700 Haftada Yaşlanmayan Acılar

Cumartesi Anneleri, her Cumartesi, acılarını yenileyip, yüreklerini Galatasaray Meydanı’nda bırakıp evlerine dönmekteler.

Karanlığın aydınlanmasında umut olmayı sürdürüyorlar. Karanlıkların derinliklerinde yeni ölümler olmaması için 700 hafta direndiler. Bu insanların acıları yaşlanmak bilmemekte. Yas tutan yürekleri hiç paslanmamış, hiç yorulmamış.

Cumartesi Anneleri ne istiyorlar

Cumartesi Anneleri, 700. haftasına giren ve aradan geçen 23 yıllık süre içinde adalet, kaybolan çocuklarının cesetlerini, toprağa konuldukları yerlerin gösterilmesini, suçluların yakalanıp cezalandırılmasını istiyorlar. Yitirdikleri yakınlarının gömütüne bir çiçek dikmek, bir tas su dökmek istiyorlar. İşkenceyle öldürülüp yok edilen yakınlarının kemiklerini istiyorlar.

Kayıpların, toprağın koynunda olup olmadıkları da belli değil. Kim bilir kaçı göllerde, denizlerde balıklara yem oldular?

Bu istekler, insanın en doğal hakları olan, insana özgü istekler.

Cumartesi Anneleri bu eylemleriyle faşizmi sürekli kılan devlet mekanizmasına, onun “karanlık odakları”na, “derin devlet”e, “Özel Harp Dairesi”ne,“kontrgerilla”ya, “paramiliter” güçlerine ve çetelere karşı savaşımlarını kararlı bir biçimde sürdürmekteler.

700 hafta acıyı içlerinde büyütüp sulamak, yeşertmek kolay bir iş değil.

Türkiye'nin en uzun eylemi

“27 Mayıs 1995 Cumartesi günü saat 12.00'de kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları "Gözaltındaki kayıplar son bulsun, kayıpların akıbeti açıklansın, sorumlular bulunsun ve yargılansın" talebiyle Galatasaray'da ilk kez oturma eylemi yaptı.

Cumartesi oturmaları, Emine Ocak'ın oğlu Hasan Ocak'ın 21 Mart 1995'te gözaltına alınması ve 58 gün sonra işkenceyle öldürülmüş bedeninin Kimsesizler Mezarlığı'nda bulunmasıyla başlamıştı.

1995-1999 yıllarında her Cumartesi saat 12:00'de "Kayıplar son bulsun, kayıpların akıbeti açıklansın, kaybedenler bulunsun ve yargılansın" talebiyle Galatasaray lisesi önünde oturdular.

Galatasaray oturmalarının 170. haftasında, 15 Ağustos 1998'de başlayan güvenlik güçlerinin saldırısı, yedi ay sürdü. Her Cumartesi, yani tam 31 kez, gözaltı oldu. Cumartesi Anneleri/İnsanları 13 Mart 1999'da güvenlik güçlerinin saldırıları nedeniyle belirsiz bir süre Galatasaray oturmalarına ara verdiklerini açıkladılar.

10 yıllık aradan sonra 31 Ocak 2009'da Cumartesi oturmaları yeniden başladı. Ve kesintisiz olarak devam ediyor.”(1)

Bu eylemlerden ne ölçüde sonuç alındı sorusunun net bir karşılığı yok. Yitirilenler bulunamadı ama, bu eylemler küresel ölçekte ün kazandı. Bu kazanımı sayılarla ölçmenin olanağı yok.

Cemil Kırbayır, TBMM Araştırma Komisyonu araştırmasıyla, gözaltında, devletin elindeyken öldüğü belgelenmiş. Kimsesizler gömütlüğünde bulunanlar, toplu gömütlüklerde bulunan kemiklerde yapılan DNA incelemeleri, bu ölümleri gerçekleştirenlerin zamanla çıkıp yaptıklarını anlatmaları, elde edilen kazanımlara bir kaç örnek.

Dünya’nın en uzun eylemleri arasında

Cumartesi Anneleri’nin 700 haftalık yolculukları, Arjantin’de 41 yıl süre Mayıs Meydanı Anneleri'nin adalet arayışlarından sonra Dünya’da ikinci sırayı almaktadır kanısındayız.

Galatasaray Meydanı’nda, her Cumartesi, 12.00-12.30 arasında, ellerinde kim vurduya giden yakınlarının resimlerini tutarak, bunlar nerede diye soran Cumartesi Anneleri, Cumartesi İnsanları, Yerküre’nin en saygın eylemlerinden birine imza atmış durumdalar.

Yitirilen insanların öykülerini, acılarını dinleyince, insan yüreği taşıyanların bu acılara dayanması olanaksızlaşıyor.

Cumartesi Annelerinin görüşlerini, eylemlerini beğenmeyebilirsiniz. 700 hafta yılmadan, bıkmadan, zaman zaman dipçikler, sıkılan gazlar altında böyle bir eylem gerçekleştirmelerine saygı duymama olanağı yok.

Örgütlerin öldürdüklerine ne zaman tepki konulacak

Devletten çocuklarının, eşlerinin, babalarının nerede, nasıl yok edildikleri soran anneler gibi, örgütlerin öldürdüklerinin anneleri de bu hesabı sorabilmeye başlasalar, geçmişle yüzleşmemiz bir parça daha kolaylaşacak. Bu eylemler çok daha saygınlık kazanacak.

Cumartesi Anneleri’nin devletin öldürdüğü, yok ettiği insanların bulunmasına yönelik uzun soluklu eylemleri son derece saygın. Örgütler de bu tür öldürmeleri yapageldiler. Örgütlerin devlet içinde devlet benzetmesiyle tanımlanabilecek güç odakları oldukları bilinen bir gerçek. Bunlar da kendi varlıklarını korumak, güçlendirmek için zaman zaman kendi üyelerini öldürdüler. Bunların da yakalarına yapışılması gerekmekte.

Devlet saygınlığını yitirdi

Annelerin adalet aramasından korkan bir devlet, bu sesleri kısmak için gaz sıkan, cop sallayan, işkencelere başvuran bir devlet, demokratik bir devlet olamaz. Bu yöntemlerle demokratikleşme sağlanamaz.

Bu saldırıyla, sıkılan gazlarla, yapılan, işkencelerle Cumartesi Annelerinin eylemi ülke, Dünya çapında yankı buldu. Korkuttuklarını, yıldırdıklarını sananlar Dünya kamuoyu önünde yerin dibine battıklarının ayırdında değiller. 700. Haftada yapılanlar Cumartesi annelerini daha görünür kıldı.

700 haftadır sorulanlara yanıt verilemedi. Bu haklı istekler için sorulan soruları kimselerin duymaması için eylem yasaklandı. Yapılan saldırılar Dünya basınının gözünden kaçırılamadı.

Güzel bir belge

İHD İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon, 2013-2015 belgesel fotoğraf çalışması AFSAD (Toplumcu Gerçekçi Belgesel Fotoğraf Atölyesi), GÖZALTINDA KAYIPLAR Cumartesi Anneleri – Cumartesi İnsanları adında, büyük boy, 547 sayfalık kapsamlı bir yapıt yayınladı. Yapıt, Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla yayınlanmış. Emeği geçenlere, bu acıklı olayı ölümsüzleştirenlere teşekkür borçluyuz.

Yapıtta, 1915’le ilgili bir değerlendirme, Cumartesi Meydanı’nda büyüyenler, Gözaltında kaybedilen kadınlar, bu eylemlere tanıklık eden insanların, gazetecilerin değerlendirmeleri yer almakta.

Yapıtta gözaltında ortadan kaldırılanlarla ilgili tanıklıklar, anlatımlar, belgeler var. Her kayıp insanın öyküsü, insanın yüreğini dağlıyor.

Bu yapıtı okuyunca, yaşanan acıları öğrenince insanın içi sızlıyor. Bu acıyı yüreğinin bir parçası olarak görenleri düşününce iyice eriyor yüreği insanın. Bu acıları yaşatanlara, acımasızları insanları ok edenlere neler denilebileceğini, bu olaya tepki vererek birlikte bulalım.

----------------------------------------

  1. Kural, Beyza, 700. HAFTA Galatasaray Meydanı'nın Hayatını Kaybeden Tanıkları, BİA Haber Merkezi, 25.08.2018

YORUM EKLE
YORUMLAR
SEVSEN ASLANTEPE
SEVSEN ASLANTEPE - 2 yıl Önce

Annenin evlat acısı ölümden sonra da sürer ruhu arafta kalır huzur bulamaz derler. Üstelik bu çocukların sonu belli değil. Bir insan ötekini bilerek nasıl incitir? Bu nasıl bir akıl dışı tutumdur ki dünya var olduğundan beri süre gelmekte. Kalbim Cumartesi Anneleri ile. Bir gün dünya ya huzur gelirse onların katkısı büyük olacaktır.

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >