Türkiye sosyalist tarihi Hollanda'da

Hollanda'daki Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü'nde arşivlenen sosyalist tarihinde Osmanlı döneminde kurulan Sosyalist Fırka'ya ait materyaller bile var

 

Dünya genelinde kaybolma tehlikesi yaşayan arşivleri koruma altına alan Hollanda'daki Uluslararası Sosyal Tarih Enstitüsü'nde (USTE) Türkiye'nin yakın tarihine ait doküman ve belgelerin sayısı günden güne artıyor.

 

Daha çok sosyalist sol ve işçi hareketlerine ilişkin binlerce yazılı ve görsel belgenin saklandığı enstitüde, Osmanlı döneminde kurulan Sosyalist Fırka'ya ait materyaller bile var.

 

Hollanda Bilimler Akademisi'ne bağlı USTE'de Türkiye Komünist Partisi'nin (TKP) orijinal belgelerinin yanı sıra, Hikmet Kıvılcımlı, Nazım Hikmet, Kemal Sülker gibi önemli isimlerin el yazılarıyla yazdıkları notlar, kitaplar ve belgeler de saklanıyor.

 

1999 yılından bu yana enstitünün Türkiye bölümü sorumlusu olarak görev yapan Zülfikar Özdoğan, dünya genelinde kaybolma tehlikesi yaşayan sol hareketlerin arşivlerini koruma amacıyla kurulan USTE'de, Türkiye soluna ait metrelerce raf orijinal belgeler, on binlerce kitap, gazete ve derginin bulunduğunu söyledi.

 

Özdoğan, "Bu arşivler korunmaya alınmasaydı şimdi onlardan eser kalmazdı" dedi.

GENEL MÜDÜR BİR TÜRKOLOG

1935 yılında Hollanda İşçi Sendikaları Birliği'nin öncülüğünde kurulan USTE'nin temel amacının, dünyanın neresinde olursa olsun kaybolma tehlikesi yaşayan sol siyasal hareketler ve önemli kişilere ait arşivleri korumak olduğunu belirten Özdoğan, bu yüzden daha çok sol hareketlere yoğunlaştıklarını ifade etti.

 

Enstitüde, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa, Latin Amerika, Ortadoğu, Orta Asya, Afrika gibi dünyanın hemen hemen her bölgesinde aktif olan sol hareketlere ilişkin belgeler saklanıyor.

 

Arşiv materyallerini iki şekilde topladıklarına işaret eden Özdoğan, kimi belgelerin gönüllü olarak kendilerine aktarıldığını, kimi belgelerin ise piyasadan satın alındığını söyledi.

 

Her gelen belgenin kontrat dahilinde arşivlendiğine değinen Özdoğan, "Daha çok bize başvuruyorlar. 'Elimizde materyaller var, enstitünüzün bunu korumasını istiyoruz' diyorlar. Çünkü enstitünün bilinen bir ismi var. Oturulup şartlar üzerine bir kontrat hazırlanır. Kontratsız hiç bir şey olmaz. Genelde şunlar yazar kontratta: Enstitünün bu tür materyali en iyi şekilde korumak, bunu bilimsel çalışmalara açmak için gerekli olanakları sağlamakla yükümlü olduğu. Onun karşılığında da diyelim, her yıl belli miktarda kopyanın sahibine verilmesi olabilir veya bu arşivlerin devamı varsa bütünlüğü sağlamak açısından bunun getirilmesinin zorunluluğu gibi şeyleri içerir" diye konuştu.

TÜRKİYE'DEKİ DEMOKRATİKLEŞME ARŞİV ÇALIŞMALARINI OLUMLU ETKİLEDİ

USTE'de 1987 yılında kurulan Türkiye bölümü, iki sene önce yönetim tarafından alınan kararla Ortadoğu ve Orta Asya bölümleriyle birleştirilmiş.

 

Özdoğan, bu kararın temel gerekçesinin artık Türkiye'de arşivlerin kaybolma tehlikesinin büyük oranda ortadan kalkması ve yaşanan demokratikleşmeyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

 

Türkiye'de son yıllarda demokratikleşme alanında atılan adımların arşiv çalışmalarını da olumlu etkilediğine işaret eden Özdoğan, şöyle konuştu:

 

"Türkiye'de demokratikleşmenin güçlenmesi, arşiv çalışmalarının öneminin ve üniversitelerde akademik faaliyetlerin artması tabii ister istemez orada belli bir materyalin toplanmasını gerektiriyor. Hükümet de bu konuda belli bütçeler ayırdı. Ama yine de yapılması gereken çok şey var."

 

OSMANLI SOSYALİST FIRKASI'NIN BELGELERİ BİLE VAR

Tanınmış Türkologlardan Erik Jan Zurcher'in Genel Müdürlüğünü yaptığı USTE'de, 25 yıldır toplanan Türkiye'ye ait arşivler arasında son derece önemli belgeler var.

 

Zülfikar Özdoğan'a göre "Türkiye sosyalist soluna ait arşivlerin önemli bir kesimi" burada muhafaza ediliyor.

 

Osmanlı Sosyalist Fırkası'ndan başlayarak tarihi Türkiye Komünist Partisi de (TKP) dahil birçok siyasal oluşumun yanı sıra, Hikmet Kıvılcımlı, eski DİSK Genel Sekreteri Kemal Sülker, Vala Nurettin, Nazım Hikmet ve Zekeriya Sertel'e ait arşivler araştırmacıları bekliyor.

 

"25 santimlik arşiv de var, 30 metrelik arşiv de" diyen Özdoğan, Türkiye'de sol denilince akla ilk gelen Osmanlı Sosyalist Fırkası'nın programı ve yayın organları "İştirak" ile "Beşeriyet" adlı dergilerin örneklerinin yanı sıra TKP'ye ait hemen hemen tüm özel belgelerin kendilerinde olduğunu ifade etti.

 

Kitapların sayısının ise 25 bin civarında olduğuna işaret eden Özdoğan, "35, 40 kadar özel kişi ve kuruma ait arşiv var. Mesela TKP'nin üç tane özel arşivi var. Biri orijinal kağıtlardan oluşuyor. Yaklaşık 30 metre raf uzunluğunda. Bir de Moskova'dan TKP'nin kominterndeki materyalini mikrofilme çektik, o da 40 bin sayfa civarında. Üçüncü arşiv ise Bakü'den gelen, o da mikro filme çekilmiş vaziyette. O da 10 bin sayfa. Onun dışında Hikmet Kıvılcımlı'nın arşivi galiba 6, 7 metre, Kemal Sülker'inki ise 15 metre raf uzunluğunda. Türkiye bölümünde toplam kitap sayısı 25 bin, dergi ise 4 bin civarında" diye konuştu,

HİKMET KIVILCIMLI'NIN ALIŞ VERİŞ LİSTESİ, NAZIM HİKMET'İN EL YAZISI NOTLARI

Enstitüye bağışlanan belgeler arasında Hikmet Kıvılcımlı ile Nazım Hikmet'in arşivleri özel bir yer tutuyor. Her iki önemli ismin el yazılarıyla yazdıkları roman, araştırma kitaplar, şiirlerin yanı sıra özel hayatlarına ilişkin notlar ve fotoğraflara da rastlamak mümkün.

 

Mesela Kıvılcımlı'nın arşivleri arasında el yazısıyla yazdığı, "Bir kilo soğan, bir kilo domates" gibi alış veriş listesi bile mevcut.

 

Bunun yanı sıra Hikmet Kıvılcımlı'nın yayımlanmamış bazı romanlarının da bulunduğunu kaydeden Zülfikar Özdoğan, "Doktor Hikmet Kıvılcımlı'nın arşivinde yeni keşfettim, yayımlanmamış 7, 8 tane romanı da var. Kendi yazdığı. Ne zaman yayımlanır bilemiyorum. Hikmet Kıvılcımlı'nın dilini çevirmek çok zor. İyi Osmanlıca bilmek lazım onları çevirmek için. Bir kurulun bunu yapması lazım" ifadelerini kullandı. (dünyabülteni)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.