Parlamenter Sistem Mutabakat Metni'ni hazırlayan 6 genel başkan yardımcısı hazırladıkları mutabakat metnini bölüm bölüm açıklamaya başladı.

6 siyasi partinin 'Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’ Ankara’da açıkladı.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi temsilcilerinin Meclis’te yaptığı görüşmelerin ardından üzerinde uzlaşılan "Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni" 6 siyasi partinin genel başkanının katılımıyla Bilkent Otel’de kamuoyuna açıklandı.

Yarının Türkiye’si” sloganıyla gerçekleştirilen açıklamanın olduğu salonun ana ekranında altı siyasi partinin logolarının yanı sıra, Türk bayrağı, Atatürk fotoğrafı ve “Yarının Türkiye’si İçin Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” yazılı afişler yer aldı.

Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre, toplantı için ortak açıklamaya altı siyasi partinin yanı sıra yaklaşık 700 sivil toplum örgütü temsilcisi ve akademisyen katıldı.

6 GENEL BAŞKAN SALONA BİRLİKTE GELDİ

6 genel başkan, açıklamanın yapılacağı salona birlikte geldi. Genel başkanların isimleri partilerin alfabetik sırasına göre okundu. Oturma düzeni de buna göre belirlendi. Parlamenter sistem çalışmasını yürüten 6 genel başkan yardımcısı da genel başkanların iki tarafına oturdu.

Toplantı, 6 genel başkanın 12 Şubat'ta bir araya geldiği buluşmada çekilen, üzerinde "Yarının Türkiye’si için" yazısı olan fotoğrafın ekrana yansıtılmasıyla başladı.

Daha sonra 6 liderin geçmişte güçlendirilmiş parlamenter sisteme ilişkin yaptıkları konuşmaların sinevizyon gösterimi yapıldı.

İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından sunum başladı. Parlamenter Sistem Mutabakat Metni'ni hazırlayan 6 genel başkan yardımcısı hazırladıkları mutabakat metnini bölüm bölüm açıklamaya başladı.

‘SÖZ VERİYORUZ, TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ TEMİNAT ALTINA ALACAĞIZ’

6 siyasi partinin ortak toplantısında CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, ilk konuşmayı yapan isim oldu. “Savaşa hayır” diyerek sözlerine başlayan Erkek, “Toplumu en geniş yelpazede temsil eden altı siyasi parti olarak bizler, Türkiye’nin yıllardır görmeyi umut ettiği tarihî bir çalışma için bir araya geldik. Yarının Türkiye’sini inşa etmek için hazırladığımız Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni üzerinde, demokrasinin temel ilkeleri olan istişareyi ve uzlaşmayı esas alan yoğun bir çalışma gerçekleştirdik” dedi.

Erkek, şöyle devam etti:

‘MUHALEFETİN HAKLARI BİLE KISITLANDI’

Bilindiği üzere Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne 16 Nisan 2017 referandumu ile geçilmiştir. Türkiye siyasi tarihinin en önemli anayasa değişikliklerinden biri olmasına rağmen referandum süreci, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen olağanüstü hal şartlarında gerçekleşmiştir.

Bu dönemde demokrasinin asli gereği olan çoğulculuk ve uzlaşma ilkeleri yok sayılmış, anayasa değişikliği geniş toplum kesimleriyle, siyasi partilerle, sivil toplum kuruluşlarıyla, üniversitelerin anayasa kürsüleriyle ve barolarla müzakere edilmemiştir. İki partinin genel başkanının belirlediği dar bir komisyon tarafından hazırlanan bu anayasa değişikliği, demokratik bir biçimde müzakere edilmeden, komisyonda ve Genel Kurul’da 41 gün gibi kısa bir sürede kabul edilmiştir. Devletin tüm imkanları “Evet” kampanyası için seferber edilmiş, muhalefet partileri ile sivil toplum örgütlerinin toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakları bile kısıtlanmıştır.

‘CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÜMET SİSTEMİ NEDEN YANLIŞ?’

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi Neden yanlıştır? Bu sistem, yönetimde kişiselliğe ve keyfiliğe yol açmış; Cumhurbaşkanı’na yasama, yürütme ve yargıyı güdümü altına almasını sağlayan çok geniş ve denetimsiz yetkiler tanıyarak otoriter bir yönetim yaratmıştır.

Bizler, anayasal devlet anlayışına aykırı, demokratik hukuk devletini temelinden zedeleyen ve egemenliği şahsileştiren bu sisteme karşı çıkıyoruz. Çünkü bu sistemde, Anayasa’daki tarafsızlık yeminine rağmen, parti genel başkanlığı ile devlet ve hükümet başkanlığı tek kişinin şahsında birleşmiş; partili Cumhurbaşkanı, ülkenin sorunlarını daha da derinleştirmiştir.

‘BÜTÇE HAKKI DAHİ ORTADAN KALDIRILDI’

Meclis’in yasama yetkisi yürütme ile paylaşılırken, denetim yetkisi ise işlevsiz hale getirilmiştir. Yüce Meclis’in millet adına kullandığı devredilemez bütçe hakkı dahi ortadan kaldırılmıştır. Hakimler ve Savcılar Kurulu, Cumhurbaşkanı’na tanınan doğrudan ve dolaylı atama yetkileriyle, yürütmenin vesayeti altına girmiş, partili Cumhurbaşkanı bağımsız ve tarafsız yargıyı yok etmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin iktidarın baskı ve tehdidi altında olması ve üyelerinin neredeyse tamamının Cumhurbaşkanı tarafından atanması, Yüksek Mahkeme’nin bağımsızlığını ve tarafsızlığını zedelemiştir.

‘GEÇMİŞİN DAR KALIPLARINI REDDEDİYORUZ’

Bu noktada özenle altını çizmek istediğimiz husus şudur ki bizler, geçmişin dar kalıplarını da reddediyoruz. Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek, geçmiş uygulamaların ortaya çıkardığı demokrasi sorunlarına ve vesayetçi uygulamalara bir daha imkan vermeyecek yeni bir sistemi inşa etme kararlılığındayız. Bu, yeni bir başlangıçtır.

İşte bu inançla, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem önerimizle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni sona erdirirken geçmişe dönmüyor, Türkiye Cumhuriyeti’nin köklü devlet ve Cumhuriyet tecrübesini demokrasi ile taçlandırmayı hedefliyoruz.

‘NEDEN GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEME İHTİYAÇ VAR?’

Ülkemizin neden Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme ihtiyacı var? Çünkü ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Bu krizin en önemli sebebi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adı altındaki keyfî ve kural tanımaz sistemsizlik ve yozlaşmış iktidardır. Bizler, altı siyasi parti olarak, dünyanın ve ülkemizin demokrasi tecrübeleri ışığında, adaleti tesis etmek, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek bir arada özgürce yaşamak, toplumsal huzuru ve barışı sağlamak, tüm vatandaşların insan onuruna yaraşır bir hayat sürmesini güvence altına almak, çoğulcu ve demokratik bir Türkiye’yi inşa etmek ve gelecek nesillere de bu değerleri miras bırakmak için bir araya geldik. Söz veriyoruz: Hukuk devleti ve kuvvetler ayrılığı esasına dayanan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemde, temel hak ve özgürlüklerin tamamını ve kurumsal kültürün hakimiyetini güvence altına alacağız.

‘HUZUR GETİRMEYİ TAHHÜT EDİYORUZ’

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem; düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla korunduğu özgürlükçü bir sistemdir. Bu sistem, devletin tüm kurumlarının hiçbir ayrım yapmaksızın tüm vatandaşlarına eşit mesafede olduğu çoğulcu bir sistemdir. Bu sistem, kamu yönetiminde eşitlik, tarafsızlık ve liyakat ilkelerinin esas alındığı, yolsuzlukla etkin mücadele edildiği, düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlıklarının sağlandığı, üniversitelerin özgürleştiği bir sistemdir.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem, şeffaf ve hesap verebilir bir sistemdir. Bu sistemde siyasi makamların millete hizmetten başka hiçbir amacı olmayacaktır. Bunun güvencesi de hazırlayacağımız Siyasi Etik Kanunu’dur.

 Saygıdeğer Yurttaşlarımız, Sonuç olarak bizler, ortak idealimiz olan Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi, milletimize ve gelecek nesillere barış ve huzur getirmesi inancıyla hayata geçirmeyi taahhüt ediyoruz.

T24’ün haberine göre, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni”nde dikkati çeken detaylar şöyle:

*Seçim barajı yüzde 3'e düşürülecek.

*Milletvekili seçimlerinde yüzde 1 oy olan partiler Hazine yardımı alacak.

*Temel hak ve özgürlüklerde kararname düzenlemesine izin verilmeyecek.

*Cumhurbaşkanı'nın veto yetkisine son verilecek.

*Meclis soruşturmalarında yeter sayısı düşürülecek.

*Cumhurbaşkanı görev süresi 7 yıl olacak.

*Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu'nun tek başına OHAL ilan etme yetkisi olmayacak.

*Sulh Ceza hakimliklerinin görev, yetki ve yükselişleri yeniden düzenlenecek.

*Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının derhal uygulanması sağlanacak.

*Hakimler ve Savcılar Kurulu kaldırılacak. İki ayrı kurul oluşturulacak.

*Çoklu baro uygulamasına son verilecek.

*Anayasa Mahkemesi üyelerinin en az 4'te 3'ünün hukukçu olması zorunlu tutulacak.

*Sayıştay Anayasa'da yüksek mahkeme olarak düzenlenecek.

*TRT ve Anadolu Ajansı bağımsızlık ve tarafsızlık esaslarına göre yeniden yapılandırılacak.

*Medyada kartelleşmeyi önlemek için yasal tedbirler alınacak.

*RTÜK'e yasal düzenlemeler yapılacak. Uyeler Meclis tarafından seçilecek.

*Kamu İhlali Kanunu yeniden düzenlenecek.

*Yerel yönetimlere genel bütçeden verilen vergi gelirlerinin payı artırılacak.

*Seçimle gelenin seçimle gitmesi güvence altına alınacak. Kayyum uygulamalarına son verilecek.

YÖK kaldırılacak.

*Öğretim üyeleri rektörlerini kendi seçecek.

*Siyasi Etik Kanunu hazırlanacak.

Gözden kaçırmayın

Ümit Özdağ, Twitter'da Fethullah Gülen'i neden takip ettiğini açıkladı Ümit Özdağ, Twitter'da Fethullah Gülen'i neden takip ettiğini açıkladı

"BU, YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek tarafından okunan metnin giriş bölümünde, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin neden yanlış olduğu anlatıldı; sistemin “Cumhurbaşkanı’na yasama, yürütme ve yargıyı güdümü altına almasını sağlayan çok geniş ve denetimsiz yetkiler tanıyarak otoriter bir yönetim yarattığı” ifade edildi. “Bizler, anayasal devlet anlayışına aykırı, demokratik hukuk devletini temelinden zedeleyen ve egemenliği şahsileştiren bu sisteme karşı çıkıyoruz” denilen metinde, “Geçmişin dar kalıplarını da reddediyoruz. Geçmişin tecrübelerinden istifade ederek, geçmiş uygulamaların ortaya çıkardığı demokrasi sorunlarına ve vesayetçi uygulamalara bir daha imkan vermeyecek yeni bir sistemi inşa etme kararlılığındayız. Bu, yeni bir başlangıçtır” denildi.

Metinde muhalefetin çerçevesini belirlediği Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem şöyle özetlendi:

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem; düşüncelerin özgürce ifade edildiği, din ve vicdan özgürlüğünün, basın özgürlüğünün, kadın haklarının, çocuk haklarının, çevre haklarının tam anlamıyla korunduğu özgürlükçü bir sistemdir. Bu sistem, devletin tüm kurumlarının hiçbir ayrım yapmaksızın tüm vatandaşlarına eşit mesafede olduğu çoğulcu bir sistemdir. Bu sistem, kamu yönetiminde eşitlik, tarafsızlık ve liyakat ilkelerinin esas alındığı, yolsuzlukla etkin mücadele edildiği, düzenleyici ve denetleyici kurumların bağımsızlıklarının sağlandığı, üniversitelerin özgürleştiği bir sistemdir."

Fotoğraf: Gerçek Gündem