22 Dakikalık Bir Görüşme!

Görüşme 20 değil, 22 dakika sürmüş! (tek sürpriz bu)

Trump şunları söylemiş:

"Erdoğan’ı konuk etmekten şeref duyuyorum. Türkiye komünizmle savaşta önemli bir ülkeydi. Sovyetlere karşı efsanevi bir varlık gösterdiler. Onların muhteşem cesareti Kore’deki bizim unutmadıklarımızdandır.''

Trump, yukarıdaki bir kaç cümlesi ile Türkiye Cumhuriyetinin en özet tarihini geçmiş!

Nato’nun uşağı, ABD'nin jandarması, Emperyalizmin biricik oğlu olan Türkiye Cumhuriyetinin!

Erdoğan, her ne kadar ''YPG gibi terör örgütleri'' dese de

Trump, ''Türkiye’yi terörle mücadelede PKK, DAEŞ gibi terör örgütlerine karşı destekliyoruz'' diye yanıt vermiş...

***

Yanisi şu;

Sen benim jandarmam olma özelliğini yitirdin, şimdi Suriye'de Kürtleri destekliyorum, onlar pekala senin boşluğunu doldurabilir, PKK'ye terör örgütü diyerek de senin gönlünü alıyorum! Malum hala senden faydalanacak durumlar mevcut, senin posan çıkana kadar seni kullanacağım!

***

Hele kendisine solcu, devrimci, sosyalist, komünist diyen kimi kesimler cevap versin;

Yakın zamanda Türkiye ve Işid (Öncesinde sistematik olarak Türkiye devleti, Esadgiller, Saddam, İran...) Kürtlerin başına onca şey getirdi sesleri çıkmadı da neden ABD Kürtleri silahlandırınca emperyalizm goygoyu yapıp, Kürt gençlerinin kanının boşa akacağından dem vurmaya başladılar?

Cevap veremezler çünkü onlar milliyetçiler, faşistler, devletçiler!

Kendisine dindar diyen kimi kesimler diye anmaya gerek yok, zira onlar her halükarda yukarıdaki tiplerden farklı değiller!

***

22 dakikalık bir görüşme, onca zahmet ve Türkiye?

Çünkü sahadan siliniyor, ABD mahkemeleri ürkütüyor, Osmanlı hayali İşid üzerinden tutmadı, dirsek göstermeye kalkıştığı dirseği kırıldı, yeniden ABD'nin finosu olmak istiyor!

Salih Müslim’i boy boy kendi kanallarında gösterip, YPG ile birlikte ceddinin kemiklerini Işid'in elinden gizli bir operasyonla alan devlet nasıl oldu da PYD'yi terör diye tanımlamaya başladı ve emperyalizme bunca bir istekle neden yeniden sadık bir jandarma olmak istiyor?

***

Oysa mesele son derece basit ve maliyetsiz bir biçimde çözülebilir iyi biliyoruz!

Eğer büyük devlet olsaydın, eğer kendi öz gücüne ve demokrasine güveniyor olsaydın, eğer bir çadır devleti olmasaydın, eğer devletin açtığı bir sınavı kazanan 172 kişiden 17’1i memursenli olmasaydı, eğer devlet içinde mülakat değil liyakat geçer akçe olsaydı, eğer bir cemaatten boşalan yeri öteki cemaatler doldurmasaydı, eğer vekillerin hapiste bilim adamların açlık grevinde olmasaydı, eğer devlet Türk-islam zehrinin üzerine kodlanmasaydı

Mümkündü!

Hem de son derece basit bir biçimde!

***

Kürtleri düşman bellemezdin, Kürtlerin ve bütün ötekilerin gasp ettiğin evrensel haklarını iade ederdin, aklı ve insanı esas alan bir reformla devleti yeniden örgütlerdin, PKK ile oturduğun masayı nihayete erdirirdin, YPG'yi kendin silahlandırır Işid'e karşı desteklerdin ve büyük patronlara yalvaran biri değil, büyük patronlara yol veren olurdun!

***

Ama olmuyor işte, olduramıyoruz!

Zira mal ortada, mal bulmuş mağribi ortada!

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >