz? Çünkü ulufe, bakanlık, makam dağıtmak için, partileri ancak bu şekilde bir arada tutabilecekleri için parlamenter sistemi dillendiriyorlar. HDP'li bakandan bahsediyorlar. Parlamenter sistemi dillendirenler; 'geriye gidelim, iki ileri, bir geri adım atalım, Cumhurbaşkanı ayrı telden çalsın, Başbakan ayrı telden çalsın, yüzde 7 binlere varan gecelik faizler olsun, üç rakamlı enflasyonlar tekrar geri gelsin, vesayet odakları tekrar milletin rolünü çalsın ve Türkiye yerinde saysın' istiyor. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi'ne karşı gelenlerin bütün argümanları temelsizdir. Bunu her platformda hem hukuki hem de siyasi her zaman tartışmaya ve müzakereye açığız" diye konuştu.

Yorumlar (1)