'Dedem geceleri sık sık uyanır, kardeşinin ölümünü hatırlayıp ağlardı'

2- SUSANNA MANUKYAN ANLATIYOR

Dedem Armenak Manukyan soykırım yıllarında ailesiyle beraber Şervanşah Köyü’nde yaşıyormuş. Eğitimli bir adammış, İngilizce, Türkçe ve Kürtçe bilirmiş. Köyün okulunda Ermeni çocuklara Ermenice ve Ermeni edebiyatı öğretirmiş.

Katliam 1915’te başladığında Türkler köye saldırıp erkekleri, kadınları ve çocukları ayrı guruplar haline getirerek farklı yönlere sürgüne gönderiyorlarmış. Dedem sürgün sırasında Ermeni erkekleri ölüme götürdüklerini anlayıp, kendi ifadesiyle, “Koyun gibi mezbahaya gitmektense”, onunla aynı köyde yaşayan tifo hastası kardeşi Knyaz Mkrtchyan’ı da alıp Simon Köyü’nde Osman isimli bir Türk yakınının evinde sığınmaya karar vermiş.

Çok büyük zorluklar aşarak yan köydeki yakınının evine sığınmışlar. Osman Ağa’nın ve ailesinin sayesinde dedemin kardeşi iyileşmiş. Dedem anlatırdı, Türkler sık sık yöredeki Türklerin evlerini kontrol etmeye gelirmiş, çünkü köylülerin Ermenilerle olan iyi ilişkilerini ve soykırımdan onları kurtarmak için kendi evlerinde sakladıklarını biliyorlarmış.

Türkler bir gün Osman Ağa’nın evini kontrol etmeye gelince dedem kardeşiyle samanlıkta saklanmaya gitmiş. Türkler onları bulunca Osman Ağa samanlığın kapısının önünde durup dedemi ve kardeşini götürmelerine izin vermemiş.

Türkler dedemin kardeşini alınca Osman Ağa yaklaşık on kadar Ermeni’yi öldürmeye götüren Türklerin peşine düşmüş ve onu serbest bırakmaları için yalvarmış. Hatta o zaman Türk yetkililerle bu meseleleri çözmek için bilindik bir yöntem olan rüşvete de başvurmuş. Ancak Türkler ısrarcı olmuş, biraz daha diretirse Osman Ağa’yı da aynı kadere mahkum edeceklerini söylemişler.

Sonuç olarak, dedem kardeşinin diğer Ermenilerle beraber Hınıs Nehri’nin kenarında vurulduğuna tanık olmuş.

Hatırlıyorum, dedem geceleri uyanıp ağlıyordu. Acısının sebebini sorduğumuzda kardeşinin ölümünü hatırladığını söylerdi.

Dedem soykırım yıllarında kardeşinin yanı sıra sürgün yollarında tifo hastası olan annesini ve babasını da kaybetmiş, bir de sürgüne dayanamayan sekiz aylık kızını. Neyse ki dedem Osman Ağa’nın ailesinin yardımıyla Ermenistan'a kaçabilmiş. Eşi Sıranuyş Mkrtichyan'ı orada bulmuş ve beraber yaşamaya devam etmişler. Dedemin yedi oğlu olmuş, annesinin “Oğlum, bir gün sofraya yedi erkek çocuğunla otur” şeklindeki arzusunu gerçekleştirmiş.

Yazı dizisinin tüm bölümleri: 

1. Bölüm:

“DEDEMİN KARDEŞİNİ EVİNİN ÖNÜNDE KATLETMİŞLER”

2. Bölüm:

'DEDEM GECELERİ SIK SIK UYANIR, KARDEŞİNİN ÖLÜMÜNÜ HATIRLAYIP AĞLARDI'

3. Bölüm:

'KOMUTANLAR BÜTÜN ERMENİ ASKERLERİ ÖLDÜRME NİYETİNDEYMİŞ'

4. Bölüm:

'ÖLDÜRÜRLER DİYE ERKEK ÇOCUKLARIN SAÇLARINI KESMİYORLARMIŞ'

5. Bölüm:

'ÇİRKİNLEŞMEK İÇİN YÜZLERİNE KÖMÜR SÜRÜYORLARMIŞ'

6. Bölüm:

'ÇOCUĞU KEÇEYE SARIP AĞACA ASMIŞLAR'

7. Bölüm:

'BABAM, ZABİT EFENDİ'Yİ HAYATININ SONUNA KADAR HATIRLADI'

 Proje yayıncısının notu: Sunulan metin yazarların ve katılımcıların fikir, görüş ve çıkarımlarını aktarmaktadır, Birleşik Krallık Hükümetin duruşunu yansıtmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.