İskenderun'a 5 yıl sonra yeni episkopos

Roma Katolik Kilisesi'nin Anadolu Havarisel Episkoposu Luigi Padovese'nin İskenderun'da öldürülmesinin ardından yaklaşık 5 yıldır boş olan bu göreve Monsenyör Paolo Bizzeti geldi.

Katolik Kilisesi lideri Papa Francesco gibi Cizvit tarikatına bağlı olan Monsenyör(Hristiyanlıkta yüksek rütbeli din adamlarına verilen ünvan) Bizzeti, bugün İskenderun'da yapılan ayinle resmen görevine başladı.

Önceki Anadolu Havarisel Episkoposu Monsenyör Padovese, 3 Haziran 2010'da şoförü Murat Altun tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.

Cinayetin ardından Altun'un "akli dengesinin yerinde olmadığı" iddia edilse de İstanbul Adli Tıp Kurumu cezai ehliyetinin tam olduğu yönünde görüş bildirmişti.

Altun, 2013 yılında 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

BBC Türkçe'ye konuşan bir Vatikan uzmanı, Anadolu Havarisel Episkoposluğu görevinin Padovese'nin öldürülmesinin ardından 5 yıldan uzun bir süre için boş kalmasını, "Böylesine hassas bir yerdeki bu mühim görev için en uygun kişiyi seçmek için beklemiş olmalılar" diye açıkladı.

‘BARIŞ İÇİN MÜCADELE EDİN’

Floransa doğumlu, 68 yaşındaki Monsenyör Paolo Bizzeti törende yaptığı konuşmada, Papa Francesco'nun selamlarını getirdiğini söyledi ve "Türkiye toprakları beni her daim cömertçe ve mükemmel bir nezaketle misafir etti" dedi.

Bizzeti, "Türkiye gerçekten büyük imkanlar sunan bir ülke ve Hıristiyanların da demokratik, yoksulluğun ve yoksulların olmadığı, tüm etnik ve inanç farklılıklarına rağmen birlik ve bütünlük içerisinde bir ülke yaratmak için gösterilecek gayrette ilk sırada yer alması icap ediyor.

 Ülkenizi sevin ve ülkenizin Ortadoğu’da barış ve medeniyetin kaynağı olması için mücadele edin" diye konuştu.

Ayini yöneten Peder Antuan Ilgıt da, Monsenyör Padovese'nin öldürülmeden birkaç gün önce kendisine verdiği bir mesajı okuyarak "barış, sevinç, umut ve yardımseverlik" çağrısında bulundu.

Monsenyör Bizzeti, Papa Francesco tarafından geçen Ağustos'ta Anadolu Havarisel Episkoposluğu görevine atanmasının ardından İtalyan basınına verdiği mülakatlarda 1978'den bu yana sık sık Türkiye'ye gittiğini belirterek "Bu ülkeyi seviyorum. İnsanlarını, doğasını, tarihini seviyorum" demişti.

Bizzeti, Katolik yayın organı Famiglia Cristiana'ya yaptığı bir açıklamada da,"Din propagandası yapma amacım yok.

Papa da bu konuda çok net. Farklılıklara kıymet vererek daha iyi bir şekilde gelişebilecek bir ülkenin sadık vatandaşları olmaları için Hıristiyanlara yardım edebilmeyi diliyorum" diye konuşmuştu.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.