Dünkü sonuçlardan gösteriyor ki 2019 yılında başkan olacak kişi ülkenin yüzde 51'ni temsil edecek.

Referandum süreci boyunca baskı, sansür, şiddet sarmalında geçen bir seçimin sonucunda Ak Parti ve MHP'nin kör topal hazırlamış olduğu anayasa YSK'nın vermiş olduğu tartışmalı kararının da etkisiyle yüzde 51.4 oy alarak kabul edildi.

Ama ben bu referandumda her türlü baskı, sansür, gözaltı ve şiddete rağmen, iktidar tarafından yapılan tüm engellemelere rağmen tek adam rejimine karşı direnen ve sandıkta iradesini bu yönde kullanan yüzde 49'u daha önemli görüyorum.

Ankara, İstanbul, İzmir gibi seçmen yoğunluğu olan şehirlerde korkmadan, yılmadan çalışan ve sonucunu alan Hayır cephesi Cumhurbaşkanı başta olmak üzere Ak Parti ve kendi seçim bölgelerinde yerle yeksan olan MHP'nin yapmış oldukları anayasanın ne kadar kötü olduğunu bir kez daha gösterdi.

Yüzde 49 despotizme karşı verilen mücadeleye can suyu olmuştur ve bu oran toplum sözleşmesi olarak gördüğümüz anayasanın meşrutiyetini tartışmaya açmıştır.

Meydanlar yapılan tehdit ve kutuplaştırıcı söylemler yüzünden psikolojik olarak kendilerini azınlık olarak gören hayırcıların bu sonuçla adalet ve güvenlik gibi konularda büyük bir endişe yaratmıştır.

Kendilerini bu şekilde hissetmelerinin birçok nedenini örneklerle açıklayabiliriz.

Devletin başının tehditkar ve kutuplaştırıcı söylemleri,

Hayırcılara yapılan saldırılar ve tehditler,

Hayırcılara medya tarafından yapılan ayrımcılık,

Polislerin hayırcılara karşı uygulamaları.

Türkiye'de her 2 kişiden 1'i hayır dedi.

80 milyonu karpuz gibi ikiye bölen, ayrıştırmanın sonucunda Türkiye'de bir kaos dönemi açılıyor.

İstikrar için evet diyenler şunu iyi bilmelidirler.

Ülkede yeni bir istikrarsızlık dönemi açılıyor.

Ülkenin yüzde 49'unun hayır demesine rağmen evet çıktığı için sevinen kişi karpuz gibi böldükleri ülkeyi kolay yöneteceklerini sanıyor.

Hayırcılara seçim sürecinde demediğini bırakmayan Başbakanın ''Hepimiz kardeşiz, tek vücuduz'' gibi nutuk atması samimiyetsizlikten öteye geçmiyor.

Keşke dün gece söylediklerini seçim sürecinde uygulamaya geçirseydi de belki bir şansı olabilirdi.

Açıkça şunu söylemek gerek,

16 Nisan'da kazanan tek kişi olmuştur kaybeden ise 80 milyon.

Yargının, yasamanın, bütçenin, eğitimin, İş dünyasının, askerin, polisin bir kişinin sözüne bakarak hareket edecek ve onun sözünden çıkmayacak.

Türkiye'nin yeni demokrasi tanımı budur.

Tek adam.

Kimse kendini boşuna kandırmasın.

'Yeni Türkiye' demokrasi değildir!

Tüm baskılara rağmen hayır diyebilen, biat etmeyen yüzde 49 hayır oyu Türkiye için umuttur.

Pes etmek yok demokrasi kavgasını sürdürmeye devam.

Evren Demirdaş Kimdir?
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.