Eşcinsel polis memuru 'İffetsizlik'le suçlandı
Gaziantep’te görev yaparken,“iffetsizlik”le suçlanan eşcinsel polis memuru meslekten men edildi.  Kararın iptali istemiyle idare mahkemesine başvuran 41 yaşındaki polis memuru ret cevabı aldı. Borçları nedeniyle icralık olan eski polis memru meclisten çıkacak memur disiplin affının kendilerini kapsamasını bekliyor.

Burcu Karakaş'ın Milliyet'te yer alan söyleşisi şöyle:

Gaziantep’te namazında niyazında bir insandım, cinsel hayatım yoktu. O gün evinde bulunduğum arkadaşım ara sıra sohbet etmeye gittiğim biriydi. Bir cuma günüydü. İşten çıkıp eve gittim. Polis lojmanlarında anne-babamla yaşıyordum. Arkadaşım rahatsız olduğunu söylemiş, “Yemek getirebilir misin?” demişti.
Tam getirdiğim yemekten ikinci lokmayı alacaktı ki zil çaldı. Kapıyı açtı. Baktım sivil polisler.

Ahlak masasından geldiklerini anladın mı?

Simaları tanıdık geldi, polis olduklarını anladım ama hangi şubeden olduklarını bilmiyordum. Ev sahibini sordular. “Devrem ben de polisim, bir konu mu var?” dedim. “Kimliğinizi görelim” dediler. Arabada olduğunu söyledim. Aşağıya indik. “Emniyet’e kadar gideceğiz” dediler. Gittik ahlak masasına.  

Meslektaşlarından gören oldu mu seni orada?

Hayır. Ancak içeriye giren, aşağılıkmışız gibi bakıyordu. Önce arkadaşımın ifadesini aldılar. Sonra ahlak masasının amiri beni çağırdı. “Evinde olduğun kişiyi tanıyor musun” dedi. “Tanıyorum, arkadaşım” dedim. “Gey olduğunu biliyor musun” dedi. “Biliyorum ya da bilmiyorum, özel hayatı beni ilgilendirmez” dedim.

Senin eşcinsel olup olmadığını sordu mu?

Sordu, “Değilim” dedim. Zaten yaşamadığım bir kimlikti. Sonrasında teknik takipte çalışan arkadaşlarım araştırdı, teknik ve fiziki takibe almışlar beni. Daha doğrusu arkadaşım alınmış, ben de dinleniyormuşum. Takibe alınmış olmasaydım arkadaşımın evine gittikten 20 dakika sonra gelemezlerdi.

Takibe alındığını öğrenince nasıl hissettin?

Yıkıldım. Her şeyi dinlemişler. Yasa dışı yapılan bir eylem. İfademi verip eve döndüm. Bütün gece uyuyamadım. Annemle babam uyurken çıktım. Bir parka gittim. Silahım vardı yanımda. İntihar etmeyi düşündüm ama yapamadım. Hem inancımdan dolayı hem de bakmakla yükümlü olduğum annemle babam gözümün önüne geldi... Ben evden çıktıktan sonra ahlak masasından polisler gelmiş. Beni sormuşlar, annem evde olmadığımı söylemiş. Beni arayıp “Polis arkadaşlar seni soruyor, bir sorun mu var?” dedi. “Bir şey yok” dedim. Akşama doğru şube müdürüm aradı, buluştuk. Konuyu sordu, anlattım.

Eşcinsel olduğunu söyledin mi?

Hayır. Otururken şubeye telefon açtı. Zaten telefonlaşmışlar, şubeden bir arkadaş sivil olarak geldi. “Abi, silahını ve kimliğini teslim alabilir miyim?” dedi. “Hay hay” deyip verdim. O andan itibaren açıktaydım. Kalktım eve gittim. Annemler ne olduğunu sordu. Konuyu söylemedim, “Açığa alındım, bir şey sormayın” dedim.

Durumu nasıl anlattın babana?

“Niye anlatmıyorsun oğlum?” deyince, “Konuşmak istemiyorum baba” dedim. İçerlemiş buna. Öylece Mersin’e gitti. Babam siroz hastasıydı. Ben meslekten atıldıktan sonra yatağa düştü. Dört ay önce  vefat etti. Açığa alındıktan sonra lojmanda duramıyordum. Ekmek almaya çıkamaz haldeydim. Babamdan sonra biz de annemle Mersin’e kardeşimin yanına gittik.

Kardeşin niye geldiğinizi sordu mu?

Sordu, cevap vermedim. 10 gün sonra personel şubeden arandım. “Müfettişler ifadeni alacak” dediler, gittim. “Sende de bir şey olmasa, bu kişiyle muhatap olmazsın” dediler. Kıdemli olanı “Şu ana kadar sesimi çıkarmadım. Yuttum görünüyorum. Soracaklarıma doğru cevap vermezsen başka bir insan olup çıkarım” dedi. Sonra da iş arkadaşlarımın ifadelerini aldıklarını, kimsenin benim için kötü bir şey demediğini söyledi. “İnançlısın, dinine bağlı yaşadığını biliyoruz. Allah korkun varsa doğruyu söyleyeceksin” dedi. Ben de Allah’tan korktuğum için “Buraya kadarmış” dedim. Artık çekemeyecektim. “Evet, cinsel kimliğim bu” dedim.

Ne tepki verdiler?

“Eşcinselliğin sonradan olmadığını biliyoruz. Allah seni böyle yarattı. Kimse özel hayatını sorgulayamaz” dediler. “Daha önce hiç bir bayanla çıktın mı?”, “Ne zamandır böylesin?” gibi sorular sordular. O kadar özelime girdiler ki... “Sana altı ay kıdem tenzili cezası vereceğiz. Yoksa sonrasında meslekten atmaya çalışanlar olabilir. Biz senin için uğraşıyoruz” dediler. Ancak bunların hepsi danışıklı dövüş. Bütün işten men edilen arkadaşların başına aynı şeyler gelmiş. Bir haftada takipsizlik kararı geldi, zaten suç unsuru yoktu. Yasaya göre açığa alındıktan sonra bir ay içinde göreve dönmek zorundasınız. Tayin istememi önerdiler, Mersin’e istedim ama Manisa geldi. Annemle Manisa’ya taşındık, babam Mersin’de kaldı. Bir gün bir tebligat geldi. İl Disiplin Kurulu’nun verilen cezayı az bulduğundan meslekten çıkarma talebi olduğu ve ifade vermemem gerektiği yazıyordu. Görünce yıkıldım. Manisa’da bir yıl çalıştım, sonunda meslekten ihraç yazısı geldi.

İhraç kararından nasıl haberdar oldun?

Yıllık izindeydim.Telefon açtılar. “Evrakın geldi, ilişik kesmen lazım” dediler. Kişisel bir yazının bana iletilmesi gerekir değil mi? Şubeye gittim ki evraklar açık, kopyaları çekilmiş. Herkes okumuş, bana tuhaf tuhaf bakıyorlar.

Ailene nasıl açıkladın işten atıldığını?

“Atıldım anne” dedim, ne yapsın kadıncağız? Nedenini sormadılar, bir şeyler tahmin ediyorlardı sanırım. Feminen biri değilim. Ailem hâlâ eşcinsel olduğumu bilmiyor. Evlilik konusunda hiç baskıcı davranmadılar. Hayatta iki rol oynamak öyle zor bir şey ki... Biz bu duygularımızı hep içimizde yaşıyoruz. Yaşayamıyoruz bile.

İfade vermeye gittiğin akşam olayların işten men edilmene kadar gideceği aklından geçmiş miydi?

İfademi alan polis arkadaş, o sırada eşcinsel olduğumu kabul etmememe rağmen, “Sen bu olaydan atılırsın” dedi. Onlar zaten her şeyi kendilerine göre kurgulamışlar. “Vah vah” der gibi konuşuyordu. Zaten yıkılmışım, bir de karşıma geçip o şekilde konuşuyor. Benim durumum disiplin tüzüğündeki atıf yapılan maddeye hiçbir şekilde uymuyor. Ne fuhuş yaptım ne kötü bir durumda yakalandım. İfadeye çağrıldığım günün ertesi ahlak masasındaki arkadaşlar birbirine söyleyince herkes öğrenmiş. Beni öyle ifşa ettiler ki, Allah da onların açıklarını ifşa etsin diyorum. Halen görüştüğüm bir polis arkadaşım var. Diğerlerinin bana karşı görüşleri değişmedi ama çoğu irtibatı kesti.

Peki polis olmak, çocukluk hayalin miydi?

Polisliği seviyordum. Okul birincisi olarak mezun olmuştum. İşimde de başarılıydım, ödüllerim vardı. Eşcinsellik anayasaya göre Türkiye’de suç teşkil etmiyor. Ben 18 yıl boyunca bir gün kendimi belli etseydim ve şikayet üzerine atılmış olsaydım hiç üzülmeyecektim. “Layığımı buldum” diyecektim. Bir arkadaşım, “Seni idam etseler daha iyiydi” dedi. Ben de böyle düşünüyorum. Çırılçıplak bırakılıyorsun hayata. Kredi borçlarım vardı. İcralık oldum. Nasıl ödeyeceğimi bilmiyorum. İş ararken daha önce ne yaptığını soruyorlar, “Polislikten atıldım” deyince kimse neden atıldığını sormuyor ki. Uzmanlar eşcinselliğin hastalık olmadığını söylüyor ancak emniyet teşkilatı hastalık olarak kabul ediyor, bizi çalıştırmıyorlar. Ben bunu anlamış değilim. Şu an Meclis’te memur disiplin affı var. Bizi katıp katmayacaklarını merak ediyorum.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.