17 yıl oyalandılar, uyanıp direnişe başladılar

Batıkent'teki Aleviler, 17 yıldır kendilerine verilen "cemevi" sözünün tutulmasını istiyorlar. Ancak, "devlet ve belediye üzerine düşeni yapmazsa, biz de kimseye minnet etmeyiz" diyerek başladıkları cemevi inşaatını elbirliğiyle devam ettiriyorlar.

ANKARA (Arzu Demir/ETHA)- Batıkent'te Aleviler, ibadetlerini özgürce yapabilmek için bir cemevi istiyor. Belediye bu konuda verdiği sözleri tutmadığı için, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şubesi'nin öncülüğünde başlattıkları direnişi 9. gündür sürdürüyorlar.

Yenimahalle'de Alevilerin cemevi mücadelesinin en az 17 yıllık geçmişi var. Bu süreçte, defalarca, belediye başkan adaylarının seçimlerden önce gelip "Bize oyunuzu verin, seçimden hemen sonra cemevinizi yapalım" sözleri ile karşılaşmışlar. Seçimden sonra ise bu sözler unutulmuş. Yenimahalle'nin CHP'li Belediye Başkanı Fethi Yaşar da, 27 Mart yerel seçimlerinden önce Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Yenimahalle Şubesi'ni ziyaret ederek, cemevi sözü vermiş, hatta derneğin yanındaki araziyi göstererek, "burada olacak" demiş.

HALK İNŞAATA BAŞLAMIŞ

Ancak verilen sözler yine unutulunca bu kez dernek üyelerinin çağrısıyla halk, eyleme başladı. Bugün eylemin 9. günü. 24 saat boyunca "özgürce ibadet" için nöbet tutuluyor. Ancak sadece beklenmiyor: Cemevinin cenaze yıkamak için kullanılmak üzere düşünülen yerinin inşasına başlanmış. Gündüz saatlerinde inşaat yapılıyor.

Gelen giden çok. Sohbetler ediliyor, cem yapılıyor. İhtiyaçlar ise gelenlerin dayanışmasıyla gideriliyor. Yemekler bazen evlerden geliyor, bazen de direniş alanında kolektif bir şekilde hazırlanıyor.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Şube Başkanı Cevahir Canpolat'ın verdiği bilgiye göre, 17 yıllık mücadelenin 15 yılı genellikle belediye yönetimleriyle görüşmeler yaparak ve dilekçeler vererek geçmiş. "İnsanlar beklemişler" diyor Canpolat. Ardından ekliyor: "Belki haklıydılar beklerken. Çünkü her seferinde yüz yüze görüştüğümüzde bize aynı sözler veriliyor. 'Bekleyin, yapacağız' diyorlar."

'LOKANTADA İBADET YAPTIK'

Batıkent, Alevi nüfusunun yoğun olduğu bir semt. Ancak Alevilerin özgürce inançlarını yerine getirebilecekleri bir mekân olmamış. Canpolat, dernek olarak yılda bir kez cem yaptıklarını anlatıyor: "Bir düğün salonu ya da lokanta kiralıyoruz. İnanca aykırı yerlerde ibadetimizi yapmak zorunda kalıyoruz. Türkiye'nin ayıbı olsa gerek. Yerimiz olmadığı için para vererek ibadetlerimizi yapmak zorunda kalıyoruz."

'ÖLÜLERİMİZİN CANLARINI YAKARAK GÖNDERİYORUZ'

Canpolat, cenazelerini ise camilerden kaldırmak zorunda kaldıklarını anlatıyor: "Cenaze işlemleri en canımızı yakan yanı. Sağlığımızda oralardan çıkıp bizi yakan anlayışın örgütlendiği bir mekâna, öldüğümüzde taşınmak zorunda kalıyoruz. Camilerde boynu bükük kalıyoruz, çünkü onların dilinden anlamıyoruz. Ölülerimizin canlarını yakarak gönderiyoruz."

'BU AÇIKLAMALARA GÜVENMİYORUZ'

Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, seçimlerden önce büyük bir "cem ve kültür evi" açacağı sözünü vermiş. Sonra da "İçinde cemevinin de olduğu bir kültür merkezi" açacağı vaadinde bulunmuş.

PSAKD Şube Başkanı Cevahir Canpolat, artık bu açıklamalara güvenmediklerini söylüyor, "Cem ve kültür evi açacağını, defalarca halkın önünde söyledi. Ancak bu kadar zaman geçti, tek bir adım bile atılmadı" diyor.

Canpolat, tek amaçlarının ibadetlerini özgürce yapabilecekleri bir yere sahip olmak olduğunu anlatıyor, "Cenaze erkânımızı kendi inancımız doğrultusunda yapmak istiyoruz. Emanetmiş gibi bir cami avlusundan boynu bükük gönderilmek istemiyoruz. Bu artık bıçağın kemiğe dayandığı nokta" diye belirtiyor.

'TARİHE BİR AYIP OLARAK GEÇECEK'

Eyleme çok ciddi bir halk desteği olduğunu anlatan Canpolat, sorunun mutlaka çözüme kavuşacağına inandıklarını ancak bu eylemin de tarihe ayıp olarak geçeceğini belirtiyor, "Aleviler, bağımsız ve özgürce ibadetlerini yapabilmek adına Ankara'nın ayazında kadınıyla, çoluk çocuğuyla 24 saat nöbetteler ve saldırıya da açık bir durumdalar" diye konuşuyor.

Canpolat, birkaç gün önce 2 kişinin hızlıca araçla alanın önüne kadar gelip, çok ağır hakaretlerde bulunduklarını, önümüzdeki günlerde benzer saldırılarla karşılaşabilecekleri endişesini taşıdıklarını anlatıyor ve soruyor: "2 tane insan, yüzlerce insanın beklediği bir yere gidip, -üstelik çok hassas bir durum söz konusuyken- nasıl bu kadar rahat hakaret edebiliyor?"

'ALEVİLER KİMSEYE MİNNET ETMEYECEKLER'

Dernek üyeleri, bir yandan direnirken diğer yandan da cemevini inşa ediyorlar. Canpolat, "İktidar ve belediye üzerine düşeni yapmazsa, biz kendimiz yaparız. Aleviler kimseye minnet etmeyecekler. Kendi yapılarını yükseltiyorlar" diyor.

'ALEVİLER KENDİLERİNDEN ÇALINANI İSTİYOR'

Canpolat, belediye yetkililerinin kendilerine 2 gün önce yapılan görüşme sırasında "işgalci" demesine ise şöyle yanıt veriyor: "Bu kelimeyi reddediyoruz. Aleviler yıllardır kendilerinden çalınanı, hakkını geri alıyor. Özgürce ibadetimizi yapmak istiyoruz. Bütün mücadelemiz, burada süren direnişimiz, özgürce inancımızı yerine getirmek adına inanç özgürlüğü içindir."

'BU GİRİŞİM SORUNU ÇÖZECEK'

Eyleme, halkın yanı sıra muhtarların da desteği bulunuyor. Kardelen Mahalle Muhtarı Ali Coşkunyürek, sorunun bir şekilde çözülmesi gerektiğini belirterek, "Cemevindeki arkadaşlarımızın bu girişimi sorunu çözecek gibi geliyor bize. Belediyemiz de sanırım bu konuyla ilgili olumlu davranır, bir an önce çözülür. Çünkü halkın gerçekten ihtiyacı var" dedi.

'BATIKENT İÇİN BİR İHTİYAÇ'

Turgut Özal Mahallesi Muhtarı Suna Sezer, cemevinin Batıkent için bir ihtiyaç haline geldiğini belirterek, şunları söyledi: "Belediye Başkanı'nın içinde cemevinin de olacağı kültür merkezi yapılacağı yönünde bir vaadi var. Ancak ne zaman biter bilemiyoruz. Cemevi için burası çok uygun bir yer. Mahalle arasında, çevredeki insanlar da buraya olumlu bakıyor. Umarım başarılı olur eylem ve umarım belediye bu konuda bir sıkıntı yaratmaz."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.