12 Eylül Darbesi ve Devletin Baki Borcu

12 Eylül 1980 askerin müdahalesi bir darbedir. Bu darbe binlerce insanın hayatını zor eyledi. Herkesin bildiğini burada tekrar etmeye gerek yok. Fişleme, uzun esaret yılları, işkence, idam, sürgün, kaçaklık yani bir avuç asker topyekün bir ülkeyi esir alındı. Zalim cunta ülkeye zülüm yaptı.

Esir aldı cümlem yüzünden, bazı kesimlere ayıp etmiş olabilirim. Zira Metris ve Diyarbakır başta olmak üzere ülkemin tüm cezaevlerinde bu darbeye direnişler sergilendi. Cezaevleri önünde de tutuklu yakınları direndi. Bunlar devrimci olsa da ülkenin en sınanmış demokratlarıdır aynı zamanda. O anti demokratik faşist darbeye karşı tüm toplum için özgürlük, demokrasi ve adil hukuk isteyerek bedenlerini siper ederek mücadele ettiler. Uzun süre cezaevinde kaldılar, içtikleri su, giydikleri gömlek için dahi bedenlerini siper ederek direndiler.

Kim bu askeri faşist cuntaya direnen insanlar?

Türkiye’nin en duyarlı insanlarıydı. Hani Çanakkale savaşını bilir misiniz? İşte ülkenin tüm okumuş yazmış bilinçli kesimi nasıl cepheye gittiyse ve Çanakkale’de bir direnme gösterdiyse, 12 Eylül 1980 faşist cuntasına direniş sergileyen insanlar da o neslin insanlarıydı.

Malumunuz 15 Temmuz 2016 yılında Türkiye’de bir darbe denemesi oldu. Darbe başarıya erişemedi. Darbeye mukavemet gösterenler kahraman, yaralananlar gazi ilan edildi. İşte buradan hareketle mecliste aklı başında bir milletvekili olsa şöyle bir kanun teklifi verirdi:

1-12 Eylül 1980 faşist askeri darbesine direnen herkes kahramandır.

2-Darbe sürecinde yaralanan, işkence görenler Gazidir. Bundan dolayı gazilik maaşını hak etmelidir.

3-Cezaevinde yatan her yurttaş için devlet tazminat ödemelidir. Bu tazminatlar ile birlikte iş mağduriyetleri de göz önüne alınarak yattıkları süre boyunca sigortalı sayılmalı ve emekliliği hak etmelidir.

4-İadeyi itibarın yanı sıra maddi hakların hepsi mağdur yurttaşlara iade edilmedir.

5- 12 Eylül askeri darbesi nedeniyle öldürülen ve idam edilen tüm yurttaşların ailelerine tazminat ödenmelidir.

6-12 Eylül askeri darbesi yüzünden yaşanan tüm mağduriyetler, onur, itibar iadesi ve maddi mağduriyetler kapsamında darbeye direnenlere ve mağdurlarına verilmelidir.

Başka türlü darbelere karşı tutarlı bir tavır sergilenmez. Olan şu olur, benim darbecim iyi, senin darbecin kötü…

İnsanlar neden siyaset yapmak ister? Siyaset bence çok gereksiz bir uğraş. Yıpratıcı da… Siyaseti anlamlı kılan şeyler ise toplumu mağdur eden vakalar hakkında verilen kanun teklifleri ve bu kanun tekliflerin mücadelesini vermektir.

Bir gün Mutlaka!

Bir gün mutlaka Türkiye bu demokrasiye, bu hassasiyete, bu adalete varacaktır. 12 Eylül askeri cuntasının teslim alamadığı o demokrasi kahramanları ve temsil ettikleri gelenek, Anadolu halkları ile ete kemiğe bürünüp ülkeyi demokrasi, adil hukuk ve kamu ekonomisi seviyesine ulaştıracaktır. “Muhtaç olduğun kudret” ise, tarihinde vardır.

YORUM EKLE

Demokrat Haber’e Patreon'dan bağış yapabilirsiniz > > > > >