Ermenilere en büyük mülk iadesi gerçekleşti

Ermeni toplumunun, Cumhuriyet döneminde el konulan en değerli gayrimenkullerinden biri iade edildi. Yedikule Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı’na ait, hastane binasının karşısında yer alan 42.259 metrekarelik arazi, Vakıflar Genel Meclisi kararının ardından, vakıf adına tapuya tescil edildi. Vakıf Başkanı Bedros Şirinoğlu, yaptığı açıklamada, elde edilen kazanımdan ötürü büyük mutluluk duyduklarını söyledi.

Agos’tan Rober Koptaş’ın haberine göre, Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı, uzun süren çabaların sonucunda Zeytinburnu’ndaki hastane arazisinin karşısında yer alan 42.259 metrekarelik eski bostan arazisinin tapusunu vakıf adına tescil ettirdi. Vakıflar Genel Meclisi’nin 7 Ekim ve 25 Kasım’da yaptığı toplantıların ardından kesinlik kazanan iade kararı, arazinin tapularının 22 Ocak 2014 tarihinde, Hastane Vakfı adına tescil edilmesiyle resmiyet kazandı.

Konuyla ilgili konuşan Surp Pırgiç Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Bedros Şirinoğlu, alınan karardan dolayı çok mutlu olduklarını belirterek, “Yıllar süren mücadelemiz ve hayallerimiz nihayet gerçeğe dönüştü. Türkiye Ermeni toplumu, çok önemli bir mal varlığına yeniden kavuştu. Bu kazanım, vakfımızın ve toplumumuzun yarınlara daha güvenli bakabilmesi için çok önemli. Bu süreçte emeği geçen herkese çok teşekkür ediyoruz. Başta Başbakanımız olmak üzere, tüm hükümet ve devlet yetkilileri gösterdikleri siyasi iradeyle, hastane arazisinin iade edilmesinde büyük rol oynadılar. Kendilerine en derin şükran duygularımızı ifade ediyoruz” dedi.

Zeytinburnu’nda, hastanenin karşısında bulunan ve el konmuş olan büyük bostan arazisinin Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün mülkiyetinde bulunan yaklaşık yüzde 10’luk bölümü 2012 yılının Haziran ayında vakfa iade edilmişti. Son kararla, geriye kalan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile Zeytinburnu Belediyesi mülkiyetine geçmiş alan da iade edilmiş oldu.

Söz konusu arazi, önceki yıllarda birtakım haksız uygulamalar sonucunda Surp Pırgiç Hastanesi mülkiyetinden çıkmış ve Vakıflar Genel Müdürlüğü, Zeytinburnu Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi uhdesine geçmişti. Üzerinde spor ve ticaret tesisleri bulunan arazi, Zeytinburnu ilçesinin en gözde arsalarından biri konumunda.

Ermeni toplumunun 36 Beyannamesi uygulamasıyla kaybettiği en önemli gayrimenkullerden biri olan bu arazi, eskiden, mayıs ayındaki Hampartsum şenliklerinin yapıldığı bir bostandı. 1974 yılında bir sabah dozerler araziye girmiş ve “Tapuda malik hanesi boş, buranın sahibi yok” denerek araziye el konulmuştu. Bu fiili durumun hemen ardından da Büyükşehir Belediyesi arsanın büyük bölümünü satın almıştı. Mevcut durumda arazinin üzerinde semt pazarı, otopark ile kapalı ve açık spor tesisleri bulunuyor.

Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı Yönetim Kurulu, arazinin vakfın ihtiyaçları ve toplumun yararları gereğince nasıl değerlendirileceği konusundaki kararın daha sonra yapılacak çalışmalar doğrultusunda verileceğini ve konuyla ilgili bilgilerin toplumla paylaşılacağını açıkladı.

SURP PIRGİÇ’İN EL KONAN DİĞER MÜLKLERİ

Hrant Dink Vakfı’nın hazırladığı 2012 Beyannamesi adlı çalışma, Ermeni toplumunun en önemli kurumu olan Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı’nın bugüne kadar uğradığı haksızlıkları ve mülkiyet kayıplarını belgelemişti.

Buna göre, Surp Pırgiç Hastanesi Vakfı 1936 Beyannamesi’nde 144 akar sıralamıştı. Ancak, vakıf daha sonraki yıllarda da özellikle bağışlar yoluyla mülk edinmeye devam etti. Vakfın sahibi olduğu 257 taşınmazından 130’u, çeşitli mülkiyet sorunlarıyla karşılaştı. Mülkiyet sorunu yaşayan mülkler Hazine’ye, şahıslara veya diğer vakıflara geçti. Pek çok mülkün ise akıbeti bilinmiyor.

Son dönemde hükümet ve yargı kararlarıyla iade edilerek veya bedeli ödenerek mülkiyet sorunu giderilen taşınmazların sayısı 35. Bunlardan dördü, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ile sonuca bağlandı. Bunlar arasında, Beyoğlu İstiklal Caddesi üzerinde bulunan İGS binasıyla ilgili dava, Ermeni toplumunun AİHM’ e başvurarak geri kazandığı ilk mülk olma özelliğini taşıyor. Geriye kalan 95 mülk ise hâlâ Surp Pırgiç Hastanesi dışındaki başka maliklerin üzerinde görünüyor.

2012 Beyannamesi için yapılan araştırma kapsamında, İstanbul’daki 53 Ermeni vakfının yıllar içerisinde toplam bin 328 adet taşınmaz edindiği tespit edildi ve bunlardan 580 taşınmazın mülkiyet sorunu yaşadığı saptandı. Ayrıca 661 adet taşınmaza, değişik sebeplerle el kondu. El konan 661 taşınmazın 143’ü son 10 yıl içerisinde yapılan yasal değişiklikler sonucunda vakfına iade edildi. Bu rakam da el konan 661 vakıf taşınmazının yüzde 21’ini oluşturuyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.