22 Kasım 2017 Çarşamba 13:21
Diyetisyen Emre Uzun’un tarifiyle balkabağı çorbası

Kış aylarının vazgeçilmez sebzesi balkabağının, kabak tatlısı hariç, tadına hiç baktınız mı ?

O zaman çok şey kaybetmişsiniz demektir. Yine de geç değil. Diyetisyen Emre Uzun’un tarifiyle hazırlayacağınız Balkabağı Çorbası, doğallığı ve lezzeti bir yana size ruhsal durumunuzu düzeltmede de yardımcı olacak. Diyetisyen Emre Uzun’un çorbaya eklenen tüm malzemeleri teker teker açıkladığı tarifine buyurun!

Malzemeler

1 yemek kaşığı saf tereyağı,

1 bardak doğranmış soğan,

4 bardak küp kesilmiş balkabağı,

1 büyük sakız kabağı,

1/2 çay kaşığı toz kakule,

1 çay kaşığı toz rezene,

1/4 çay kaşığı acı kırmızıbiber,

1/4 çay kaşığı toz kişniş,

2 çay kaşığı kimyon tohumu,

2 yemek kaşığı küp kesilmiş taze zencefil...

Tarif:

Soğanları yarı saydamlaşıncaya kadar zencefil dışındaki baharatlarla saf tereyağında soteleyin. Küp kesilmiş balkabağı, doğranmış zencefil ve dilimlenmiş sakızkabağını düdüklü tencereye koyun ve yaklaşık 6 bardak su ekleyin. Soğanları ve baharatları çorbaya katın ve balkabağı yumuşayıncaya kadar pişirin. El blenderi ile püre haline getirin. Damak zevkine göre biraz daha saf tereyağı ve deniz tuzu ekleyebilirsiniz.

Her malzemenin önemi var!

Diyetisyen Emre Uzun, Balkabağı Çorbası içindeki tüm malzemelerin ayrı ayrı birer sağlık deposu olduğunu vurguluyor ve tümünü açıklıyor:

"Örneğin soğan kükürt, lif, B ve C vitamini açısından zengindir. Kalorisi düşük, besin değeri yüksektir. Bol vitamin, bol mineral içerir ve antioksidan özelliğe sahiptir. Kan şekeri dalgalanmalarını önler. Az besin lifi tüketimi nedeniyle yaşanan kabızlığa iyi gelir. Soğan içerisinde bulunan kalsiyum, kemikleri güçlendirir. İçeriğindeki sülfür, doku bağlarının güçlü ve sağlıklı olmasını sağlar. Diyabet hastalarında glikoz seviyelerinin düşürülmesine yardımcıdır. Enfeksiyon hastalıklarına ve serbest radikallere karşı çok etkilidir. Damarların genişlemesini sağlar, kan akışını düzenler ve yüksek tansiyonu düşürür. Kanın pıhtılaşmasını önler çünkü kan sulandırıcı özelliği bulunur. Ayrıca kolesterol düşürücü etkisi vardır."

Ya çorbanın ana malzemesi balkabağı?

"Balkabağı çeşitli vitaminler barındırır. Antioksidanlar, C vitamini, E vitamini ve beta karoten içerir. Bu sayede göz sağlığını destekler ve gözde oluşabilecek dejeneratif hasarları önlemeye yardımcıdır. Vücudu mikroplardan korur, iltihapların iyileşmesinde ve bağışıklık sisteminin güçlenmesinde etkilidir. Kalp sağlığını koruyucu özelliğe sahiptir. Tansiyonun düzenlenmesinde etkilidir. Kandaki glikoz seviyesini azaltmaya yardımcıdır ve ayrıca kandaki insülin miktarının azalabilmesi için de zemin hazırlar. Diyabet riskini azaltır.

Sakız Kabağı'nın hakkını yemeyelim. Yüksek oranda C vitamininin yanı sıra A, B6, B1, B2, B3, B5 ve K vitamini içerir sakız kabağı. Mineral olarak bakır, manganez, magnezyum, potasyum, fosfor, kalsiyum, sodyum, demir ve çinko içerir. Besleyici, düşük kalorili, yüksek oranda su içeren ve kolay sindirilebilen hafif bir sebzedir. Lifli yapısı ile bağırsak tembelliğine ve kabızlığa karşı da etkilidir. Bağırsakları yumuşatır ve mideyi rahatlatır. İdrar söktürücü ve ödem gidericidir. Antienflamatuar özelliğinin yanında ve diyabete karşı koruyucu etkisi de biliniyor. Potasyum içeriği ile yüksek tansiyon hastalarına da öneriliyor."

BAŞTACI BAHARATLAR!

Balkabağı çorbasının zengin bir baharat listesi de var. Diyetisyen Emre Uzun, çorbada yer alan tüm baharatları da tek tek faydalarıyla sıralıyor:

"Kakule idrar söktürücü olarak bilinir. Bu da böbrek fonksiyonlarını uyarması ve idrar yolu enfeksiyonlarını hafifletmesi anlamına gelir. Bağırsak parazitlerini de yok eder. Anti-oksidan ve kanser önleyici özellikleriyle birkaç yıldır gözde olan kakule, kolesterolü de düşürür ve kan pıhtılarının oluşumunu önleyerek kan akışına yardımcı olur. Kalp için yararlıdır.

Rezene; kalsiyum, demir, magnezyum, bakır zenginidir. Sodyum, potasyum ve diğer maddeleri de fazlasıyla içerir. Ayrıca A ve C vitamini deposudur. Kan akışını hızlandırır ve damarlarda tıkanmayı önler. İyi bir lif kaynağıdır. Kolesterol oranını dengelerken kalp hastalıklarına karşı da koruma sağlar. İçeriğindeki aspartik asit sayesinde gaz gidericidir, şişkinliği azaltır. Mide ve bağırsaklardaki iltihabi durumlarla savaşır. Besinlerin kolayca emilmesini sağlar. Mide suyu salgılanmasını uyardığı için sindirimi kolaylaştırır. Kabızlığa da iyi gelir.

Kırmızıbiber C, K ve P vitamini zenginidir. Mükemmel bir anti-oksidandır. Kalp rahatsızlığı riskini azaltır. Lifli bir gıdadır ve kabızlığa, sindirim sistemine, mesane ağrılarına prostata, mide ağrılarına ve ülsere iyi gelir. Posa yönünden zengin olduğu için kolesterolü düşürür. İdrar söktürücüdür. Mide asidi salgılayan bezleri çalıştırır. Böylece mide asidini dengeleyip sindirimi kolaylaştırır.

Kişniş sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar ve hazımsızlığı giderir. Yaprakları C, K vitamini ile protein açısından zengindir. Az miktarda da olsa kalsiyum, fosfor, potasyum, tiamin, niasin ve karoten içerir. Kişnişin içeriğindeki linoleik asit, oleik asit, palmitik asit, stearik asit ve askorbik asit gibi maddeler kandaki kolesterol seviyesini düşürmede etkilidir.

Kimyon, sahip olduğu demir mineraliyle vücut bağışıklık sistemini güçlendirir, enerji verir. Besinlerin emilimini kolaylaştırırken içerdiği yüksek lif oranıyla da sindirim sistemini de rahatlatarak kabızlığı önler. Kimyondaki antioksidan kompleksi serbest radikallere engel olarak kansere yakalanma riskini azaltır. Eugenol ve limonen aldı bileşiklerin anti-tümör etkisi de bulunmaktadır.

Zencefil'in içeriğindeki “gingerol” güçlü bir iltihap önleyicidir ve bu nedenle osteoartrit ve

romatoid artrit gibi şiddetli ağrılarla seyreden hastalıkların tedavisinde tüketilmesi önerilir. İçerdiği magnezyum, çinko ve krom sayesinde kan akışını hızlandırıp ateşi ve aşırı terlemeyi önler, böylece vücut sıcaklığını dengeler."

‘’Kış aylarında tercihiniz olsun!’’

Diyetisyen Emre Uzun, Balkabağı Çorbası’nın özellikle kış aylarında evlerde sık sık pişirilmesini tavsiye ediyor. ‘’ Doğal tadı bir yana lezzetiyle de damak tadınıza hitap edecek bu çorba; kış aylarının depresif atmosferinde kişilerin kendini mutlu hissetmesini de sağlayacaktır. Çünkü malzemeleri, ruhsal durumunuzu düzeltmeye yardımcı olacak özellikler içerir. Örneğin kakule, rezene ve kimyon sindirim kadar beden ile beyin arasındaki dengeyi de kurar’’ diyor.

Tek tek malzemelerin ayrıcalığı tartışılmaz ancak hepsi bir çorbada bir araya geldiğinde sonuç ne oluyor? Diyetisyen Emre Uzun, bu soruya yanıt olarak Balkabağı Çorbası’nı kimlerin tüketip kimlerin tüketemeyeceğini de sıralıyor:

Kimler tüketebilir?

Tarif içerisinde bulunan balkabağı kabızlık problemi yaşayan kişiler için son derece uygundur.

Balkabağı çorbası yüksek posa içeriğiyle kolesterolü düşürmeye yardımcıdır ve iyi bir lif kaynağıdır.

Kansızlık problemi yaşan kişiler için idealdir.

Kan şekerini dengeleyici özelliğinden dolayı diyabet hastaları için de uygundur.

İdrar söktürücü özelliği ödem atmaya yardımcıdır.

Her 100 gr balkabağı 26 kcal içerir. 7 gr karbonhidrat barındırır ve 0,5 g diyet lifi içerir.

Çorbanın ortalama kalori değeri 1 porsiyon için 60 kcal'dır. Besler ama kilo aldırmaz!

Kimler tüketemez?

Malzemelerden rezene, kimyon ve kakuleden dolayı gebeler ve emziklilerin tüketmesi önerilmez.

Kişniş sebebiyle safra taşı bulunan ve midesinde ülser, gastrit gibi hastalıklar olan kişiler için de önerilmez.

Kırmızı biber içerdiğinden dolayı egzama, yüksek tansiyon, üremi ve damar sertliği rahatsızlıkları olan kişilerin tüketmesi de önerilmez.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Yorumlardan doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderene aittir.