Süryani köylerinde 'toprak soykırımı' iddiası

SEDAT SUR - MARDİN / ANF

Daha önce yapılan kadastro çalışmaları ile dini merkezleri olan Mor Gabriel Manastırı arazilerine el konulmak istenen Mardin'in Midyat ilçesinde yaşayan Süryanilerinin şimdi de kişisel arazileri benzer bir çalışma kapsamında 'arazi vasfı'nı yitirdiği gerekçesiyle Hazineye devredilmek isteniyor.

2008 yılında Midyat'ta bulunan ve Süryanilere ait Mor Gabriel Manastırı'na ait araziler de kadastro çalışmaları yapılırken Yayvantepe, Eğlence ve Çandarlı köylerinin muhtarlarının başvurması üzerine, Hazine tarafından açılan dava ile Hazineye devredilmek istenmiş ancak dava AİHM aşamasında sürerken AKP'nin açıkladığı 'Demokrasi paketi' kapsamında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Mor Gabriel Manastırı Vakfına devredilmişti.

Mardin Süryani Derneği Başkanı Yuhanna Aktaş Midyat'ta yaşayan tüm Süryanilere yönelik olarak kadastro çalışmaları adı altında AKP hükümeti tarafından bir toprak soykırımı yürütüldüğünü belirterek, “Daha önce dini merkezimiz olan Mor Gabriel Manastırı arazisini gasp etmek istediler. Şimdi ise Midyat'ta yaşayan tüm Süryanilerin toprakları kadastro çalışmaları adı altında AKP hükümeti tarafından gasp edilmek isteniyor” dedi.

SURYANİ'LERİN KUDÜS'Ü

Mor Gabriel Manastırının Süryanilerin Kudüs'ü konumunda olduğunu kaydeden Yuhanna Aktaş şunları aktardı: “Mor Gabriel 397 yılında Midyat'ta inşa edilmiş bir Manastır. Daha Osmanlının temelleri atılmadan bu manastır orada vardı.1615 yıldır Süryaniler bu manastırı kendi kıt imkanları ile ayakta tutmaya çalışıyorlar”.

“MANASTIR ARAZİSİ GASP EDİLMEK İSTENDİ”

“2008’de tapu kadastro çalışmaları kapsamında kadastral sınırlar çizilirken komşu köylerden yeminli heyetler oluşturuldu ve bu yeminli heyetler eşliğinde kadastral sınırlar çizildi” diyen Yuhanna Aktaş, “Aralarında AKP Milletvekili Süleyman Çelebi'ye bağlı köylülerin de bulunduğu yeminli heyetlerin çizdiği sınırlar AKP hükümeti tarafından kabul edildi ve 1615 yıllık Mor Gabriel Manastırı arazisi gasp edilmek istendi” şeklinde konuştu.

Manastır arazisine el koyma gerekçesinin toprakların arazi vasfını yitirmesi ve ormanlık alan haline gelmesi olduğunu kaydeden Yuhanna Aktaş, şunları aktardı: “Arazilerin ormanlık alan haline gelme nedenini şöyle açıklayabilirim; bu coğrafyada Süryanilerin yoğun bir nüfusu vardı. 1915'lerden tutalım 90'lı yıllara kadar Süryani'ler baskı ve katliamlara maruz kaldılar. Ve topraklarını terk etmek zorunda kaldılar. Kaçan Süryanilerin arazileri yıllarca işlenmediği için bakımsız kaldı dolayısıyla ormanlık haline geldi. Manastır arazisi de bu şekilde ormanlık arazi haline geldi. İşte AKP'nin elindeki tek gerekçe bu toprakların orman olduğu ve tarım arazisi vasfını yitirdiği yönünde olup arazi tapu kadastro çalışmaları kapsamında hazineye devredilmişti”.

“YOĞUN MÜCADELE VERİLDİ”

“Hem yurtiçinde hem de yurt dışındaki Süryaniler bir araya gelerek AKP'nin gerçek yüzünü ortaya koyduk ve arazilerimizin elimizden alınmak istenmesine karşı yoğun bir mücadele verdik” diyen Mardin Süryani Derneği Başkanı Yuhanna Aktaş şunları aktardı: “Konuyu önce yargıya taşıdık.2008’de başlayan yargı süreci sonunda 2012 Mart ayında Yargıtay araziyi tamamen hazineye devretti. Biz hem Anayasa Mahkemesi hem de AİHM'ne başvurduk. Avrupa'da bulunan Süryani'ler hükümete karşı ciddi diplomatik faaliyet yürüttüler. Her alanda arazimizin gasp edilmesine karşı mücadele ettik. Daha sonra 30 Eylül 2013'de açıklanan sözde demokrasi paketinde zaten bizim olan arazimizin sanki bize armağan ediliyormuş gibi bize devredildiği açıklandı.”

“AKP BİZİM OLANI BİZE LÜTUF GİBİ SUNDU”

Kendilerine ait arazilerinin kendilerine bir lütuf gibi sunulmasını asla kabul etmediklerinin altını çizen Yuhanna Aktaş, “Sen önce, daha bu devletten eser yokken Süryani halkına, Manastırına ait topraklarını ellerinden alacaksın daha sonra da iade edip bunu demokratik adım sayacaksın. Biz bunu demokratikleşme olarak görmüyoruz” dedi.

AKP'NİN KİRLİ PAZARLIĞI

Manastır arazisi davası sürerken AKP tarafından çok kirli pazarlıkların da yapıldığını anlatan Aktaş, “AKP bu süreçte çok çirkin pazarlıklara girdi. Süryaniler sussun bize oy versin biz arazileri devredelim gibi pazarlıklara giriştiler. Süryanilerden oy devşirme aracına dönüştürdüler. Bir ara da arazilerimizi bize satmaya çalıştılar. Ama biz kabul etmedik” diye kaydetti.

‘SÜRYANİ'LERE KARŞI TOPRAK SOYKIRIMI’

Devredilen 276 dönümlük Manastır arazisinin devredilen arazilerinin bir kısmını oluşturduğunu vurgulayan Aktaş, şunları aktardı: “Ayrıca yaşadığımız arazi sorunu Manastır arazisi sorunu ile sınırlı değil. Manastır Süryanilerin dini merkezi olduğundan dolayı hep manastır davası Mor Gabriel arazi davası olarak gündeme geldi. Ancak tüm Süryani köylerinde manastırlarında AKP'nin yürüttüğü bir toprak soykırımı söz konusu.”

KADASTRO ÇALIŞMALARI GÖÇLERDEN SONRA YAPILDI

Bunun bilinçli bir şekilde yapıldığını vurgulayan Aktaş, “Süryani'ler bu topraklarda özellikle 30 yıldır bölgede yaşanan savaştan kaynaklı olarak göçe zorlandı. Göçertildiklerinde köylerimizde henüz kadastro çalışmaları yapılmamıştı. Göçlerden sonra 100 haneden 5-10 haneye düşen Süryani köylerinde kadastral çalışmalar şimdi bu 5-10 hanenin işlediği arazilere göre yapılıyor. Geriye kalan hanelere ait topraklar da işlenemediği için orman arazisi denilerek Hazineye devrediliyor” dedi.

KADASTRO ÇALIŞMALARI İPTAL EDİLSİN

Bütün Süryani köylerinde bu sorunların yaşanmakta olduğuna dikkat çeken Yuhanna Aktaş, kesinlikle şu ana kadar yapılmış tapu kadastro çalışmalarının iptal edilmesi ve köylerinin durumunun gözden geçirilmesini istedi.

Arazilerinin gasp edilmesine karşı yargı sürecinin devam ettiğini aktaran Yuhanna Aktaş, “Mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Süryani halkı arazilerinin gasp edilmesine müsaade etmeyecektir” diye ekledi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.