Ermeni toplumu patriğini seçmek istiyor

‘Demans’ teşhisi konulan ve hastalığı nedeniyle 2008’den beri görevini sürdüremeyen Türkiye Ermenileri Patriği Mesrob Mutafyan’a mahkeme kararıyla annesi Mari Mutafyan vâsi olarak atandı.

İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılan başvurunun önceki gün karara bağlanmasıyla mahkeme, anne Mari Mutafyan’ın, Patrik II. Mesrob’u resmi dairelerde temsil etmesi ve maaşını çekmesine izin verilmesine hükmetti.

Yaklaşık olarak sekiz yıldır görevini sürdüremeyen Patrik Mesrob Mutafyan’ın yerine Patrikliğin Ruhani Kurul’u tarafından “patrik vekili” sıfatıyla atanan Başepiskopos Aram Ateşyan vekâlet ediyor olsa da, Türkiyeli Ermenilerin geleneklerine uygun olmayan bu durum ve patrik seçimi yapılmamış olması, Ermeni toplumunda memnuniyetsizliğe ve idari sorunlara neden oluyor.

İçişleri Bakanlığı, patrik seçimi için yapılan müracaata 2010 yılında verdiği cevapta, “Patrik yaşadığı sürece seçim yapılamaz” demişti. Başbakan Ahmet Davutoğlu ise, Patrik II. Mesrob’un sağlık raporunun sunulması durumunda “seçimin yapılması için devlet açısından bir engel olmadığını” söylemişti. 

Patrik II. Mesrob’a vâsi atanmasına ilişkin davayı açan şahıslardan biri olan Ermeni toplumu mensubu Tatyos Bebek, mahkemenin önceki gün verdiği kararla Patrik Mesrob Mutafyan’ın sağlık sorunlarından ötürü görevini yerine getiremediğinin hukuki yol ve mahkeme kararıyla da ortaya konmuş olduğunu, artık patrik seçimi yapılması gerektiğini söyledi.

Konuya ilişkin olarak Demokrat Haber’e konuşan Tatyos Bebek, mahkemenin kararının ardından yeni patrik seçimi yapılmasının önünde herhangi bir hukuki engel kalmadığını söyledi. Konunun ulusal basında da yeniden yer almaya başladığını belirten Bebek, 9 Mart 2016 tarihli Habertürk gazetesinde konuya ilişkin olarak yayımlanan haberde yer alan bazı ifadelerin gerçeği yansıtmadığını belirterek şunları söyledi:

“Söz konusu haberde, mahkemenin kararıyla Patrik Mesrob Mutafyan’ın ‘patrikliğinin düştüğünü’ ve makam için seçim yapılması gerektiğini söylediğim öne sürülüyor. ‘Patrikliğinin düşmesi’ gibi bir ifade kullanmadım. Patrik Mesrob Mutafyan’ın sağlık sorunlarından ötürü görevini yerine getiremediği hukuki yol ve mahkeme kararıyla da ortaya konmuş oldu. Bunu izah etmeye çalışıyordum. Patrik seçimi yapılması gerektiğini daha önce de ifade etmiştim, seçim yapılması önünde artık herhangi bir hukuki engel kalmadı.”

VAKIF TEMSİLCİLERİ “PATRİK SEÇİMİ YAPILMALI” DİYOR

Agos gazetesinde yer alan habere göre ise, Türkiye Ermeni toplumunun kurumlarının yöneticileri de patrik seçimi yapılması gerektiğini ifade ediyor.

Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Vakfı Başkanı Bedros Şirinoğlu, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, vekâleten değil asaleten seçilmiş olan bir patriğin olmasının elzem olduğunu belirterek şunları söyledi: “Vasi tayini ile Patriğimizin görevini sürdüremediği ve artık malulen emekli olduğu, kanun önünde tescil etmiştir.”

Tıbrevank Vakfı Başkanı Toros Alcan ise, Patrik II. Mesrob’un sağlık sorunlarından ötürü görevini yerine getiremediğini ve Patriklik Makamı’nın fiilen boş olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Vâsi tayini yapılması Patriğimizin hukuki olarak ehliyetinin olmadığını tescil etmiş oldu. Ancak Patriğin sağlık durumunu ortaya koyan rapor yıllardır var. Bu kadar karmaşanın yaşanmasına gerek yoktu. En başından bunlara gerek kalmadan, patrik seçiminin yapılması gerekiyordu.”

Türkiye’deki azınlık kurumlarında ve patrik seçimi yapılmasında idari sorunlar yaşandığına dikkat çeken Dikran Gülmezgil ise, Patrik Mesrob Mutafyan’a vâsi tayin edilmesi hakkında şu görüşleri dile getirdi: “Patrik seçiminin de vakıf seçimlerinin de ivedilikle yapılması gerek. Bu başıbozuk görünümden kurtulmak adına başka çaremiz yok. Yaptırım gücünün elinizde olmasını istiyorsanız, seçimle göreve gelmeniz gerekiyor. Atanmış olanın seçilmiş olan üzerinde etkisi olamaz.” 

(Demokrat Haber)

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.