‘Men sülhe ses verirem!’

Azerbaycan’ın ünlü yazarlarından ‘halk yazarı’ unvanlı Ekrem Eylisli, yönetimin tüm öfkesini üstüne çekti. Evinin önünde 24 saat protesto gösterileri yapılan Eylisli’nin Gümrük Bakanlığı’nda çalışan oğlu Necef Naibov ve kütüphane müdürü eşi Galina Aleksandrovna apar topar işlerinden atıldılar. Ünlü yazarın devlet tarafından kendisine ödül olarak verilen yazlık evi de elinden alındı.

Fatih Gökhan Diler / Agos

Azerbaycan’ın saygı duyulan yazarlarından Ekrem Eylisli’nin uzun öyküsü ‘Taştan Rüyalar’ Aralık 2012’de Rusya’da yayımlanan edebiyat dergisi Druzhba Narodov’da (Halkların Kardeşliği) Rusça olarak okuyucuyla buluşmuştu. Eylisli, Sovyetlerin çöküş dönemine Güney Kafkasya’nın acı hikâyesine bakıyor, Ermeni ve Azeri halkları arasında yaşanan kanlı savaşa, Karabağ sorununa eğiliyor ve orada bir barış umudu arıyordu. Öyküsünde öldürülmek üzere olan bir Ermeni’ye siper olan ünlü bir Azeri sanatçının yaşadıklarını anlatan usta yazar, ülkesinde büyük bir tepki ile karşılaştı. 

“Henüz geç değil, bu öykü benim Ermeni halkına mesajımdır, barışa yollar açmalıyız” diyen Eylisli, bugün ülkesinde vatan hainliği ile suçlanıyor, evinin önünde eserleri yakılıyor, ailesi ve kendisi tehdit ediliyor. Genç Azeri yazarlar kitaplarını bir tabuta doldurup gömüyor. Eylisli, kendisiyle telefonda görüştüğümüz anda evinin önünde bir kalabalığın olduğunu ve büyük bir tedirginlik yaşadığını söyledi.

Yaşadıklarını, “Bana ülkeden çık git diyorlar. Bana ve aileme karşı büyük var” şeklinde dile getiren Eylisli’yle görüşmemizin üzerinden çok vakit geçmeden Gümrük Bakanlığı’nda çalışan oğlu Necef Naibov ve kütüphane müdürü eşi Galina Aleksandrovna işlerinden atıldılar.

İKTİDAR KIZIŞTIRIYOR

Azerbaycan Parlamentosu’nda da çeşitli ithamlara uğrayan yazar için milletvekili Melahat İbrahimkızı “Sadece Azerbaycanlılara değil, bütün Türk ulusuna hakaret ediyor” şeklinde konuştu.

Ekrem Eylisli, halkın ‘Taştan Rüyalar’ öyküsüne karşı öfke beslemediğine inanıyor ve olayları iktidarın kızıştırdığını söylüyor: “Azerbaycan’daki iktidar tarafından körüklenmiş bir mesele bu… Bu öyküyü halkımı aşağılamak için değil, aksine yüceltmek için yazdım. Fakat iktidar benim halkıma ihanet ettiğimi ispatlama derdinde.”

Eylisli’nin evinin önünde kalabalık eksik olmuyor. Azerbaycan halkının bir kısmının iktidarın yönlendirmesiyle büyük bir öfkeye kapıldığı açık… Toplanıp yazarın fotoğraflarını ateşe verenler bir tarafta, buldukları tüm ‘Taştan Rüyalar’ kitaplarını bir tabuta doldurup toprağa gömenler diğer tarafta.

Eylisli’nin sesinden de büyük bir korku hissediliyor: “Hükümetin organize ettiği bir protesto… Şimdi sizinle konuşurken evimin önünde insanlar toplanmış durumda.” Bu sözleri söyleyen kişi, elli yıldır Azerbaycan edebiyatı için çalışan, edebi çeviriler yapmış, ülkede pek çok eğitim kurumunda halihazırda okutulmakta olan onlarca kitap yazmış ve tiyatro sahnelerinde defalarca sahnelenmiş oyunları olan 75 yaşında barış çağrısı yapan bir yazar. “Hatta Sovyet zamanı Ermenistan’daki tiyatrolar bile” usta yazarın eserlerini Azerice olarak sahneye çıkarmış.

HENÜZ HER ŞEY KAYBEDİLMİŞ DEĞİL

Eylisli hâlâ aynı düşüncede ve barış yolunda olduğunu söylüyor: “Bu bölgede Ermeni halkı ile barış içinde yaşamak ve Karabağ Ermenilerinin de bu ülkenin vatandaşı olduğunu göstermek için bir şeyler yapmalıyız.”

Ekrem Eylisli’ye göre gelecekte bir barış olabilmesi için iki toplumun da işlediği kabahatlerle yüzleşmesi gerek. Ancak öyle anlaşılıyor ki ‘Taştan Rüyalar’ın işlediği konu için insanlar henüz hazır değil…’ Kendisini zamanının ilerisinde düşüncelere sahip bir yazarın kaderiyle baş başa buluyor. Eylisli geçmişten etkileniyor ama gelecek için yazıyor. “Taştan Rüyalar’da Ermenilerle Azerilerin beraber yaşamasının mümkün olduğunu söyledim. Ermeni halkına da bir mesaj gönderip ‘Biz suçlusu olduğumuz her şeyi kabul ediyoruz’ dedim. Henüz her şey kaybedilmiş değil. ‘Gelin bu yolda hem biz Azeriler hem de siz Ermeniler adımlar atalım’ dedim. Eserin başlıca amacı budur.”

( Habere katkılarından dolayı Durna Safarova’ya teşekkür ederiz. )

EKREM EYLİSLİ AGOS’A KONUŞTU: İŞLEDİĞİMİZ SUÇLARI İTİRAF ETMELİYİZ

“Taştan Rüyalar’da şöyle bir hikâye anlatıyorum; ünlü bir Azeri sanatçı ihtiyar bir Ermeni’nin dövülerek öldürüleceğini görüyor ve bu Ermeni’yi savunuyor. Azerbaycan’da Ermenileri döven insanlarsa Ermenistan’dan 80’lerin sonunda kovulmuş olan Azeriler.  Bu hikâyeyi anlattığım için bana diyorlar ki; sen burada Azerbaycan halkına hakaret ediyorsun. Burada halka hakaret mi var? Halkımın temsilcisi bir Azeri bir Ermeni’ye yardım ediyor ve ben de bunu yazıyorum. Bu bir edebi metin, burada bir insanın kaderi, hafızalara kazınmış acı dolu günler, acılı makamlar var. Burada ne bir devlet, ne de toprak için yapılan bir savaşın hikâyesi var. Ben burada bir insanın hikâyesini yazdım. İnsanın insana karşı zulmüne bir son verilmesinden söz ediyorum. Yaşadığımız bölgede, bizim vatandaşlarımızın bir kısmı da Dağlık Karabağ Ermenileridir. Biz Ermenilere sövmekle, onlara en kötü lafları söylemekle, birlikte yaşamayı beceremeyiz. İşlediğimiz suçları itiraf etmeliyiz. Bu aynı zamanda benim Ermenilere bir mesajımdır. Henüz geç değil, beraber barışa giden yollar açmalıyız.”

‘İstiklâl’ ve ‘Şöhret’ ödüllü Ekrem Eylisli kimdir?

Azerbaycanlı yazar, senarist ve dramaturg Ekrem Eylisli 1 Aralık 1937’de Yukarı Eylis köyünde dünyaya geldi. Moskova’daki Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü’nde eğitim gördü. 1962’de Sovyet Azerbaycanı’nda başladığı gazetecilik ve yazarlık kariyeri boyunca birçok dergi ve gazetede yazılar kaleme aldı. 2005 yılında ise milletvekili seçildi.

Edebiyat dünyasına 1959 yılında yayımladığı şiirlerle giriş yapan Eylisli’nin yazmış olduğu birçok öykü, senaryo ve romanın yanı sıra Gabriel G. Marquez, Turgenyev, Cengiz Aytmatov gibi yazarları Azericeye kazandırdığı pek çok da çevirisi bulunmaktadır.

Azeri edebiyatına katkılarından dolayı Azerbaycan Halk Yazarı unvanına layık görülen Eylisli, “İstiklal” ve “Şöhret” ödüllerinin de sahibidir.

EYLİSLİ HAKKINDA AZERBAYCAN PARLAMENTOSU’NDA SÖYLENENLER

Musa Guliyev, eserin Ermenileri meşrulaştırırken, Azerbaycan halkını dünyaya acımasız, vahşi bir halk olarak gösterdiğini ve bu sebeple Eylisli’den ‘halk sanatçısı’ unvanının alınması gerektiğini söyledi.

Ahmet Veliyev, anti-Azerbaycan propagandası yapanların psikolojik durumunun kontrol edilmesi ve bu kişilerin genetik kodunun tetkik edilmesi gerektiğini söyledi.

Nizami Caferov, öykünün girişindeki nota dikkat çekerek, “Güya Eylisli jest yapıyor, suçu bu taraf boynuna alırsa diğer taraf da alacak. Bu nasıl bir mantıktır? Ekrem Eylisli vatandaşlıktan çıkarılmalı. Bırakın gitsin Ermenistan’da bir kilisede hizmetçilik etsin” şeklinde konuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.