Avrupa ve Amerika'da son yıllarda öne çıkan Ağır Ebeveyinlik Hareketi (Slow Parenting) yani anne-baba olma durumunu ağırdan alma, buldumcuk olmadan, fazla endişelenmeden, diken üstünde değil hafif arkana yaslanaraktan çocuk büyütmeyi vaaz ediyor. Bu hareket eskinin doğallığı ile bugünün çocuk odaklı yaşamını birleştirmeye çalışıyor ve ruhlarımızı ele geçiren hırslara ve sıkışmışlığa bir alternatif öneriyor. Bu alternatif, çocukların hayatını yakından kontrol eden ve heran heryerde çocuğun tepesinde olan 'helikopter' anneler ile onlardan daha hırslı olan 'kaplan' modellerine (bakınız Amy Chua'nın anıları) karşıt. Ağırlıktan kasıt her şeyi kaplumbağa hızıyla yapmak değil. Daha ziyade acele ettirmemek, yarışa koşmamak. 'Ağır Yemek' (Slow Food) gibi bir takım başka hareketlerle birlikte gündelik hayatın her alanına yayılan fast-food mantığının, hayatı standartlaştıran ve çabuklaştıran etkilerine karşı, yediğimiz ve yaptığımız şeylerin tadını çıkarmayı salık veriyor. Ağır anne babalar çocuklarına dünyayı acele etmeden, yarış yapmadan keşfedebilmeleri için imkan sağlıyorlar. Örneğin, çocuklarının zamanını kurslar ile doldurmak yerine serbest oyunu önemsiyorlar; alış-veriş merkezleri yerine doğada zaman geçiriyorlar; çocuğun gelişimini hızlandırdığını iddia eden pahalı oyuncaklar yerine çocuklarına evde ve doğada varolan şeyleri kullanarak kendi oyuncaklarını icat etmelerini teşvik ediyorlar. Rahatlık çocuğa her istediğini vermek olmadığı gibi ağırdan almak da onları amaçsız ve akranlarında geride bırakmak değil. En nihayetinde 'yavaş' anne-babalar zevkleri, hobileri ve kariyerleri olan ortaüst sınıflar ve hayat tarzlarını çocukların istilasından, sosyal konumlarını da olası bir irtifa kaybından korumak istiyorlar.
Ağırdan Almak
Avrupa ve Amerika'da son yıllarda öne çıkan Ağır Ebeveyinlik Hareketi (Slow Parenting) yani anne-baba olma durumunu ağırdan alma, buldumcuk olmadan, fazla endişelenmeden, diken üstünde değil hafif arkana yaslanaraktan çocuk büyütmeyi vaaz ediyor. Bu hareket eskinin doğallığı ile bugünün çocuk odaklı yaşamını birleştirmeye çalışıyor ve ruhlarımızı ele geçiren hırslara ve sıkışmışlığa bir alternatif öneriyor. Bu alternatif, çocukların hayatını yakından kontrol eden ve heran heryerde çocuğun tepesinde olan 'helikopter' anneler ile onlardan daha hırslı olan 'kaplan' modellerine (bakınız Amy Chua'nın anıları) karşıt. Ağırlıktan kasıt her şeyi kaplumbağa hızıyla yapmak değil. Daha ziyade acele ettirmemek, yarışa koşmamak. 'Ağır Yemek' (Slow Food) gibi bir takım başka hareketlerle birlikte gündelik hayatın her alanına yayılan fast-food mantığının, hayatı standartlaştıran ve çabuklaştıran etkilerine karşı, yediğimiz ve yaptığımız şeylerin tadını çıkarmayı salık veriyor. Ağır anne babalar çocuklarına dünyayı acele etmeden, yarış yapmadan keşfedebilmeleri için imkan sağlıyorlar. Örneğin, çocuklarının zamanını kurslar ile doldurmak yerine serbest oyunu önemsiyorlar; alış-veriş merkezleri yerine doğada zaman geçiriyorlar; çocuğun gelişimini hızlandırdığını iddia eden pahalı oyuncaklar yerine çocuklarına evde ve doğada varolan şeyleri kullanarak kendi oyuncaklarını icat etmelerini teşvik ediyorlar. Rahatlık çocuğa her istediğini vermek olmadığı gibi ağırdan almak da onları amaçsız ve akranlarında geride bırakmak değil. En nihayetinde 'yavaş' anne-babalar zevkleri, hobileri ve kariyerleri olan ortaüst sınıflar ve hayat tarzlarını çocukların istilasından, sosyal konumlarını da olası bir irtifa kaybından korumak istiyorlar.